İzmirde herkesin bilmediği ama güzel yerler
korona var biraz tenha olması iyidir.
korona var biraz tenha olması iyidir.
Bostanlı'ya gitmeni tavsiye ederim şahsen orası pırıl pırıl
Cevap
4Cevap
İnciraltı sahili genelde sakin ve güzel bir yerdir
Deprem oluyo ne derdindesin a. w
Şimdi o yerler göçük altında beyninin soğancığına kurban olduğum.
Dayko kuruçay hamam sokağı ege mah
alsancak
Bornova
Kadifekale
Çimentepede 🙄
Bilmiyos
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?
Merhaba @skyair
Aslında bu günler tam da İzmir'e gidip dayanışma içinde olmamız gereken zamanlar. Bu nedenle kutlarım. Bir an önce gidin ve insanlarına dayanışma duygularımızı iletin.
Bir süre önce İzmir ile ilgili bir tavsiye listesi paylaşmıştım. Tekrar sunayım;
İzmir, Ege’nin incisi. Türkiye’nin ve Dünyanın kraliçesi güzel İzmir. Her tarafı tarih. Her tarafı doğa. Sanat var. Kültür var. Belki 1 ay gezseniz yine de geride kalan bir çok yer olabilir.
Gelelim İzmir'de gezmeye...
İzmir. Ege’nin gelin kızı gibi süslü ve nazlı kızı. Bu güzelliği gezmek ve farkına varmak için öyle birkaç gün yetmez ki. Bir hafta belki biraz tadına varmana yeterli olabilir.
İzmir’imizi birkaç başlık altında tanımak, sevmek ve değerlendirmek gerekir
Ben bu başlıklara uygun bir liste hazırladım ama istersen ve eğer zaman kalırsa, bir saat kadar bir ara verip İzmir dışına da çık. Nereye mi? Lidya İmparatorluğunun Başkenti Sardes’e git. Oradaki o muhteşem tarihi mirası gör. Bayılacaksın.
İzmir’in içinde nerelere gitmeli?
İzmir Çevresinde Gezilecek Yerler
İzmir’e gelip çevredeki tarihi, doğayı, yerel hayatı, tertemiz insanları görmemek olur mu? İşte İzmir çevresi için hazırladığım liste de aşağıda.
Her tarafı gezmeye zaman ve olanak olmayabilir. Bence mutfağını ve sokak lezzetlerini ıskalama. Özellikle Kemeraltı tam bir mutfak ve sokak lezzetleri cennetidir.
Eğer İzmir dışına da zaman kalırsa, bence bir Salihli’ye uzan. O harika odun köftesinin tadına bak. Ayrıca şu yazıyı da okursan, çevre hakkında bir fikir sahibi olursun.
İzmir: Türkiye’nin Çeyiz Sandığında Saklı Ziyneti
Bu yazımı da eskilerden seçtim. Yazanlar bilir, yazıp çizdikleri insanın çocuğu gibidir. Bana da öyle geliyor. Bundan yıllarca önce yazdığım yazılara şöyle bir bakıyorum, “vah vah bakımsız kalmış” diyerek sağına soluna birkaç rötuş yapıp okurun beğenisine sunuyorum.
Yıllar önceki bir gezi sonrası yazdığım bu Ege derlemesi de öyle…
İzmir bir başka güzeldir, farklıdır.
Sanki, Tarih ve coğrafya evlenmiş ve aşklarının en güzel meyvesini, İzmir’i bu güzelim ülkeye hediye etmiş.
Bu, bin bir cilveli hatunu geçin, Ankara’ya doğru yola çıkın. Bir saat kadar yolculuk yaptıktan sonra bir açık hava müzesine varırsınız. Daha doğrusu, İzmir dahil her nokta bu açık hava müzesinin bir odası gibidir.
O yol boyu hem doğanın sanatkar ellerinden çıkan baş yapıtları, hem de tarihin taşa, mermere bürünmüş hatıra defterini görürsünüz. Zamanın sahnesinde dans etmek gibidir bu yolda yolculuk.
Bu günden koparsınız. Ruhunuz başlangıcı ve bitişi olmayan bir varoluş macerasına teslim olur. Siz sizden geçersiniz.
Yaşam dediğimiz şeyin, var oluşun başından, sonsuz geleceğe, bir emaneti ete kemiğe büründürmek olduğunu duyumsarsınız.
Geçmiş ile birlikte geleceği de içinde barındıran, başlangıçsız ve sonsuz bir varlık olduğunuza inanmak istersiniz.
Google'dan aşağıdaki yazıyı arattır lütfen. Buradan link paylaşamadım.
İzmir: Türkiye’nin Çeyiz Sandığında Saklı Ziyneti