Türkiye'de Kadın Haklarını Doğru Şekilde Savunuyor muyuz?

Merhabalar değerli KS halkı. Geçen akşam çok sevdiğim bir arkadaşımla uzun uzuna toplumsal meseleleri konuşurken yaptığımız tespitleri ve düşüncelerimizi sizinle paylaşmak istedim. İki erkeğin kadın hakları üzerine değerlendirmede bulunması belki bazı insanları tatmin etmeyecektir. Ama şunu bilin istedim ki başkalarına uygulanan haksızlıkları sadece maruz kalanların dile getirmesi toplumsal bir eksiklik. Hepimiz bu haksızlıklara karşı görüşlerimizi dile getirmeliyiz.

Neden kadın hakları için bu kadar çabalıyorum?

Türkiye'de Kadın Haklarını Doğru Şekilde Savunuyor muyuz?

Hayatımdaki en önemli kadın şüphesiz annem. Onun resmini koyarak da bir nebze kadın hakları adına Anadolu kadınlarını da hatırlatmak istedim. Kendisi evlendiği gece "Allah'ım ben çok acılar çektim. Ne olur evlatlarım çekmesin. Bana kız evlat verme!" diye dua etmiş bir kadın. Duası da tutmuş. Üç evlat vermiş üçü de erkek. Benim de duam Allah kimseye bu tür dualar ettirecek acılar yaşatmasın olmuştur. Okutulmamış zeki bir kadın. Kız olduğu için Karadeniz'in eski kültürü içinde hor görülmüş, hapsedilmiş eziyet çekmiş bir kadın annem. Annemle kadın hakları üzerine çok konuştuk. Röportaj niyetine onunla geçen diyaloglarımızı da yazmak istedim:

Anne kadın hakları konusunda ne düşünüyorsun?

Eskiden hak mı vardı oğlum. Kız çocuğuysan yarı ölüsün. Biz korkardık evden dışarı adım atamazdık. Tarlaya, çapaya gider erkeklerimizle dönerdik. Şimdiki kadınlar şanslı. Ama erkekler hala aynı. Ama suç kadınlarda da var. Biz evlenince biraz baş kaldırdık. Dayak yedik gerekirse ama bir şeyleri düzelttik. Annelerimiz öyle değildi. Ben çok seviyordum okulu. Köyden yeni taşınmıştık aydına. Abimle beni aynı sınıfa verdilerdi. Çok sevdim dersleri. Üçgenleri çok sevdim. Bir gün abim sofrada dedi. Şükran gitmesin okula. Kızın ne işi var okulda diye. Babam da tamam dedi. Annem sesini çıkarmadı.Saatlerce ağladım odamda. Şimdi bakıyorum hep kızlar okuyor. Okusunlar tabi. Biz okutulmadık ama yılmadık. Çok acılar çektik. Onlar daha az çeksin ama acı görünce de yılmasınlar ki onların çocukları da daha güzel yarınlar görsün.Üç oğlum var. Ben de size babanız gibi dedeniz gibi olmayın diye sahip çıktım okuttum. Siz de kadınlara kızlara iyi davranın. Onlar da insan. Eğer biriniz el kaldırırsa bir kadına hakkımı helal etmem. Bizim adamlarımız gaddardı. Siz öyle olmayın.
Kızın olsa onun için de mücadele eder miydin? Senin yaşadığın haksızlıkları yaşamasın diye neler yapardın?

Kızım olmasını hiç istemedim ben. Tabi evladım için her çileyi çekerdim. Sizin için de çektim. Ben kızken neler çektim. Hizmetçiydim, köleydim. Gün yüzü görmedim. Ben ne kadar çabalasam da evladımın böyle şeyler yaşayacak olmasına dayanamazdım. O yüzden hiç istemedim. Allah da vermedi. Ama olsa sizden daha çok korur kollardım yavrumu.
Kadın hakları konusunda ne olsa daha iyi olurdu sence Anne?
Okusunlar hep.Okurlarsa daha iyi olur. Ben yılmadım. Okutulmadım ama hep kendim bir şeyler buldum okudum. Kendimce şiirler yazdım. Sizlerin dersleriyle de ilgilendim. Peşinizden koştum hep okuyun diye. Okuyunca iyi olacağınızı biliyordum çünkü. Bir kitapta Atatürk'ü okudum. Diyor ki kadınlara seçme ve seçilme hakkı vermiş. Kadınlar da karar verecekmiş nasıl yönetileceğimize. Hatta yönetebilecekmiş. Bana baban sormadı, deden sormadı, dayın sormadı hiç bir zaman fikrimi. Ben doğmadan önce Atatürk sormuş. Ağlamıştım okurken. Sizler eşlerinizin, hayatınızdaki kadınların fikrini sorun. Okumalarına yardımcı olun. Atatürk'ü de anlatın. (Annem bunu derken Atatürk'ü ve devrimlerini okullarda anlatıldığını bilmiyordu.
Sadece annem değil benzer hikayeler amca kızlarımda var. Üniversiteye ahşap çatı altında başkalarının kitaplarını kullanarak, başkalarının çözdüğü soruları silerek tekrar çözerek üniversiteyi kazanan ama "Kız okutulmaz bu kadar" diye amcam tarafından okula gönderilmemiş, evlendirilmiş ve üç kızını kocasının baskısına rağmen okutup üniversiteye göndermiş kadın da var. Sırf ekonomik nedenler bahane olmasın diye kırkından sonra bir markette kasiyerlik yapan ve düşünün kocası acaba erkeklerle nasıl konuşuyor diye marketin karşısındaki kahveden karısını izliyor. O kadınların göz yaşları ve çabaları şimdiki kadınlara bir çok özgürlük kazandırdı.Bunlara gözlerimle şahit oldum. Bu mücadelenin hakkını vermek, buna haksızlık yapılmasını engellemek de bir insan olarak, bir memleket evladı olarak bir nevi vazifemdir benim. Sizlerin de olmalı.

Kadınlar için ne yapılmalı ki bu haksızlık ortadan kalksın

Türkiye'de Kadın Haklarını Doğru Şekilde Savunuyor muyuz?

Çoğumuz büyük şehirlerdeyiz. Büyük şehirlerde kadın hakları olarak Anadolu'ya oranla çok büyük bir ilerleme olsa da bu yeterli değil. Şehirlerde modernliği yakalamış aileler çocukların okutulmaması gibi durumlardan büyük ölçüde sıyrılmış. Çoğu kız okutuluyor artık. Anadolu kırsalında maalesef hala çocuk gelinler mevcut. Okutulmama mevcut. Namus kavramı kelime olarak Bir toplum içinde ahlak kurallarına karşı beslenen bağlılık, dürüstlük ve doğruluk. İken bizler namusu kadının başka erkeklerle münasebeti hatta münasebet ihtimali üzerine yıkmış ve kadınları bu kavram altında ezmişiz toplumca. Önce bundan bir kurtarmamız gerek memleketi. Bunun için mutlaka ama mutlaka memleketin her köşesine eğitimi ve sanatı ulaştırmalıyız.

Türkiye'de Kadın Haklarını Doğru Şekilde Savunuyor muyuz?

Anadolunun ücra bir köyünde çekilmiş bu köy enstitüsüne ait resimde de görüldüğü gibi eğitim gidince umut yeşeriyor. Maalesef ki o umutlar 1954'te elimizden alınmış. Umutları tekrar yeşertmek bizim elimizde. Bu konuda kampanyalar oluşturabilir ve en azından umursayabiliriz.

Dünden bugüne kadın haklarındaki gelişme

Türkiye'de Kadın Haklarını Doğru Şekilde Savunuyor muyuz?

En son devrimsel nitelikte 1934 yılında kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmiş ülkemizde. Bu tarihten sonra devrimsel bir hak yok kadına yönelik. Hala ne giyeceklerine erkekler karar veriyor, kendi karar veren kadınların büyük çoğunluğu bile erkekleri baz alarak karar veriyor. Hala seçimini kendi yapmayan kadınlar var. Hala erkeklerin seçimlerine razı gelmek isteyen veya zorunda kalan kadınlar. Yıllarca erkekler başörtüsünü tartışmışız. Tam bitti derken etek boyuna takılmışız. Bir Allah'ın kulu cumhuriyet evladı dememiş ya "erkekler size ne?". Yine biz seçmişiz kadınların ne giyeceğini onlar yerine. Bu konuda devrimsel kararlar alınmalı. Toplumda infial yaratacak. Ama işe en dipten başlanmalı kararlarda. Mesela evlilik ile ilgili çok modernize kararlar alınmalı. Eğitim ile ilgili de. 18 yaşına basmamış bir kız evlendirilmemeli. Zorunlu olarak da okutulmalı lise bitene kadar. Durumu olmayan ailelerde devlet ve dernekler devreye girmeli mutlaka. Bu konularla başlamalıyız ki bu kızlarımız o yaşta evlenince sadece kendilerini kaybetmiş olmuyorlar. Eksik eğitimleri sonucu gelecek nesilleri de etkileyecekler.
Kadın Haklarını Koruyacağım Derken Kadınlara Zarar Veriyor Muyuz?

Özellikle üstünde durmak istediğim kısım bu. Maalesef bir çok kadın, kadın haklarını savunacağım derken kadınlara daha da zarar veriyor. Aslında toplumsal olarak diğer kadınların haklarını umursamıyorlar da sanki kendi haklarını genişletmek istiyorlar gibime geliyor. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde kadın hakları adına vitrin olan taksim eylemlerindeki slogan ve söylemlere bakınca ben rahatsız oldum.Kendi adıma değil. Erkeklikle de ilgisi yok.Anadolu kadınları adına rahatsız oldum.

Bayan değil kadın! Cinsiyetsiz tuvalet önceliklerimiz mi?

Türkiye'de Kadın Haklarını Doğru Şekilde Savunuyor muyuz?

"Bayan" değil "kadın" diyeceksin klişesine takılıp kalmışız. Haklı mıyız? Terminoloji olarak çok haklıyız ama yaşadığımız toplumdan bir haber olunca çok da haksızız. Hadi gidin Konya'nın ücra bir köyüne. Evlenmemiş 18 yaşında bir kıza babası yanında kadın diyin. Onu nasıl bir duruma sokarsınız biliyor musunuz? Empati yapamayanlar için ben söyleyeyim. Babası kızımın artık kadın olduğunu, bir erkekle başının belaya gireceğini, hemen evlendirilmesi gerektiğini, evden dışarı çıkmaması gerektiğini düşünür.Ya da daha kötüsü kadın dediyse bir şey biliyordur benim kızım ilişkiye girmiş gibi düşüncelere girer. Ve siz o kızı yakarsınız. O adamlar da bu memleketin birer ferdi. Onların kültüründeki geri kafalılığı umursamadan hareket etmek o adamın kızı olan kadını da hiçe saymaktır. Bence bu takıntıları olan insanlar bunu hiç düşünmedi.
Memleket sadece büyük şehirlerden ibaret değil.Kadın hakları da sadece modern kadınların yaşadığı haksızlıklardan da ibaret değil. Bu ülke meselesi. Ülke kadınlarının sorunlarını umursamayan insanlar, kendi yaşadıkları haksızlıkların umursanmasını beklemesin. Ben şahsen umursamıyorum bu tür sloganlar atanları. Çünkü kişisel bir fayda değil toplumsal bir çözüm üretmeliyiz.Taksimde gördüğüm pankartları görecek bir Anadolu ailesi kız çocuklarını okutmaktan vazgeçebilir. Bu çok olası bir durum. O yüzden kadın haklarını savunurken bile daha çözüm odaklı olmalıyız diye düşünüyorum.

Hak aramakla şımarıklık arasında bir fark olduğunu bilelim

Türkiye'de Kadın Haklarını Doğru Şekilde Savunuyor muyuz?

Bizler memleketin erkekleri olarak bir çok sorumluluk taşıyoruz. Ama sorumluluklarımızı yerine getiremediğimiz aşikar. Hala kadınlara güvenli ve huzurlu bir toplum veremediğimiz de ortada. Annemin sözlerinden sonra düşündüm belki de annemin bahsettiği "bizim adamlar gaddar" sözündeki adamlar tarafından yıllardır yönetiliyor oluşumuz da toplumdaki bu durumun baş nedenidir. Belki o kadınlar yönetse ülke daha güzel ve adil olurdu. En azından gaddar ruhlu adamların altında ezilmezdi bir toplum.

Ancak unutmayın ki burada ki bir çok kadın kırsaldaki kadınlardan şanslı. Özellikle cinsel içerikli hak arayışlarının içinde kullanılan şımarık görünümlü ifadelerden uzak durmakta fayda var. En yakınımızdaki kadınlardan tutun en uzağımızdaki kadınlara kadar düşünmek bizim sorumluluğumuz olmalı. Hak ararken haksızlık yapmamalı, başkalarının da hakkına girmemeliyiz diye düşünüyorum.

Erkekten daha fazla sorumluluk kadınlarda. Çünkü siz sadece kendinizi değil ilerde anne olarak evladınızı da fikirsel açıdan etkileyecek güçtesiniz. O yüzden annemin de dediği gibi çok okuyun, mücadele edin. Önce kendinizi, sonra gelecek nesilleri bu haksızlıktan kurtarın.

#evrenization

Türkiye'de Kadın Haklarını Doğru Şekilde Savunuyor muyuz?
Cevapla