Karadeniz'in dillere destan doğasını, güzelliğini gidip görmeyenler bile bilir. ''Türkiye'nin cennetidir Karadeniz'' derler ya, gördükten sonra bu sözün altına ben de imzamı atıyorum. Size de bu cennetten birkaç kesit göstermek istedim. İşte karşınızda cennetten bir kesit; Trabzon!
İlk sabahın şoku hala üzerimde!

Yaylaya vardığımızda saat gece 11 civarı falandı. Etraf zifiri karanlıktı ve arabanın farıyla da etrafı görmek pek mümkün değildi. O yüzden tam olarak nasıl bir manzaranın içinde olduğum hakkında en ufak fikrim yoktu. Dağın başında kuru otlarla kaplı bir yerdeyiz diye düşünmüştüm. Kalacağımız yere ulaştığımızda da direkt yatmaya gittik zaten. Sabah olduğunda ise büyük bir şok içinde kaldım gerçekten. Sabah kalktığımda bizimkilerin sesi balkondan geliyordu, yanlarına gittim kafayı bir kaldırdım muhteşem bir manzara! Yok artık diye söylenmeye başladım. Bu kadar büyüleyici bir manzara kesinlikle beklemiyordum! O an Karadeniz'de olmanın heyecanını yaşamaya başladım.

İçimdeki adalet aşkını körükledi, manzaraya bakmadan duramadım!

Fotoğraf çekmek ve manzaraya bakmak için 5 dakikada bir arabayı sağa çektik. Arabayı sağa çekmediğimiz zamanlarda da arabanın yavaş gitmesi için söylenip durdum. Sanki manzaraya bakmazsam, gözümü manzaradan ayırırsam bu güzelliğe haksızlık edecekmişim gibi hissediyordum. Bu güzelliğe haksızlık yaparsam da çarpılırdım. O yüzden bol bol izledim ve fotoğraf çektim.

Evlerin bile kendine has manzarası var!

Tanıdığımız birinin evi olmasa, gelip bana 'efsanelere göre bu evde...' diye başlayan cümleler kursalar inanırdım. Ev gerçekten çok etkileyici ve efsaneviydi. Evi baya inceleyip izledim. Çok eski evler var. Fotoğraftaki de onlardan biri. Utanmasam oturup karşısında çekirdek çitleyecektim.
Uzun Göl'de uzunca vakit geçirmeyi ihmal etmedik!

Etrafta orman, ortada güzel bir göl. Yine harika bir manzara ve ortam da bir o kadar güzel. Tek eksisi Türk'ten çok Arap olması.

Ve tabii ki Uzun Göle gece tepeden bakmayı da ihmal etmedik.
7 Göl'ün 6sını bulamadık!

Göller birbirlerinden uzaktaydı ve yerlerini bulamadık. Arabadan inip yürümeye kalktık ama etraftakiler gidip görülecek bir şeyin olmadığını, en güzel gölün dağın tepesinde olduğunu söyleyince biz de o şekilde hareket ettik. Fotoğraftaki Trabzon 7 Göller'in en büyük gölü. Bu manzara için altımızdaki araba ne zorluklar çekti bir biz biliriz. Bol sürtünmeli ama hasarsız bir yolculuk oldu.Yine de gidip gördüğüm için mutluyum.
Bulutların üzerindeymiş gibi hissetmedim, zaten bulutların üzerindeyim!

Tedirgin olmayın arkadaşlar, herhangi bir gerilim filmi içinde değildik. Karadeniz'in her zaman ki hali. Kimine göre ürkütücü olsa da benim için çok keyifliydi bulutları bu şekilde görmek, bulutların içinde olmak. İçinden geçerken teninde o nemi hissediyorsun. Değişik bir deneyim.

Trabzon'da Kahramanmaraşlı olmanın keyfini sürdüm!

Bilmiyor olabilirsiniz, Trabzonlular ve Kahramanmaraşlıların arası oldukça iyidir. Aslında özünde hemşehridir bu iki şehir halkı, kardeşlerdir. Trabzon'un en büyük Caddesi Kahramanmaraş Caddesi, Kahramanmaraş'ın en büyük caddesi de Trabzon caddesidir mesela. Caddesi var da köyü olmazsa olur mu? Maraşlı Köyüne gitmeyi unutmadık. Fotoğraftaki yer de Maraşlı Köyü'nden bir kare.
Trabzon'a gideceklere uyarı!

Dikkatli olun, gün batımında ya da gün doğumunda bulutları pamuk şeker sanıp üzerine atlayabilirsiniz. Ben ettim siz etmeyin...
Son cümlem şakaydı ama siz yine de dikkatli olun.:)
Bir sonraki kesitlerde görüşmek üzere.

Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar