Dan Brown 22 haziran 1964 tarihinde ABD’nin New hampshire eyaletinin Exeter şehrinde doğdu. Şifre çözmeye ve istihbarat örgütlerinin çalışma yöntemlerini araştırmaya olan ilgisi bu konuları içeren romanlar yazması için bir istek uyandırdı.1996 yılında yazdığı dijital kale kitabıyla ünlü oldu. Daha sonra yayınladığı kitaplarda da yine gizemler, şifreler, gizli örgütler, istihbarat örgütleri gibi yapıları hep kullandı. Başlangıç, Da vinci Şifresi, Melekler ve Şeytanlar gibi romanları dünyada en çok satanlar listesine girerken bu romanlar sinemaya da uyarlandı.
Bugün ünlü yazar Dan Brown’ın doğum günü. Onun kitaplarından bahsedelim mi?
bir gün tanrı evreni yedi günde nasıl yarattı diye sordum, bana çocuklar bununla ilgilenmez diye cevap verdiler bende o günden sonra astronomi ve evren üzerinde çalışmaya başladım.
Dan Brown'un romanlarını, örneğin Ian Fleming (James Bond) ve Robert Ludlum'dan (Bourne Identity) ayıran şey, romanlarındaki "olguların" "olgusal" olduğunu, bir "olgu" meselesi olarak peşinen belirtmesidir. ”.
Benim açımdan, romanlarının başında belirttiği “olgusal” ifadesi bile bir oyun olabilir. JRR Tolkien'in (Yüzüklerin Efendisi) romanının başında bu kadar çok şey söylemesini engelleyen hiçbir şey yok. JRR Tolkien ile Dan Brown arasındaki tek fark, birincisi benzer bir “olgusal” açıklama yapmış olsa bile, onun sadece bir hikaye anlattığına “inanacak”, oysa Dan Brown çağdaş fenomenleri ele alıyor ve ondan bekliyoruz. aslında olması gerekmediğinde “gerçek” olun.
Ancak tüm bunları söyledikten sonra, "gerçek" tipik olarak hikaye anlatımında ortaya çıkar ve/veya gizlenir - ister şiirler, romanlar, filmler, resimler, ister genel olarak sanatlar olsun. Kesin bilim bize kanıt sağlayabilir, ancak “gerçek yaşam” olaylarını deneyimlememize ve gözlemlememize rağmen kanıt bulmanın zor olduğu yerlerde, hikaye anlatıcılarının sağladığı şeylerle kavramaya bırakılırız.
Ve bu bağlamda Dan Brown başarılı oldu. Doğum yıldönümünü içtenlikle kutluyorum. 👏
Dilerdim ki bu harika yazara dair, onca kitabına istinaden anlatımınız 13 satır olmasaydı...
Dijital Kale, Başlangıç gibi eserler mükemmeldir. Yazarın tanınmasına sebep olan Dijital Kale, yazılış yılı itibariyle sizi okurken hayrete düşürecektir. Dram değilse favoriniz, muhakkak edinin Dijital Kale'yi ve sonra okumaya devam edip etmeme kararı alin🍃
Eleştirine gelince, bizim insanımız okumuyor. O nedenle kısa yazıyorum. Geçen hafta Cengiz Aytmatov için bence yazdım. sadece 2 yorum geldi. Sen düşün vahameti.
Anlayışla karşılamanızdan ötürü teşekkür ederim...
Maalesef haklısınız, oysa rahmetli Aytmatov'un bir eserini olusa, doğaya bakışı değişir insanımızın. Okudukça zenginleşiriz ama fakirlik tatlı belki de.
En sevdiğim yazardır kendisi tüm kitaplarını okudum ve çok başka bir seviye. Tüm kitaplarını eşiyle beraber yazıyormuş (dijital kale hariç) bu da ek bilgi
Kitabı okuduktan sonra filmi izlemiştim ve büyük hayal kırıklığı idi. Hani aynı olmasını beklemiyordum ama çok fazla farklılık vardı, merak duygusu çoğu zaman hiç satılmıştı.