Bu serüvene hazır mısın? Bilet almakla başlıyoruz.

1) Eğer sıradan bir günde yolculuk yapacaksınız endişeye mahal yok. Otogar yazıhanelerinde size kendinizi çok değerli hissettirip, evliya hürmeti gösterebilirler. Öyle ki daha siz biletinizi almadan ne olduğunu anlamadan sadece duyduğunuz "alayım abi ben valizi, otobüse kadar" cümlesine istinaden kapılan valizinizin peşinde tüm gücünüzle koşmanız otogar dengesinin sosyolojik, psikolojik ve anatomik bir tezahürüdür. Çok stres yapmayın. Eğer bayramlar gibi kalabalık günler de bilet almaya gidiyorsanız, "neden beni kimse görmüyor, heey ben de buradayım!" diye yıpratmayın kendinizi. Kimsenin umurunda olmayacaksınızdır!
Muavinin sesine hazırlıklı, nereye gittiğinizi bildiğinize emin olun!

2) Bir şekilde otobüse bindiniz koltuğunuza oturdunuz. Otobüs hareket eder etmez bir kardeşimiz mikrofonu eline alır ve yolculuğun seyri ile ilgili bilgiler verir. Eğer nereye gittiğinizi biliyorsanız sorun yok, sadece muavine güveniyorsanız ne dediğini anlayamayacağınız için sıkıntıya girebilirsiniz. Konuşmanın sonunda “Güvenli ve huzurlu bir seyahat için cep telefonlarınızı sessiz konumda kullanabilirsiniz” şeklinde bir anons yapar. Bunun açılımı, "kafanıza göre takılın, nasıl olsa kimse dediğimi yapmayacak, ben de mecburiyetten söylüyorumdur".
Bizim için özelsiniz, Size özel TV!

3) Artık size özel bir koltuk seviyesinden size özel bir TV hizmetine geçiş yapmış bulunmaktayız. Her ne kadar sizin oturduğunuz koltuktaki TV hep bozuk olsa da, hizmet hizmettir. Eğer çalışıyorsa dilediğiniz kadar ses verebilir yolculuğun keyfine bu şekilde varabilirsiniz. Olur da Kanal D açık bir şekilde uyursanız, sabah kendinize gelmeye çalışıp, gerinirken etrafınızdaki yolcular Akasya Durağı'nda ki o kulağa hoş gelen sesler eşliğinde uyanabilirler.
Ya uyumayın ya da o sese bir gece vakti hazırlıklı olun!

4. Tam uyumak üzeresiniz, mayışmışsınız, her yere zifiri karanlık. Bir anda güneş doğuyor otobüsün içine, tüm ışıklar açılıyor. Aman Allah'ım yine o ses. Siz sadece "yarım saat" kısmını duyuyorsunuz. İhtiyaç Molası! Neyse ki uykunuzun ortasında duymadığınız için kendinizi şanslı hissedebilirsiniz.
Mola yerleri hep soğuk olmuş tuvaletler hep kokmuştur.

5. Mola yerleri aşırı soğuktur. Bu ağustosun 15'inde de böyle, şubatın 12'sinde de.. Ayrıca tuvaletler genelde kokar, birçoğu da pistir. Çünkü mola yerindeki tuvalettir o.
Mola bitince nedense servis başlar!

6. İhtiyaçlar görülmüştür, otobüse yerimize kuruluruz. Sonra kulaklarımızı kaşıyan o ses. "Koltuklarınızı dik konuma getirin, servis başlayacak" İyi de niye? Daha şimdi moladan ayrıldık. Yani anlam veremediğim bir olay. Zaten "içeceğimiz içtik, yiyeceğimizi yedik, ihtiyaçlarımızı gördük bir bırakın da uyuyalım" diyemiyorsunuz ve el mahkum bir adet eti cin, az kahve ile yolculuğa devam ediyorsunuz.
Rahat uyku yok!

7. Hadi uyku vakti. Tabi arkada ağlayan bebek sesi rahat bırakırsa. Son ses müzik de fayda etmiyor. Siz belki o an "cık cık" ediyorsunuz. Etrafınızdaki insanlar bir size bir bebeğe bakıyor ve bu duruşunuz karşısında hayranlık besliyorlar size. Zaten siz hiç ağlamadınız. O yüzden böyle naif tepkiler verebilirsiniz.
Kalitesizlik yok, eti top kek var!

8. Şunu unutmayın küçük, kalitesiz firma yoktur. Hepsi sizi istediğiniz yere ulaştırır. Kimin de Casey Kakaolu Kek, Kimin de eti top kek vardır.
#Hayırlı Yolculuklar.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar