Bir türlü çözemediğim bir denklemdir bu. Ekonomi kötü görünüyor, üzerinde tartışılabilir. Alım satım yapılan her bir zerreye fecahat derecede zam gelmesi de bunu doğruluyor. Alım gücünün enflasyonla düşmüş olduğu da aşikardır ki, dolmayan torbalarla pazardan eve dönen aileler, et yüzü görmeyen çocuklar var.
Ama anlayamadığım bir şey var...
Bir caddede yürüyorum, her kaldırımda arabalar var, çoğu da yeni model. Araç fiyatları ortada, bugün yeni bir araç almak için 350 bin tl gibi bir fiyat vermek gerekiyor. Bu paraya da giriş seviyesi alınabiliyor zaten. Öte yandan, benzine zam haberi duyuluyor, petrol ofislerinde yeri geliyor kilometrelerce kuyruk oluyor. Metro marketten atılan videoda, yağa gelecek zam haberiyle 70 yaşındaki hacı abi iki tane çocuğu eziyor elindeki yağ bidonlarıyla videoda. Bu nasıl olabiliyor?
Ben bir izahat getiremiyorum. Acaba, zengin zenginleşti, fakir fakirleşti de, o kuyruklardakiler o zenginler, o araç sahiplerinin tamamı da zenginler mi?
Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Ekonomi kötüyse ve insanlarda para yoksa alışverişteki kuyruklar ve kapılardaki lüks arabalar nasıl alınıyor sizce?
Ekonomi kötü. Ama bizim ülkemizdede kapitalizm ise çok iyi işliyor.. Bizim insanlarımız ise ağır canım. Ayranı yok içmeye tahtilivanla giderler... diye bir tabir var.Özellikle pandemi döneminde.Ülke fakirlikten kırılıyor ama market siparişini eve getiren 500 girişimci var. Nüfusun yarısı kurye diğer yarısı evde aç bitir kebap bekliyor. Halimiz itten beter keyfimiz paşada yok . Bu sebeple. Birde eski jenerasyonda utanılması gereken şeyler başkaydı. Şimdi ise bambaşka şeyler. Eski insanlar namussuzluktan, ahlaksızlıktan, kül hakkına girmekten, yalandan, dolandan haya ederdi. Bunun dışındakiler için pek önem arz etmezdi. Pantolonu yamalı olsun bir çift ayakkabısı olsun yeterdi. Ama şimdikilerin değer algıları ise bambaşka. Ahlak, şeref, zina , kul hakkı, yeyim hakkı yemiş yememiş önemli değil. Esas önemli olan ipone telefon kullanıp kullanmadığı, ciks elbiseleri olup olmadığı, evi , arabası, aylık gelirinin yüksek olup olmaması, zengin kaslı yakışıklı/güzel olup olmaması sturbucks da kahve içip instagrama resmini atıp atmaması dışının beğenilip beğenilmemesi önem arz ediyor. Evleneceksin harama düşme diye nefsini helal dairesinde köreltmek için oda yok. Anneler, babalar kızlar bir kere evleniyor şuna hava atalım sağa sola laf ettirmeyelim. Millet ne düğün yapmışlar ya diye imrensin havamız olsun derdindeler. Evlenecek adam ise 300 bin borçla kara kara düşünüyor. Kimiside bunları haklı bulmasa bile harama bulaşıyor çalma çırpma derdindeler kimiside bunla uğraşacağıma evlenmem zina yaparım borcumda olmaz sorumlulukta üstlenmem. Ahirettide kimse düşünmüyor ben niye düşünüyüm diyor. İnsan dışını beğenmediğinin içini merak etmezsin olayına gelmiş durumda. Bu sebeplede burnumuz b o ktan çıkmıyor. Boşanmalar, cinayetler, haksızlık, hukuksuzluk, dışı ciks içi boş insanlar ve bunların tam tersi olanlar ise içi güzel olanlar ya yalnızlıktan haksızlığa uğramaktan zorla diğerleri gibi olmaya çalışıyor ya da kendilerini yalnızlığa adayıp gizli gizli içi buruk yaşamaya ve kendini yalnızlaştırmaya çalışıyor. Bak görüyor musun. Sistem kapitalizm nereleri ne şekilde etkiliyor. Konu bütünlüğünden dağılmış gibi gözükebilir. Yoruma kuru kuruya eleştirel bakarsa alakasız denebilir ama ben daha derinlemesine nelere sebep olduğuna değinmek istedim. Belkide saçma ve gereksiz uzatmışımdır bilemiyorum. Saygılar
Valla evlilik yaşının bu kadar ilerlemesindeki sebep kesinlikle meslek edinmenin, işe girmenin zorlaşması ve ötelenen yaşlara kalmasıdır. Bu kesin, bu doğrultuda da hayat çok garip bir hal aldı. Edep, haya ve utanmazlık hususunda kesinlikle çok haklısınız. Kanaat bilirdi eskiler, '' daha çok daha çok '' biliyoruz artık...
İşsizliğin ve geçim sıkıntısının sebepleri de belli. '' Fırsatçı ya bunlar '' diyor bir kesim, enteresan, bence fırsatçılık değil asla. Daha başka alt metinler var.
Estağfurullah, neden gereksiz olsun yahut uzatasınız? Bilakis, kıymetli yorumunuz için ben teşekkür ederim. Sizinle hemfikirim ama bu süregelen garip olayların tek sebebinin kapitalizm olmadığı, en azından tamamının öyle olmadığı da aşikar bence.
Kapitalizm sorumlu ama buna kapılan bizlerde masum değiliz. Uyanık olmak lazım uyanık olmayı geçtik gerçek manadada esas önemli olan şeylere değer vermemiz lazım ama onlarda pek bi sıkıcı ve saçma geliyor. Tüm suç kapitalzm in değil. Aynı şeytanın vesveselerine kapılıp ve nefsimizin arzu ve isteklerine gem vurmadan her yaptıpımızdan sorumlu olduğumuz gibi. Onlardada tek sorumlu kendimiziz
Ekonomi kötü olduğu için insanlar evlerine gelecekteki fiyatın yarısı olan fiyattan ayçiçek yağı depoluyorlar. Çünkü devlet fiyatın yılın başındaki gibi kalacağını garanti edemiyor. Karadenizde Rusya' nın bırakmadığı ayçiçek yağı dolu gemilerin Türkiye' ye geldikten sonra fiyatların düşmemesi de bunun kanıtıdır. Mesela geçen yaz 62,50 TL' ye alınan ayçiçek yağının şu an 170 TL olması normal mi? Bence değil. Lüks araba demişsin 1000 Kişi Başına Düşen Motorlu Taşıt Sayısında Türkiye ilk 55' de bile değil. Türkiye Romanya gibi bir ülkenin bile altında Kişi Başına Düşen Araç Sayısına sahip. Mesela ekonomi iyi, herkeste lüks araba var diyenlere senin araban var mı diye sorulduğunda benim arabam yok ama ekonomi iyi diyor. Yani herkesin arabası yok. Bunun da en büyük kanıtı ekonomi iyi diyenlerin kendisinin bile arabası olmaması. Arjantin ekonomik krizde şu an ama başkent Buenos Aires' de işe gidiş ve iş çıkış saatlerinde İstanbul' dan beter trafik var. Yani kriz %80' nin durumunu olumsuz etkilese de %20' lik kesim tüketimleri aşırı azalmadan hayatlarına devam ediyor. Bu da 85 milyon Türkiye vatandaşı arasında 17 milyon kişi demektir, en az 5 milyon da mülteci var ve bunların %20' sinin durumu iyi olsa 1 milyon kisi yapar, yıllık 20 milyon da turist geliyor. Bunları taşıyacak motorlu taşıtlar da ihtiyaç var. İşte trafiği oluşturan bunlar. Yani gidip de 4250 TL asgari ücret alan insan İstanbul' da hayatı boyunca 1 milyonluk bir ev, 500 binlik sıfır bir araç almayacak. Bu ülkenin %50' si asgari ücret ve biraz üstü maaş alıyor. Çoğunun kaderi de yaşamı da kötü.
"Türk"lerin kullanıyor olduğu araç sayısı en son güncellenen Tüik rakamlarına göre 26 000 000 adet araç. Şahsi araç yani, doğru ülkenin yarısı bile araçlı değil o açıdan bakacak olursak.
Genele hitaben haklısınız, alında "geçinmeye çalışan" durumda herkes. Teşekkür ederim...
https://i.ibb.co/phtVVWZ/Arjantin-Dans.jpg Ekonomik kriz olan ülkelerde yaşamı incelemiş birisiyim. Arjantin 1982' den sonra uzun soluklu ekonomik krizler, morotoryumlar yaşadı. Bugün de krizde ama insanlar sokakta tango yapıyor. Ufak ücretlerle kurslara yazılıp İngilizce, Almanca, Fransızca vb. dilleri öğreniyor. Müzik enstrümanı çalmak için, tiyatro yapmak için kurslara gidiyor. Dışarıda içki içiyor. Barlar, kafeler saat 20:00 - 00:00' de kadar dolu Arjantin' de. Arjantinde gece kulüpleri 23:00' de kapılarını açıyor 04:00' e kadar müzik yapıyor. Buenos Aires trafiği İstanbul' dan beter. Toplu taşıma olarak metro, elektrikli treylebüs, otobüs seçenekleri Türkiye' den daha ucuz olmasına rağmen insanlar hala özel araçlarını kullanıyor. Sokaklarda pirzola, t-bone gibi etin her türlüsü yeniyor. Ayçiçek yağı Türk Lirasıyla 20 TL. Dana kıymanın kilosu 30 - 40 TL, dana kurbaşı etinin kilosu 40 - 60 TL. T-bone, pirzola etinin kilosu 60 - 100 TL' ye geliyor Arjantin Pesosu (ARS) ile. Ama Arjantin' de enflasyon %50 - %60. Türkiye' de enflasyon %61. Dünyada 195 ülke var tüm bu sandıklarıma rağmen Arjantin ekonomik krizde diyor. Nedense Türkiye ekonomik krizde değil diyenler var.
Bu enflasyon oranı da enteresan... Ben inanamıyorum bu rakama. Az evvel yağın fiyatını geçen yaza oranla söylediniz, ee şimdiki fiyatın kaç katı? O zaman neden enflasyon düşük görünüyor? Cevabı biliyoruz...
Haklısınız, bilgilendirme ve güzel katkı için teşekkür ederim.
Enflasyon rakamı gerçekdışı. Eurostat Türkiye' den gelen verilere pek çok itirazın olduğu ve kendilerinin de artık bu durumu araştırdığını, Türkiye' deki verilere karşı mesafeli olduklarını söyledi. Bazen bakanlar ve TÜİK Türkiye verileri uluslararası yöntemlerle uluslararası kurumların denetiminde yapılıyor şeklinde açıklama yapıyor ya Eurostat (Avrupa İstatistik Kurumu) bunu kabul etmiyor. Zaten TÜİK Başkanları ve yöneticileri bir daha hesaplama yönteminde değişiklik olursa bunun enflasyonu düşerecek şekilde olacağını söylemişti. Veri setleri enflasyonu düşürecek şekilde seçiliyor. 2' inci el araba enflasyon sepetinden çıkartılıyor. En son model arabanın fiyatı TL bazında 3 kat arttı ise TÜİK en son model aracı enflasyon sepetine koymuyor, eski teknolojiyle yapılmış sıfır araçları enflasyon sepetine koyuyor mesela. Bu telefon teknolojisi yenilenirken 250 gb' lık dahili hafızası olan telefon yerine hala 128 gb' lık hafızası olan yeni model bir telefonu enflasyon hesabına koymak gibi bir şey mesela. Yeni modelin bile ucuzunu hesaba katıyorlar. Oysaki pazardaki tüm mal ve hizmetlerin fiyatlarını insan hayatlarındaki ağırlıklarına göre hesaplamalılar.
Senin ne demek istediğini anlıyorum aslında.. Herkes pahalılıktan hayat şartlarından A'da Z, ye yapılan zamlardan şikayetçi bir kişi de çıkıp ben çok memnunun ekonomi tıkırında harika işliyor diyemez. Buna rağmen esnaf kepenk indirmiyor.. Kuyumcu çeyrek altını bu kadar yüksek olmasına ragmen satıyor. Araba galerisi son model arabaları satıyor. her gün trafige yeni arabalar çıkıyor. Avm'de markaları ürünler satılıyor.. Et pahalı yağ pahalı deniyor ama kasap market iş yapıyor.. Hani nerde bu alım gücü olmayan insanlar.. Madem pahalılık var bu satışlar nasıl oluyor.. dimi.. Kiralar olmuş 5 bin 6 bin bir tane boş kiralık daire yok hepsi dolu.. Asgari ücretle bunları nasıl yapabiliyorlar.. Hayat pahalı ama alım gücü tam gaz nasıl devam ediyor.. Tamsm insanlar almayalım mı yemeyelim mi diyecekler.. Tamsm işte bende onu soruyorum nasıl alabiliyorsunuz.. Bu pahalılıkta asgari ücretle nasıl geçiniyorsunuz. Anlatsalar keşke bizde öğrensek.. Ben cevabını vereyim bizim milletimiz akıllanmaz. Bir parça kuru ekmek yer çeşmeden knorlu suyu içer yine de Tayyip Tayyip diye tutturur.
Benim sorduğum soru hakikaten uzun süre cevabını aradığım bir soru, bir kul oğlu da çıkış bana izahat getiremedi. Sanıyorum ki insanlar bakmak istedikleri yerden bakıyorlar. Sırf şuradaki sorumdan sonra küfür ediyor adam bana, ben ne dedim ki? Düşünüyorum, düşündüğümü yazıyor ve beyin cimnastiği yaptığım yerde de '' acaba birileri düşünür mü?'' diyorum. Allah razı olsun, en azından düşünüp de fikir yürütüyorsunuz, teşekkür ederim.
Senin sorduğun soruyu ben kaç kendi kendime sordum biliyor musun? Ama cevabını bulamadım. Bu hayat şartlarıns göre herkesin en az 15 bin maaş alıyor olması gerekirken insanlar asgari ücretle nasıl geçiniyor. En çokta kafsma takılan çeyrek altını bu fiyata kim alıyor? Satılmasa haber olurdu zaten. Demek ki satılıyor ki kuyumculardan ses çıkmıyor. Senin soruna karşı çıkanlar koyun gibi güdülmeye alışmış. boş ver sen onlara takılma
Çünku orta sınıf yok edildi zengin daha zengin fakir dahada fakirleşti ve belli bir yaş düzeyindeki insanlarin önceden biriktirdikleri var kredilerle vs ölmeyecek kadar yaşamaya çalışıyor insanlar. Ben antalyadayım alanyadaki otellerin altındaki muz bahceleri arsalar hep yabancılara satıldı yine Antalyanın bir çok ilçesinde tarım yapılar seralar araziler mutahitlere vs satıldı borçtan dolayı ya yabacılar alabilyor ya da doğulular çunku geçmişten gelen bir gelir kaynakları var. Zeytin yaği fabrikada 25 liradan falan alındı neyse. Mükemmeliz çok şükür uçmaya devam
Tam da bahsettiğim detay bu, zengin daha da zenginleşti. Bu tablo çok vahim. Zenginler daha da ilerledi ama ortada belli bir payda varsa, o paydadan zenginler daha çok alıyorsa haliyle fakire düşen pay azaldı.
Konyaaltı'ndaki yatırımları gezmiştim birkaç sene evvel. Bir tane Antalyalı yok, tamamı doğulu, yabancı yatırımcılar. Fiyatlar o zaman uçuktu, şu an Anadolu'nun iki katı Antalya'da mülk fiyatları. Ama satılıyor, kim alıyor? Evet, biliyoruz cevabı...
Şuanda ruslar ve ukraynalılar geldi üçer dörder ev alıyor türklere kiraya veriyor. birçok isletmeci zaten yabancı genelde otelciler zaten hep doğulu. Ha almanlar vardi alman gurbetciler gelip ev arsa alıp gidiyorlar zeytin naranciye bir çok tropikal bahçe satıldi yerine beton yığinları yapılıyor 1 asırlık çamlar vardı satildı ormanin yarısi kesildi yabancı alman ve fransiz olmasi lazim arastirmacilar kesti galiba o agaclar kesilmeseydi yaşlı agaclarin turizmi yapıliyor baska ulkelerde ve agacların yas halkalarina bakarak geçmis ve gelecek yılların türkiyenin iklim haritası kuraklık seviyesi çıkartılabilir bunlar gizli kalmasi gereken şeyler çunku bu ulkenin hala tarımdan sağladıği buyuk bir gecim kaynağı var
Bugün ne izlemek istiyorsun? Senin için film ve dizi önerileri verebilirim.
Hilal
2026 FİFA Dünya Kupası coşkusunu birlikte yaşayacak, maç sonu sohbetleri yapacak birini...
Oyuna Geldik
Oyunlarla ilgili konuşmaya ne dersin? En yakın oyun arkadaşın olabilirim.
Rehber İpek
Üniversite tercih yolculuğunda yanındayım! Bana soruların neler? 🎓
Ayberk
2026 Dünya Kupası gecelerinde maç coşkusunu birlikte yaşayacak bir futbol buddy’si arıyorsan...
Şef Orçun
Bugün ne pişirmek istersin? Türk ve Dünya mutfağı konularında yardımcı olabilirim.
Merto
Yeni bir tarz mı arıyorsun? Moda ve stil konusunda yanındayım.
Şöyle Böyle
Sıra dışı konulara yeni bir soluk getirmek için buradayız.
Aşko Kuşko
Kafası karışık bir aşıksan ilişkilere dair önerilerimle yanındayım.
Mistik Biri
Tarot falına bakmamı ister misin? Astroloji ve Burçlar konularında yardımcı olabilirim.
Profesör Bilgin
Eğitim ve iş hayatında her şey yolunda mı? Desteğe ihtiyacın varsa buradayım.
KSCansu 💜
KızlarSoruyor kullanımına dair desteğe mi ihtiyacın var? Hemen sor!
Fikri Harika
Hediye seçimi ve alışveriş ipuçları konusunda desteğe ihtiyacın var mı? Bana sorularını...
Bir İnci
Bugün nasıl görünüyorsun? Dış görünüşünle ilgili her şeyi bana sorabilirsin.
Eko Bey
Bütçeni yönetebiliyor musun? Para ve ekonomi konularında yanındayım.
Hep Parla ⭐
Kariyer hayatında nasıl bir adım öne çıkarsın? Eğitim ve kariyer konularında sana destek olabilirim.
Luna
Regl dönemlerinde iyi hissetmek mümkün mü? Tavsiyelere ihtiyacın varsa buradayım.
Kediliçe
Patili dostuna ne iyi gelir? Evcil hayvanlar konularında bana sorularını sorabilirsin.
Ezgi Geziyor
Tatilini birlikte planlayalım mı? Tatil ve seyahat konularında sana yardımcı olabilirim.
Ne-She
Güzellik ipuçları ister misin? Güzellik ve bakım konularında sorularını yanıtlayabilirim?
Baharizma
Bugün gündemde neler var? Trend gelişmeleri birlikte yorumlayabiliriz.
Hayat
Aile ya da arkadaşlarınla ilişkilerin nasıl? Kafana takılan her konuda yanındayım!
İremolog
Genelde nasıl hissediyorsun? Kişilik ve karakter konularında sorularını yanıtlamaya hazırım.
Smaçella
Egzersiz planın hazır mı? Fit kalmakla ilgili endişelerin varsa sorularını sorabilirsin.
O-Pera
Şehrinde hangi etkinlikler var? Kültür ve sanat etkinliklerini bana sor!
Driver Baby
Yola çıkmaya hazır mısın? Araba ve motorlarla ilgili yardımcı olabilirim.
Fit Meli
Diyet ve sağlıklı beslenmeye dair önerilerimle yanındayım.
Dijital Zeka
Teknolojik cihazların sana mı kafa tutuyor? İnternet & Teknoloji konularında desteğe hazırım.
Doğa Anne
Çocuk bakımıyla ilgili destek mi arıyorsun? Ebeveynlik konusunda tavsiyelerimle yanındayım
Flaş Batu
Magazin konuşmayı sever misin? Ünlüler nerede, ne yapıyor gel konuşalım!
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
6
Cevap
9
Cevap
Gizli Üye
(30-35)
+1 yıl
Yok ya yalan. Bende inanmıyorum gecinemiyoruz denmesine. Dedigin gibi bende son model arabalar görüyorum. 400 bin küsür parayi nasil veriyorlar? Vergisini nasil ödüyorlar? Depoyu nasil dolduruyorlar? Markete gidiyorum millet yine rahatca alisverisini yapıyor. Zaten diger ülkeler eylem yaparken farkettiyseniz turkiye eylem yapmıyor bu konularda.
Bence turk milleti bu krizde daha da zenginlesti. Turk milletinin her zaman yastik altinda altını falan olur. Döviz alanda cok. Ilk defa altin ve doviz bu kadar kazandırdı bu ulkenin insanlarina. Milletin banka hesaplari dolu yani. Yoksa ulkenin cogunun devlet memuru oldugunu düşünürsek ortalama maaş 6-7 bin lira diyebiliriz. 6-7 bin lirayla isterse kadinda erkekte çalışsın aylik 12 bin lira ile o luks arabalara binemezler, hâlâ tatillere gidemezler. Yurtdisi tatiline giden bile var. Millet durmuyor, bu ekonomik kriz durdurmuyorsa ben milletin halinin kötü oldugunu düşünmüyorum.
Belki özel sektorde ve asgari ucretle çalışanlar zorlanıyor olabilir yerine göre. Ama onun dışında ortalama 7 bin liralik maaşla luks evlerde luks esyalarla, luks telefonlarla yasanmaz, luks arabalara binilmez ama bunlari yapiyorlarsa mutlaka bir şey var. Millet bu doviz olayini cok iyi degerlendiriyor.
Dedigim gibi millet cok fakir değil mutlaka bir yerlerden geliri var. Kiminin 4-5 tane evi var zamaninda almis ordan kira geliyor, kimi altin dövizle oynuyor, kimi inanci cok degilse faize falan yatırıp her ay belli bir para aliyor bankadan. Dedigim gibi milletin hesaplari dolu. Bu krizi degerlendiremeyenler, parasini nakitte tutanlar icin zorlayıcı oldu. Ama oynamayi bilen, atı dogru kosturanlarda zengin oldu açıkçası. Ben boyle dusunuyorum. Milletin rahatligina bakinca bunun bir dönen değirmeni var yani.
Asgari ücret alan ve memur olan kesim ülkenin belki de yarısına yakın olan kesimidir, o kesim yatırım yapamaz ki. Yani 4-7 bin tl arası gelir ile zor geçiniyor insanlar, ne yatırımı? O evi olanlar da zenginler, nasıl alsın ki evi 3-4 tane de kiraya versin? Bu imkansız.
Bu bahsettiğiniz döviz ve enflasyon oranı, öncesinde zaten zengin olanı daha da zengin etti. Fakir ise fakirleşti, bu alışveriş yapanlar da o zenginleşenler muhtemelen. Başka bir ihtimal gelmiyor aklıma...
Ben simdiki durum icin konusmadim ve simdiki yatırımdan da bahsetmedim. Asgari ucretli ve memur olanlar şu donemde birak doviz altinla oynamayi birikim bile zor yapiyorlar. Demek istedigim turk halkınin cebinin dolu olmasi. Yani seneler önceden alinan biriktirilen altinlar var.
O memur olanlar zamaninda ev aldılar ondan bahsediyorum. zamaninda yaptiklari yatirimin meyvesini yiyorlar yani. Benim bir tanidigim ogretmen. 2010 yıllarında alım gucu bugune gore daha yüksek ve ogretmen maaslari da donemine gore yuksek degil o zamanlar ortalama. Bu adam o zaman 3 tane daire, bir tane de arsa aldı mesela. O arsaya ev yaptırdı sonrasinda. Tabi krediye falan girdi ama aldi sonuc olarak. 2010 yilinda kıralar 300 tl falan iken biz o zamanlar kirada oturuyorduk ve 250-300 lira oduyorduk. Bu öğretmen arkadasta o zaman kiraya verse 300 liraydi. Simdi 1500-2000 liraya kiraya veriyor. Yani onceden ektiklerini biçiyorlar Şu an . Zamaninda ev alanlar, arsa alanlar, birikimini dovize altına gömenler bugun kârlı. Belki bunun icin 10 yil beklediler ama zamaninda mesela 10 yil önce 50 tl ye aldiklari ceyrek altin bugun 1500 lira. Demek istedigim bu. Yaptigim yorumda bugune gore yazmadim. Geçmişte boyle yatırım yapanlar bugün fazlasiyla zengin.
Evet zenginler zengilesti ama ortalama ve biraz fakir kesimde zamaninda yatırım yaptilarsa onlarında durumu iyi aslında şu an. Benim babannem altıncıdır. Dedeme, babama bile altınlarini vermeyen kadın en yuksek oldugu zaman gitti bozdurdu bir kısmını. Bir kismini da hala yükselir diye pusuda bekliyor. Bu kadin gecimini hayvancilikla saglayan bir kadin. Zamaninda elinde az parada olsa gitmis altina yatırmış. Zamaninda karinlarini ancak doyururlardi ama şimdi ellerinde para var bu altinin, dovizin yukselmesinden dolayi. Dogru degerlendiren fakir kimselerin elinde de para var aslinda şu an. Ama hicbir yatirim yapmayan kisileri elbet vurdu. Fakirlestirdi. ya da asgari ucretle çalışan yeni nesil evet sıkıntı çekiyor. Ama onlarin anne babasi ya da akilli davranıp kendisi bile 3 sene once yatirim yaptıysa yine bugün kâr elde etti. Ama yatirimi olmayanlar dedigin gibi. Fakirler daha da fakirlersiyor. Aldigin maas uçup gidiyor. Ama buyuk bir kesimde hala doviz ve altinla oynuyor. Zamaninda aldiklari daireden kira aliyorlar bugün.
Ve turk milletinin rahatligida burdan geliyor bence. Bizde yastik alti kültürü hep var. Turk milleti parasını doviz olmasa bile hep altina yatırmıştır bugüne kadar. Bu huylari bugun bircogunun zenginligine zenginlik kattigi gibi, bir kismini da fakirliktende biraz olsun kurtardı. Ellerinde para var. turk milletinin cogu devlet memuru. Suanki alim gücü belli, aldıkları maas belli. Yatırımları olmasa bugün boyle luks yaşayamazlar, o arabalara binemezler. Bunun sebebi bence bu. Turk milletinin her zaman kenarda köşede parasi, altını mutlaka vardır.
Çok sığ ve yüzeysel düşündüğünüz için bu konuya takılıyor olabilir misiniz? Bu şekilde sorular soranlara artık çok kızıyorum. Çünkü ya gerçekten kötü niyetli yandaşlar ya da bu zamanda olamamaları gerektiği dar düşünüyorlar.
Ekonomik krizin her sosyoekonomik seviyeyi etkileme biçimi farklıdır. Milyonlarca insanın yaşadığı şehrin en canlı noktalarına bakıp bunun analizini yaparsan, işte böyle saçma sapan sorular sorarsın. Şehir merkezinde veya şehrin sosyo ekonomik olarak zaten yüksek olduğu yerlerde, ekonomik kriz günlük ihtiyaçları çok etkilemez. Adam yine dışarda yemek yer, yine market ihtiyaçlarını kısmaz. Ama mesela adam tatile her sene Miami’ye gidiyordur. Ama artık hayat pahalanınca Çeşme’de yazlığa gitmeye başlamıştır.
Peki aynı durumun şehrin sosyoekonomik olarak düşük olduğu yere yansıması nedir? Açlık, alınamayan temel ihtiyaçlar, beslenemeyen bebekler ve çocuklar!
Kuraklık zamanı gittikçe kuruyan bir göl düşün. Sen de gölün ortasında yaşayan derin su balığısın diyelim. Göl kuruduğu için sığ sularda yaşayan balıklar çamur içinde çırpına çırpına ölüyor, sen “niye şikayet ediyorlar her yerde su var diyebilirsin”. Gölün kuruma aşaması, senin bulunduğun yere geldiğinde, gölü kurtarmak için çok geç kalınmış olur ve sen de diğerleri gibi yok olup gidersin. Bu örnek biraz açıklayıcı olmuştur umarım.
Herhangi bir art niyet barındırmıyor, beyin cimnastiği yapıyorum...
Bu memleket sorgulamaktan aciz, gelip hakaret ediyorsunuz.
Fiyatı en düşük 165 lira olan 5 litrelik yağa vatandaşın yorumu nedir bilir misiniz? "Fırsatçılar yüzünden böyleyiz." Biz buna cahillik diyoruz, sorgulama yetisinden bihaber, çok uzak. Fakirin daha da dibe çekildiği bir zamandayız, fakir olan da stok yapıyor, elinde olmamasına rağmen. Muhtemelen krediye yükleniyorlar, anlayamıyorum.
Mevcut duruma dair beyin cimnastiği yapıyorum ben, gelip hareket etmek yerine gidip sitenin Iq'su hayret verici sorularını cebaplayabilirdiniz.
Hakaret lügatımda yoktur. burada da hakaret değil, daha geniş ve derinlemesine düşünmek lazım şeklinde ki fikrimi belki istemsizce biraz sert ifade ettim. Hayat pahalılığı ve gittikçe renksizleşen hayatımız hepimizi gerginleştiriyor. Yine de anlatmak istediğimi olumsuz ifadeleri görmezden gelerek okuyunca anlaşılıyordur umarım.
Bulunduğumuz çevre veya sosyoekonomik durumumuz, krizi hissetirse bile bir şekilde kendimizi kabul edilebilir hayat şartında tutabiliyor olabiliriz. Ama bu zaten yoksulluk oranı çok yüksek olan bir ülkede, daha alt sosyoekonomik durumda olan insanların sorunlarını görmezden gelmemizi etkilememeli. Ben hala markete gidip her istediğimi alıyorum, ama eve giderken 80 yaşında ki insanların bile sırada ekmek için beklediğini görürsem içim sızlıyor. Kriz yok, ben daha geçen tatile gittim. Herkes gidiyor gibi ifadeleri duyunca sinirleniyorum istemsizce.
Neyse işin en sonunda, işin özünde sorgulamayan, başına gelenleri anlayamadığı için çözüm de üretemeyen toplumu temelde aynı şekilde gözlemlemişiz. Hasta tedavi olmak istemiyorsa, yapacak bir şey kalmıyor maalesef.
Kredi, sosyal medya için deli gibi para saçma. Yeni elbiselerle, güzel ortamlarda, arabayla fotoğraf çektirip hikaye paylaşma hırsı.. Baştakiler itibardan tasarruf olmaz demese ve insanımız sosyal medyadaki hayatların gerçekle alakası olmadığının farkına varsa, böyle sorunlarla karşılaşmazdık.
Ben kendimi sağlama alayım da millet ne hali varsa görsün olayı işte. Kardeşim al iki tane yağ, git evine. Koli koli alıp başka ihtiyacı olan insanları düşünmemek nedir? Böyle bilinçsiz tüketiciler oldukça ne stokçusu biter ne fırsatçısı. Bı dedikodu, yalan haberlerle satmak istediği ürünü istediği fiyata kakalar.
İnsanlar garip olduğu için bu durumdayız. İnsanımız böyle yaşamak istiyor demek ki.. Celladına aşık olmuşsa bir millet, ister ezan, ister çan sesi dinlet demişler.
Ülkede zengin kadar fakirde var. Fakir insanlar gurur yapıyor genelde. Zamanında çocukken komşu anneme çocuğunun giymediği kıyafetleri vermiş ve ben giyip dışarı çıkmışım. Üzerimde görünce bunlar benim diyip beni işaret etmiş. Baya öfkelenip eve gitmiş çıkarmışım kıyafetlerimi.
Çok üzüldüm duruma, annesi düşünceliymiş ama çocuk ya terbiye alamamış, ya da çocukluktan çıkmamıştı henüz. Bunlar yaşanıyor elbet, Rabbim büyük durumlar yaşatmasın.
Öyle ya, zamanında çok fakirlik çekmişiz. Ekmek alacak para bile yokmuş da annem birkaç takısını satıp ekmek almış. O da çok bir şey değil hee,1 haftalık ekmek parası falan etmiş 😅
Bu alım yapan vatandaşlar da krediyle alıyor sanki, market alışveriş vs'den bahsediyorum. Ben de öyle düşünüyorum, haklısınız... Sonucu da tamamen borç.
İki tane çiçek yağı fotoğrafı eklemişsin insanlar yağ zamlanmasına rağmen nasıl yağ alabiliyor diyorsun. Aklı başında biri bu soruyu sormayı düşünmez. Evde hangi yemek yağsız pişiyor farkında mısın? Yağ zamlanmış diye yağ alamayacak kadar kötü durumda olsun istiyorsun insanlar ekonomi kötü diyebilmek için. İnsanlar eğlencesinden daha az önemli harcamalarından kısıp alıyor. Lüks tüketimi soruyorsan onu da herkes alamıyor zaten.
Hayır, diyorum ki bir insan neden 10 tane yağ alır, kullanım ömrü 2 yıl, 2 yılda da bitiremiyor zaten. Koyduğum resim izdiham resmi, ben yapmadım ki, internette her yerde var. Bu durumda hiç arz talep meselesi yok mu? Mesela kimse 1 hafta bir şey almasa ne olur? Herkesin 1 hafta yetecek yiyeceği varsa ve bu gerçekleşirse o zam yapan marketler nasıl zam yapabilir? biraz beyin cimnastiği yapmaya çalışıyorum. Birine bir şey dediğim de yok, gelip hakaret ediyorsunuz. Biri diğerine hakaret edince neyi çözebiliyoruz? Ben samimi bir şekilde soruyorum, zam haberinin geleceği noktalara bunca izdiham nasıl olabiliyor, kapılardaki bunca yeni model araba nasıl olabiliyor bu enflasyon oranı ve işsizlikle?
Çünkü güvensiz bi ortam var, insanlar bu gün alabildiği bir ürünü yarın daha pahalıya alacağını düşünüyor ve bu düşüncesinde de yanılmıyor maalesef. Herkes kendi bütçesine göre stok yapıyor. Stop yapılmasına karşıyım bu arada ama ay sonunu getiremiyor haneler yapabildiği en basit çözüm de maalesef stok
Biri diğerine diyor ki, '' aman ha depoyu fulle ''. O depo sonsuz mu, bitmiyor mu?
Aynı şeyi söylüyorum, tamam, bugün gidelim yağ alalım, yarın daha pahalı olacak, onu da anlıyorum. Peki bunun kaynağı, çözümü nedir?
Yani ben ömrü hayatımda böyle garip bir ortam görmedim. Millet birbirini eziyor, birbirini dövüyor birkaç parça malzeme alabilmek için. 2 ay evvel büyük bir kavga oldu TMO önünde, yağ kavgasıymış, bu neden oluyor, neden bu haldeyiz?
Olayları iyi okusan anlarsın. Bu çöküşün 3 ayağı olur şu an ekonomik kısmındayız, bu şekilde devam ederse ne olur biliyor musun psikolojik ve sosyolojik etkilerini görmeye başlarız. İnsanlar sadece izdihamla kalmaz böyle devam ederse, o izdihamdan hiç bir şey alamayan adam hırsızlık yapıcak gasp edicek belki adam öldürecek
Maden benzeri sorguları yapıyoruz, neden bu yorumunuzu başta yapmadınız ki? :) Ben tamamen farklı bir yorum, '' her şeyi mükemmel ne sorunuymuş?'' demenizi bekliyordum.
Teşekkürler ^^ Allah daha iyi günler göstersin inşaAllah diyelim.
Ana Sayfa > Para & Ekonomi > Sorular > Ekonomi kötüyse ve insanlarda para yoksa alışverişteki kuyruklar ve kapılardaki lüks arabalar nasıl alınıyor sizce?