Her bir ayrıntısıyla kusursuz olan, muhteşem gezimize başlayalım!

Dün, yani Pazar günü Cumalıkızık Köy Müzesi'ne gitmeye karar verdim. Her şeyimi hazırladım ve bir an önce yola koyuldum. Evimin mesafesine çok da uzak olmadığını fark ettim. Yolculuk neredeyse, 20-25 dakika bir süre tutuyor. Her ayrıntısıyla farklı ve muhteşem olan köy müzesini hep beraber gezelim ve keşfedelim!
Köy müzesine giriş yaptığınızda, yolun sonuna kadar yollar taşlarla kaplı!

Taşlardan dolayı ne kadar yürümekte zorluk çeksem de, gezdikçe alıştım ve taş yollar bana tanıdık gelmeye başladı!
Tüm sokaklar çıkmaz ve dar yollardan oluşuyor, hangi yoldan giderseniz gidin, aynı yere geliyorsunuz!

Her sokak dar ve uzun yollardan oluşuyor. Dar sokaklardan geçerken sanki ''Terk edilmiş sokak mı burası?'' sorusu aklınıza geliyor!
Dar sokaklardan geçtiğinizde, yol kenarlarında sadece Cumalıkızık Müzesi'ne ait olan hediyelik eşyalar satılıyor!

O kadar güzel hediyelik eşyalar var ki, görünce çok şaşırdım. Birbirinden renkli ve hepsi el emeği olan oyuncaklar da çok ilgi gördü!
Evleri küçük ve oldukça şirin, her evin sağlam malzemelerden inşa edildiği belli!

Evlere şöyle bir baktığınız da, ne kadar sağlam ve dayanıklı olduğunu fark edebilirsiniz. Evlerin dış cepheleri taşlarla ve kiremitlerle kaplı!
Evler de dikkatimi çeken bir ayrıntı; her ev ya bahçeli ya da, kenarlarında mutlaka çiçekler bulunuyor!

Çiçek ve bahçe bulunan dış cepheleri her zaman beğenmişimdir. Her evin yakın çevresinde mutlaka çiçek, çiçek bahçesi görebilirsiniz. Bu ayrıntıyı çok sevdim, hem evi hem manzarayı güzelleştiriyor!
Meşhur cin sokağını gösteren bir tabela bulunuyor, söylentiye göre; aralık sokakta kahvaltılık alanlar var fakat, cinler de mevcut!

Bu tabelayı görünce çok güldüm, fakat biraz da ürktüm. :) Çizilen komik tel adamlar ve yazılar dikkatimi çekti. Herkes şaka ve asılsız olduğunu bilse de, insan yine de ''Acaba?'' diyor!
Her sokakta ve küçük ayrıntılar da taşlar bulunuyor, ''Taş Müzesi'' diye de anılıyor!

Nereye giderseniz gidin, köye hangi açıyla bakarsanız bakın, her yerde taş göreceksiniz. Cumalıkızık Köy Müzesi'nin en dikkat çekici ve hayran olunası yanı da bu olsa gerek!
Dar ve sessiz sokaklardan geçtiğim de kendimi o kadar huzurlu hissettim ki, manzara bir harika!

Her yolun kendine özgü bir hissi ve atmosferi var. Bu taşlı ve sessiz yolda yürürken, ben huzurla doldum. Rengarenk evler ve çiçekler, beni benden aldı!
Dar ve sessiz sokakların sonunda, yaşlı teyzelerin kendileri ait kıyafet ve örtü gibi eşyalar satıp, geçimlerini buradan kazanıyorlar!

Ara sokaklardan yürürken, kıyafet veya örtü satılan küçük ev dükkanlara denk gelebilirsiniz. Ev dükkanlarından içeri girdiğiniz de, satılan kıyafetlerle karşılaşıyorsunuz. İlerlediğiniz de, Cumalıkızık'ın meşhur gözleme ve içecekleriyle karşılaşıyorsunuz!
Bu sokaktan geçerken, sol taraftaki eşya satan yer de durdum ve birbirinden ilginç hediyelik eşyaları vardı, sol üst köşede ve altta gördüğünüz pencere anahtarlığını ve tepsisini satın aldım!

O kadar ilginç hediyelik eşyalar var ki, insan tüm eşyaları incelemek istiyor. Bazı ürünler el emeği ve sadece bu köye özgü olan eşyalar var. Tahta desenlerinden oluşan defterler, oklar, tepsiler ve güğümler bulunuyor. Tüm eşyalarda tek tek emek var!
Farklı kuklalar ve tahta tabak satan yeri fark edince, hemen bu anı ölümsüzleştirmek istedim!

Kuklaları görünce inceledim ve sadece Pinokyo'nun kuklası bulunmuyor, farklı kahramanların kuklaları da bulunuyor. Tahta bebekler, tahtalar, mutfak malzemeleri ve maket evler hemen dikkatinizi çekeceğinden eminim!
Birbirinden farklı tahtadan üretilen anahtarlıklar, biblolar gözüme çok hoş geldi!

Birbirinden farklı anahtarlık ve biblo modellerini çok seviyorum. Sokakların, sağ ve sol bölgelerinde yer alan küçük yerlerde farklı eşyalar satılıyor. Turistlik yer olduğu için gelen insanlarda anı kalsın diye, her anahtarlığın üzerinde ''Cumalıkızık'' yazısı yer alıyor!
Taşlı yollardan geçerken çok tatlı bir köpeğe denk geldim ve beraber biraz koşuşturup, oyun oynadık!

İşte benim dostlarım! Köyü gezerken bir çok kedilere ve köpeklere denk geldim. Hepsi çok mutlu ve insanlarla oynamak için can atıyorlar. Yanlarına gittiğiniz zaman kaçmıyor, kendini size sevdiriyor. Bu fotoğraftaki köpek dostum ile çok güzel vakit geçirdik. Merak etmeyin, onlara burada çok iyi bakılıyor!
Gezimin sonuna yaklaşırken, kafamı yukarı kaldırdığım da upuzun ağaç gördüm, hayatımda bu denli harika bir ağaç görmemiştim!

Yolculuğumun sonuna geldiğim için fotoğraf makinemi çantaya koyacakken, kafamı yukarı kaldırdım ve bu upuzun ağacı gördüm. Hayatımda gördüğüm en güzel ve uzun ağaçtı. Tekrar fotoğraf makinesini çıkartarak, bu harika ağacın karesini çektim! Bir gün Bursa'ya yolunuz düşerse, mutlaka Cumalıkızık Köy Müzesi'ne uğrayın!
Keyifli günlere...
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar