Merhaba, bugün çağımızda en çok korkulan hastalıklardan biri olan kansere farklı bir bakış açısı ile yaklaşacağız. Kansere sebep olarak direkt virüsü gösteremesek de bazı virüslerin yatkınlık oluşturduğu artık kabul görmüş bir gerçek.

Öncelikle bu tür virüsler için tümör yapıcı virüsler anlamında ‘Onkotik virüsler’ kavramını kullanıyoruz. Virüsü kapan bireyin direkt kanser olduğunu söyleyemesek de insan vücudunda uzun süre kalan virüslerin DNA yapısında değişime sebep olduğunu ve kansere yatkınlık oluşturduğunu artık biliyoruz. Bu gün bu virüslerin en yaygını HPV’yi konuşacağız. Hazırsak başlayalım.
HPV- Human Papilloma Virüs

Cinsel yolla bulaşan bir virüs olan HPV biz adını pek fazla duymasak da birçoğumuzun günlük hayatta karşılaştığı hatta kapmış olma ihtimalimizin bile yüksek olduğu bir virüs. Yaygınlığını anlatmak için birçok hekim bu virüs hakkında şu tabiri kullanıyor. Aktif bir cinsel hayata sahip olan hemen hemen her kadın bu virüsle karşılaşmıştır.
Tehlike tabii ki kadınlar için değil, erkekler içinde büyük ölçüde geçerli. Ancak birçoğumuzun vücudumuza aldığı bu virüs savunma sistemimizi aşamadığı için bizi hasta etmeyebiliyor. Ayrıca 200’e yakın alt türü bulunan bu virüsün her alt türü de kanser yapmıyor.
HPV ne gibi hastalıklara sebep oluyor?

Az önce de bahsettiğimiz gibi 200’e yakın alt türü bulunan HPV bir anda alevlenip bir anda durulan genital bölge siğillerine, anüs, penis, dil ve bademcik kanserlerine sebep olabiliyor.

Ancak asıl etkisini Serviks (Rahim Ağzı) Kanserlerinde görüyoruz. Zira Serviks Kanserlerinin %98’ine HPV virüsünün neden olduğu artık araştırmalarla ortaya kondu.
Hastalığı nasıl teşhis edebiliriz?

Öncelikle genital bölge siğillerini küçümsemeden, hayatımızla oynamadan fark ettiğimiz anda doğrudan doktora gitmeliyiz. Virüsün bulaşması ile kansere kadar uzanan tablo arasında uzun yıllar olabilir. Yani daha kanserleşme başlamadan yıllar önce önlemini alabiliriz.
Bunun yanında kadınlarda en yaygın 2. kanser türü olan Serviks Kanseri teşhisi için Pap Smaer testi adı verilen testi düzenli bir şekilde yaptırmalıyız. Bu testi 21 yaşını geçmiş ve cinsel olarak aktif her kadının yaptırmalıdır.
Bu virüsten nasıl korunabiliriz?

Prezervatif iyi bir doğum kontrol yöntemi olsa da maalesef cinsel yolla bulaşan hastalıkları engellemede o kadar da iyi değil. Aynı zamanda bu virüs anal ve oral temasla da çok rahat kişiden kişiye aktarılabilir bir virüs. Bu yüzden prezervatif kullanımının bizi %100 koruduğunu kesinlikle düşünmemeliyiz.

Ancak iyi haber, bu virüsün günümüzde kullanılan bir aşısının olması. Aşının içinde en yaygın türler bulunurken yeni çıkan aşılarda korunma sağlayan tür sayısının da giderek arttığını görüyoruz. Bu tehlikeyi vurulacağımız birkaç doz aşı ile bertaraf edebiliyoruz. Virüsün aşısı hekiminizden talep edebilirsiniz.
Sağlıklı günler dilerim.

Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar