Bu tamamen sizin hayat tarzınız. Özgür ruhlu, bir yere bağlı olmamak çok güzel bir duygudur. Küresel dünyada hayat zorlukları, doğanın insan eliyle küçülmesi, doğanın yeşil tonun griye dönmesi artık kaçınılmaz. Dört duvar arasında sabit kalmak, bir site ya da gökdelenin yirminci katında havada, boşlukta bir daire. Havanın tam ortasında... Düşünseniz alt kat ve üst katın olmadığını.. Yirminci kat... Hava da bir yer satın almışız. Ne garip geliyor insana. İnsan aslında yaradılışından beri ayağı toprağa basmıştır. Ama şimdilerde insanoğlu ayakları yeri basmasın diye uzaya yerleşecek... Bir tekne. Macera dolu, yarının ne getireceğini bilmeden umarsızca seyyah gibi dolaşmak. Bilinmezliğe gitmek. Sırra kalem basmak, Özgürlüğün ta kendisi
yaşlılık ve emeklilik hayallerimden birisi bu.. birgün fazla lükse kaçmadan derli toplu sağlam birşey alacağım ve denizlerimizi koy koy gezeceğim, ardına bir mangal koyacaksınız siz oltayla çekeceksiniz eşiniz pişirip yediriverecek çocuklara:) ama sadece teknede yaşamak gerçekten çok güç heleki bir aileniz varsa! bu işler yalnız ve maceracı insan işleri:)
Gezmeyi herkes sever. Ama insanın evim dediği sabit bir yeri olmalı. Limanım dediği, heryerden kaçıp sığınacağı bir mekanı. Çocuklarını büyütüp aile olduğu, içinde çorbası ve huzuru kokan bir evi. Göçebe hayat bana göre değil.
Ben sıkılırım teknede ya şöyle evden çıkıp iki insan yüzü görüp sohbet etmedikten sonra yaşamanın Bi anlamı yok bence 😄 asosyal oluruz iyice hep deniz hep deniz sıkıcı...