Türkiye'de Zengin Ve Fakirlerin Arasındaki Yaşam Farkı!

Yaşadığımız hayat sadece zenginlerin mutlu, yoksulların ömürlerini çalışarak tükettiği bir düzen üzerine kurulu. Günde 12-13 saat çalışıp, haftada bir gün verilen izinde biraz dinlenmek yerine, ay sonunu bile getirmemek iyi bir hayat olabilir mi?

Ülkenin çoğu modern köle

Türkiye'de Zengin Ve Fakirlerin Arasındaki Yaşam Farkı!

Hani şu tarih filmlerinde izlediğimiz sırtlarında kırpaçta çalışan köleler. Emin olun onlardan daha kötü durumdayız. Çünkü Amerikan tarih filmleri, gerçeği doğru yansıtmıyor. Mısır piramitlerinde çalışan köleler birer sağlık sigortasına sahipti. 20 yaşını doldurmuş her köle isterse evleniyor, masrafları devlet tarafından karşılanıyordu. Çifte birde ev veriliyordu. Çocukları okula gönderiliyor, zekileri devlet memuru oluyordu. İşlerini yapmayanlar mahkemeye verilir, düzelene kadar maaşlarında kesinti olurdu. Çalışmayanların hırsız ve eşkıya olacağı bilinirdi. Haftada iki gün, yılda 2 ay tarihleri vardı. Mesai saatleri 7 saatti kısacası halimize şükretmek için anlatılan köle hikayesiyle kandırıldık. Sümerlerde de aynı şartlar vardı, şimdi soruyorum hangimiz daha köle?

Günümüzde işçi zor şartlarda çalışıyor

Türkiye'de Zengin Ve Fakirlerin Arasındaki Yaşam Farkı!

Günümüzde özel sektörde çalışan bir işçi günde 12-13 saat çalışıyor. Kendine ait bir hayatı yok, yeterli aile hayatı, tatile gitmeye zamanı ve parası yok. Üstüne üstlük gün boyunca patronları tarafından baskıya ve eziyete uğruyor. Tüm bunlara rağmen bir iş bulduğu için şanslı hissediyor.

Biraz da zenginlere bakalım

Türkiye'de Zengin Ve Fakirlerin Arasındaki Yaşam Farkı!

Filmlerde, dizilerde zenginlerin mutsuz olduğunu görürüz. Peki gerçek hayata öyle mi? Eğer varlıklıysanız, iyi bir hayatımız mesleğiniz olacak demektir. Özel üniversite ödemelerini yaparsanız çok zeki olmasanız da hukuk, mimarlık, mühendislik okuyabilirsiniz. Ayrıca istedikleri kalite yaşayabilirler. Toplum içerisinde daha çok saygı görüyorlar.

Ülkemizde yoksulluk sınırı 6 bin! İnsani şartlarda çalışmamız, aptal yerine konulmamamız lazım. Böyle yaşamımızda ülke kaynaklarımızın satılmasının etkisi büyük.

Yavuz Sultan Selim Köprüsünün ortağı Astalya adındaki bir İtalyan firma

Türkiye'de Zengin Ve Fakirlerin Arasındaki Yaşam Farkı!

Köprü Atamızın adı olsa da kaynağını yiyen İtalyanlar, kuş adası limanı İsraile satıldı. Türk telekom Araplara. İzmir limanı Hon Kong'a, rakı yönetimi ABD ve İngilizlere, bankalarımız Arap ve İsrail'e satıldı. Maden işletmelerimiz bile İngiliz ve ABD ye çoktan satıldı.

Cumhuriyetin ilk yıllarında sanayi deviydik

Türkiye'de Zengin Ve Fakirlerin Arasındaki Yaşam Farkı!

Peki hep böyle miydik? Hayır. Cumhuriyetin ilk yıllarında sanayi deviydik örneğin; Sümer Bank. İşçiler 8 saat çalışırdı, kuş adasında ucuza tatil yeri vardı, lojmanlar vardı, çocuklar için kreş, futbol sahası ve müzik tiyatro yeri vardı. Savaştan çıkmış bir toplum sanayi devi olmuştu mutlu işçiler vardı. Ancak Atatürk'ün kurduğu bu fabrikalar ya yıkıldı ya da yabancılara satıldı

Türkiye'de Zengin Ve Fakirlerin Arasındaki Yaşam Farkı!

Fabrikalarımız yabancılara satıldığı için modern köleliği yaşıyoruz. En kısa zamanda cumhuriyetimizin ilk yıllarına dönme dileğiyle

Türkiye'de Zengin Ve Fakirlerin Arasındaki Yaşam Farkı!
Cevapla