21. yüzyılda halen kadının toplumdaki yerini tartışıyor olmamız biraz içler acısı. Tacizler, kadınların iş hayatı, sosyal hayatları gibi birçok başlık altında tartışmalar var. Peki kadınları ne kadar tanıyoruz?

Ataerkil düşünce yapısını henüz aşamamış bir toplumun bireyleri olarak kadınlar hakkında idrak edemediğimiz bazı gerçekler var. İşte onlardan bazıları;
Kadınlar istediğiniz gibi aşağılayıp taciz edebileceğiniz et parçaları değillerdir!

Kadınlar insandır. İnsanı ve özellikle de kadını aşağılayacak sözler sarf etmek, davranışlarda bulunmak ve taciz etmek kimseye verilmiş bir hak değildir. Hiç kimse bunun doğal bir hak olduğunu ifade eden meşru bir kaynak gösteremezken, aksine bu tutumların iğrenç ve yasaklanmış olduğunu haykıran yüzlerce dini ve toplumsal kaynak bulabilirsiniz.
Kadınlar da zeki, güçlü ve yeteneklidirler!

Erkek hegemonyasında yaşamlarını sürdüren toplumlarda sanıldığının aksine kadınlar da en az erkekler kadar zeka, fiziksel güç ve yeteneklere sahiptirler. Bunu sorgulamaya kalkışmadan önce tarihe dönüp bakmanızı tavsiye ederim. Efes şehrini kuran kadın savaşçı topluluk Amazonlar, bilimin temeline beton döken ve adına üniversiteler kurulan Marie Curie, gökyüzünün yıldızlarından Sabiha Gökçen, ülkesinin bağımsızlık mücadelesinde canını dişine takan Nene Hatun ve Halide Edip'ler, Benezir Butto, kendini dünya çocuklarına ve barışa adamış bir Angelina Jolie gibi sanat, siyaset, spor, bilim ve iş gibi alanlarda büyük başarılara imza atmış ve hatta çığır açmış kadınlar görebilirsiniz her yerde.
Kadınlar eksik değil, sadece farklıdırlar!

Gerek yaratılış öğretilerine, gerekse toplumsal kaynaklara baktığımızda kadın ve erkeğin birbirlerine üstün olduklarını değil, yalnızca birbirlerinden farklı olduklarını görebiliriz. Doğuştan annelik içgüdüsüne sahip olan kadınların hayata bakış açıları, olayları değerlendirme biçimleri, giyim tarzları, ilgi duydukları alanlar ve toplum içindeki davranışları erkeklerden farklıdır. Kadın daha sabırlı ve kucaklayıcıdır. Olaylar karşısında sabırlı bir tutum göstermeleri kabullendiklerini ve unuttuklarını göstermez. Bu sebeple bir erkek bu durumdan cesaret alıp kadını aşağılama gafletine düşmemeli, kendisini yetiştiren annenin de bir kadın olduğunu unutmamalıdır. Hayatınız boyunca annenize nasıl muhtaç olduğunuzu hatırlayın. Kadınlara muhtaç olduğunuzu asla aklınızdan çıkarmayın.
Kadınlar tek başına hayatta kalma gücüne sahiptirler!

Günümüzde erkeklerin, kadınların hayatta kalmak için kendilerine muhtaç olduğunu düşünmelerinden doğan rahatlıkla hareket ettiklerine ve ailelerin, kadının tek başına hayat mücadelesi veremeyeceğini düşünerek kız çocuklarını eğitimden mahrum bıraktıklarına ve kız çocuklarını bir an önce everme eğiliminde olduklarına sıklıkla rastlıyoruz. Hatta bu düşünceyi paylaşan kadınlar bile var! Herkes silkinip kendine gelmelidir. İş hayatını ve sosyal hayatı gözlemlediğinizde bunun böyle olmadığını ve kadının tek başına rahatlıkla kendi ayakları üzerinde durabildiğini göreceksiniz.
Böyle bir yazıya daha birçok madde eklenebilir, bu konu hakkında binlerce yazı yazılabilir, sempozyumlar düzenlenebilir. Fakat tüm bunlar bile toplumda ki her bireye ulaşmaya yetmeyebilir. Bu sebeple burada en büyük rol her bireyi eğitim kurumlarının bünyesinde toplamaya gücü yeten devlet iradesine düşmektedir. Kadın ve erkeğin eşitliğini, kadının toplumdaki yerini güçlendirecek politikaları içeren bir eğitim modeline geçiş yapılmalıdır.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar