Gülüşü Güzel Kadın: Marilyn Monroe

Neredeyse herkes Marilyn Monroe’nun çok ışıltılı bir hayat yaşadığını sanıyor ve onun ihtişamlı hayatına sahip olmak istiyor. Ama durum hiç de öyle değil.


Gelin Marilyn Monroe’nin hayatına bir göz atalım…


Gülüşü Güzel Kadın: Marilyn Monroe



Marilyn Monroe, 1 Haziran 1926 yılında Los Angeles kentinde dünyaya gözlerini açtı.


Gülüşü Güzel Kadın: Marilyn Monroe

Asıl adı Norma Jeane Mortenson olan Marilyn evlilik dışı bir çocuk olarak dünyaya geldi ve babası onu hiçbir zaman kabul etmedi. Doğumundan birkaç hafta sonra annesi onu bir bakıcıya teslim etti ve Marilyn 7 yaşındayken annesine şizofren tanısı koyuldu ve bir hastaneye kaldırıldı. Marilyn’in dedesinin de yıllar önce bu hastaneye kaldırıldığı biliniyor.



Genetik olarak bu hastalığın kendisinde de meydana çıkabilme ihtimali Marilyn Monroe’nin en büyük korkularından biri olmuştur. Annesinin akıl hastası olması insanı gerçekten de tedirgin eden bir durum üstelik yıllar önce dedesinin de akıl hastası olduğunu göz önünde bulundurursak.



8 ile 16 yaşları arasında 10 bakıcı aile değiştiren Marilyn’in ne kadar zor bir ergenlik dönemi geçirdiğini anlayabiliriz. Düşünsenize babanız sizi terk etmiş, anneniz ise akıl hastası ve sizinle ilgilenemiyor üstüne de sürekli bir şekilde ortam değiştiriyorsunuz ve size hiçbir zaman hak edilen değer verilmiyor. Bildiğiniz gibi çocukluk döneminde yaşanılan travmalar ileriki dönemler için çok ciddi sorunlara yol açabiliyor. Ki bunun etkileri de kısa zamanda görüldü.



Marilyn, 18 yaşına geldiğinde iki kere intihar girişiminde -gaz ve uyku ilacı ile- bulundu ama ikisinde de hayatta kalmayı başardı. Bir yıl sonra şans eseri bir savaş fotoğrafçısı tarafından fark edilen Marilyn Monroe’nin şöhret hayatı böylece başlamış oldu.


Gülüşü Güzel Kadın: Marilyn Monroe

İlk olarak magazin dergilerinde boy gösteren Marilyn 2 yıl sonra da saçlarını sarıya boyatıp adını Marilyn Monroe olarak değiştirdi.


Gülüşü Güzel Kadın: Marilyn Monroe

Kısa bir zamanda sinema hayatına atılan Marilyn hızlı bir şekilde şöhret basamaklarını tırmanmaktaydı. Bununla beraber zihinsel rahatsızlıklarda yaşamaya başladı Marilyn. Kameralar karşısında gayet kendine güvenen biri olmasına karşın özel hayatında geçireceği buhranlı dönemin ayak sesleri duyuluyordu. Marilyn Monroe o zamanlar hiç iyi olduğunu düşünmüyordu, sorunlu biri olduğunu ve hiç güzel biri olmadığını düşünüyordu.


Gülüşü Güzel Kadın: Marilyn Monroe

Bu tür sorunlar günlük yaşamına ve iş hayatına etki etmeye başlamıştı. Film setlerine geç gitmeler, makyaj odasında kendini güzel hissetmek için saatlerce kalmalar bunun bir sonucuydu.


Gülüşü Güzel Kadın: Marilyn Monroe

Marilyn’in sevgilisi Johnny Hyde’ın ölümü üzerine 26 yaşındayken üçüncü defa intihar girişiminde bulundu. Aşırı dozda uyku hapı alan Marilyn’in erken fark edilmesi ve zamanında yapılan müdahaleden dolayı hayatı kurtarıldı. Ancak psikologların görüşüne göre bu intihar girişimi ölen sevgiliden kaynaklı olmayıp Marilyn’nin derin bir depresyonda olduğunun bir göstergesiydi. Depresyon güvensizlik oluşturduğundan dolayı Marilyn’in alkole ve ilaçlara sarılmasına neden olmuştu. Bu da intihar riskini arttırıyordu. Uzmanlara göre Marilyn yürüyen zaman ayarlı bir bombaydı. Marilyn artık ilaçlarla dinç bir hale gelip ilaçlarla uyuyordu, ilaçların bağımlısı olmuştu.



Marilyn sürpriz bir kararla Hollywood’u bırakıp New York’a taşındı. Ancak kötü günler peşini bırakmadı. Marilyn’in New York’taki hayatı çalkantılı geçiyordu. Uykusuzluk sorunu iyice artmıştı. Bu sebepten ötürü uyku ilaçları almaya devam etti ve uyku ilaçlarına bağımlı bir hale geldi. Bu bağımlılık arttığından dolayı yüksek doz kullanmaya başlayan Marilyn’in uyuduğu süre giderek azaldı. Bununla birlikte ilacın yan etkileri -kâbuslar, kusmalar, titremeler- 12 saat içinde kendini göstermeye başladı. Bu yan etkilerden kurtulmak için daha fazla ilaç almayı çözüm olarak gördü Marilyn, hem de alkolle karıştırarak. Daha sonra Marilyn uyku ilaçlarının verdiği uyuşukluktan kurtulmak için uyarıcı ilaçlar almaya başladı. Bu da vücudun iç dengesini alt üst etmeye neden oldu.


Gülüşü Güzel Kadın: Marilyn Monroe

Marilyn çareyi psikiyatristlere gitmekten buldu. Psikiyatristler ona çocukluk dönemini tekrar hatırlattığı için Marilyn daha kötü bir hal aldı ve bütün kötü anılarını adeta tekrar yaşamasına neden oldu. Marilyn’in gördüğü tedavi onu daha da kötü yaptı.



Bir keresinde bir arkadaşına şöyle demişti:



Her zaman hissettiğim gibi hissediyorum. Anneme neler oldu? Ben delirmeyeceğim çünkü zaten deliyim.



Gülüşü Güzel Kadın: Marilyn Monroe

Günümüzdeki psikiyatristlere göre Marilyn bugünkü yöntemlerle tedavi edilmiş olsaydı şu anda hayatta olurdu.



Marilyn Monroe ‘Bus Stop’ adlı filmle parladı ve ardından Amerika’nın en ünlü oyun yazarı olan Arthur Miller ile evlendi. Marilyn evlilikten sonra da sorunlar yaşamaya başladı ve bir kez daha intihar girişiminde bulundu. Şans eseri bu sefer de erken fark edildi ve hayatı kurtarıldı.


Gülüşü Güzel Kadın: Marilyn Monroe


Arthur Miller: Bütün ışıltısına rağmen etrafı karanlıkla çevriliydi.



Marilyn’in Miller ile olan evliliği bitti ve depresyonu ve ilaç bağımlılığı kötüleşti. Uyku ilaçları kullandığı için de hızla kilo kaybı yaşıyordu. Hatta doktoruna tekrar intihar edeceğini bile söylemişti. Doktoru, onu psikiyatri kliniğine yatırmak istedi. Marilyn ne yaptığını bilmeksizin doktorunu dinledi ve klinikte yatmayı kabul etti. 1 ay boyunca tedavi görecekti…



Tedavi süreci kötü bitmişti ve Marilyn hala iyileşmemişti.



Marilyn 1961’de tekrar Los Angeles şehrine geri döndü. Hollywood’un birçok yıldızı tarafından da tercih edilen bir psikyatriste gitmeyi tercih eden Monroe onda da umduğunu bulamadı. Durumunda olumlu yönde hiçbir gelişme gözlemlenmiyordu.


Gülüşü Güzel Kadın: Marilyn Monroe

Marilyn Monroe tam olarak 7 yılını terapistlere harcamıştı ve bu seferki onun son terapisti olacaktı. Öyle de oldu birkaç ay sonra, yani 5 Ağustos 1962’de yatağında ölü olarak bulundu. 36 yaşında ve kariyerinin zirvesindeydi. Yetkililere göre Monroe intihar etmişti. Ama bu çok tartışıldı ve hala tartışılmaya devam etmekte. Acaba Monroe intihar mı etti yoksa bir cinayete mi kurban gitti?



Monroe’nin son görüştüğü kişilerin dediklerine göre şunlar olmuştu:



“4 Ağustos Cumartesi yani Marilyn’in son günü. O sabah bir fotoğrafçı gelmişti ve Marilyn çok neşeliydi. Öğleden sonra ise doktoru terapi için geldiğinde depresyona girmişti. Doktor o kadar endişelenmişti ki yardımcısını onun yanında bıraktı. Marilyn akşam vakti bir aktör arkadaşını aradı. Konuşması garipti ve bir veda niteliğindeydi. Aktöre göre bu bir yardım çığlığıydı ve yardımcısına haber verdi. Doktorun bıraktığı yardımcısı Marilyn’in odasına gitti ışığını açık görünce iyi olduğunu sanıp geri döndü 6 saat sonra tekrar geldi ve ışık hala açıktı ve kapı kilitliydi. Yardımcı kadın doktoru çağırdı ve doktor camdan odaya girdi bir süre sonra ise başka bir doktor gelmişti. Marilyn elinde telefon, masada ilaç kutuları ve çıplak bir şekilde yatakta uzanmıştı. Marilyn Monroe ölmüştü.”



Yapılan otopsiye göre yüksek dozda ilaç kullanımından kaynaklı ölmüştü Monroe. Ama Marilyn’in arkadaşları onun intihar etmesine olanak vermiyordu. Kimine göre Marilyn’i doktorun yardımcısı öldürmüştü, kimine göreyse doktorunun verdiğini ilaçlar ölümcül bir etki yaratmıştı. Çoğu kişi de ilaçların onu öldürdüğünü ve yapılan ‘kazara intihar’ teşhisine inanıyordu.



Bir başka rivayete göre de intihar girişimi şöyle cereyan ediyordu:


Kalabalıklardan süzülüp yapayalnız kaldığında en başa, hayat macerasının başladığı yere dönmek istedi ve hiç görmediği babasını aradı:


"- Baba benim, Norma Jean" dedi umutla...


Şöhret olmadan kullandığı isim, telefonun karşı ucundaki adama bir şey ifade etmemişti. Şöhretli olan adını kullandı.


"- Filmlerini gördüm" dedi karşıdaki adam...


"- O benim sahte adım. Ben Norma Jean’ım... Senin kızın" diye çırpındı telefonda.


Adam öyle birini tanımadığını söyleyerek kapattı telefonu.


Marilyn saatlerce "Ben Norma'yım baba" diye ağladı. Artık çok geçti. Norma'nın öldüğünü anlamıştı. Şimdi yapılacak tek şey Marilyn'i de öldürmekti.


O da öyle yaptı.


5 Ağustos 1962 günü odasında ölü bulundu.


Bütün sorunlara rağmen Marilyn’in büyük bir çekiciliği vardı ve ardında kimsenin unutamayacağı bir yaşam bıraktı. Son olarak Marilyn Monroe’nin dile getirdiği bazı cümleleri eklemek istiyorum.




“Ben sadece insanların kendilerini kandırmalarına izin verdim. Gerçekte kim olduğumu öğrenmek zahmetine katlanmadılar. Tam tersi benim için bir karakter yarattılar. Ben de onlarla tartışmadım. Belli ki benim gerçekte olmadığım birini seviyorlardı fakat bir gün bu gerçek ortaya çıkınca beni onları yanıltmakla, hatta kandırmakla suçlayacaklar.”




“İmdat imdat/imdat/Hayatın yaklaştığını hissediyorum-tek istediğim-ölmekken”




“Bazen insanlara gerçekten katlanamıyorum/Biliyorum onların da kendi dertleri var-tıpkı benim olduğu gibi-ama bunu için çok yorgunum/ Anlamaya çalışmak, özür dilemek, belirli şeyleri görmek-bunlar beni sadece bıktırıyor.”




“İyi bir insanım ama melek değilim. Günah işliyorum ama şeytan değilim. Ben bu koca dünyada sevecek birini arayan küçük bir kızım sadece."



Eğer bu sözler ilginizi çektiyse Monroe'nun defterlerine küçük notlardan oluşmuş “Marilyn Monroe: Notlar” adlı kitabı alıp okuyabilirsiniz.


Gülüşü Güzel Kadın: Marilyn Monroe

Marilyn Monroe’nin ölümü bir gizem olarak kalacak ama o hiçbir zaman unutulmayacak…

Gülüşü Güzel Kadın: Marilyn Monroe
Cevapla