İstanbul’da doğup, İstanbul’da büyüdüm. Fakat İstanbul’u hiç yaşanabilir bir yer olarak görmedim ve sevmedim de. Başka küçük şehirlerde yaşayan insanların İstanbul fanatikliğini asla anlayamıyorum. Neden?
“Köye gidip, sebze yetiştirip inek sağmalıyım.” tarzı bir insan da değilim ama İstanbul ile sanırım ilişkimiz yakın zamanda bitecek. Belki, ara veririz bilemiyorum. Bugün İstanbul'da yaşamaktan nefret edilmesi için 5 neden paylaşacağım sizlerle. Büyük ihtimalle bana katılmıyor olacaksınız, sorun değil neden İstanbul'u sevdiğinizi merak ediyorum.
Şehir güzel, insanları olmasa.

Buraya başka bir şehirden gelmedim. Durum alışamamak falan değil burada doğdum ben. Fakat İstanbul’un insanını, bu şehirde yaşayanları sevmediğimi, başka şehirlerde gözlemlediğim insanlarla beraber anladım. Sözüm meclisten dışarı, fakat genel olarak görgüsüz, vurdumduymaz, değişik insan tipleri gördüm şu ana kadar hep. İstanbul güzel, çok güzel bir şehir aslında; insansız, sadece kedileriyle beraber.
Trafik

Trafik artık çoğu şehirde var. Artan kalabalık hakkında kimse endişe etmiyor. Fakat İstanbul trafiği modern Çin işkencelerinden biri bence. “Kim veriyor lan size ehliyeti?” diye sövmeden geçirdiğim tek bir gün bile yok. Sanırım insanlar gözleri kapalı araba kullanıyor.
Şu gif bile bunalttı beni.
Havası

Komik gelecek belki ama İstanbul’da nefes almak, katrana balıklama atlamak gibi bir şey. Sanki zehir soluyorum. Yaz tatillerinde Ege bölgesine gittiğimizde, İstanbul’un kirli havasını fark edebiliyorum. Denizin, ormanların, doğal güzelliklerin değerini bilmeyen bir toplumuz çünkü. Bu havada boğulmayı sonuna kadar hak ediyoruz, üzgünüm.
Psikolojiyi kötü etkiliyor.

Tatil dönüşleri İstanbul’a ne zaman gelsem cidden kısa süreli bir depresyona giriyorum. Hava beni boğuyor, sokaklar, caddeler bunaltıyor beni. Başım ağrıyor, 18 yaş bedenimde 70 yaşındaki bir teyzeyi taşıyorum sanırım, bilemiyorum.
Eğlenceli bir şehir değil.

“Sen eğlenmeyi bilmiyorsun.” tarzı cümleler kurulmadan açıklamalıyım. Clubbing olayları her zaman saçma geldi bana. Benim için eğlencenin ilk şartı, huzuru bulabilmek. Sürekli yürüyüş yapabileceğim ormanların, dağların olmadığı; yaz, kış girebileceğim denizin bulunmadığı şehri ne yapabilirim ki ben? Alışveriş merkezinde yürüyüş yapmak, havuzda yüzmek sevdiğim etkinlikler değil.
Ormanda koşabilmek, dağlarda yuvarlanmak, temiz yağmur suyunu hissedebilmek, gürültünün olmadığı, fazla insanın bulunmadığı bir yer; zaman makinesi kadar uzak bir hayal mi?
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar