Bir Jenerasyonun Savaşçı Prensesi: Zeyna



O bir dönemin zat-ı şahanesi, o bir dönemin taş kadını, o bir dönemin efsanesi, o bizim çocukluğumuzun hayran olunası muazzam karakteri... Kim mi bu kadın? Elbette, Xena diye yazılan ve Zeyna diye okunan afet-i devran dizi karakteri...


Bir Jenerasyonun Savaşçı Prensesi: Zeyna

Dediğim gibi o bizim dönemimizde çok büyük bir yere sahipti. TV kanallarının saçma sapan program veya dizilerle kirlenmediği vakitlerde yayınlandığı her gün itina ile izlenilirdi. Ekran karşısına geçen herkes onun fantastik dünyasında verdiği mücadeleyi ve maceraları izlerdi.


Bir Jenerasyonun Savaşçı Prensesi: Zeyna

Perde arkası...


Zeyna, onu yaratan ve bizlere sunan Robert Tapert sayesinde ortaya çıkan bir yapım. İçinde ne ararsanız var. Her zaman olduğu gibi dizinin karakterlerine de bakalım. Aşağıdaki listede göreceğiniz karakterler dizide sık sık karşınıza çıkan ya da çıkacak olanlar arasındadır.


-Lucy Lawless / Xena


-Renée O'Connor / Gabrielle


-Ted Raimi / Joxer


-Kevin Smith / Savaş Tanrısı Ares


-Hudson Leick / Callisto


Gerisi ve çok daha fazlası için IMDb 'ye bakabilirsiniz. Bu dizi cidden her telden çalan diziler kavramına sahip bence...


Bir Jenerasyonun Savaşçı Prensesi: Zeyna

Savaş sahneleri mi arıyorsunuz? Alası var!


Mitoloji mi arıyorsunuz? Dibine kadar var!


Aksiyon ve macera mı istiyorsunuz? İşte karşınızda!


Araya biraz dram ve duygusallık katanlardan mısınız? Tam sizlik!


Biraz da güleyim mi diyorsunuz? Kutu kutu komiklik dolu!


Bir Jenerasyonun Savaşçı Prensesi: Zeyna

Ah şu savaş çığlıkları!


Dizinin konusuna ufaktan bir bakalım diyorsanız şunu söylemek gerek...


Zeyna, bir zamanlar astığı astık kestiği kestik bir savaş makinesiymiş. Kılıcının tadına bakıp sağ kalan insanlar olmadığı gibi ezip geçtiği topraklarda ardında yığınla acı, kan ve göz yaşı bırakırmış. İşte, tüm bu işlediği günahları ve yanlışları telafi etmek için artık kendini iyiliğe ve düzene adamaya karar veriyor.


Bir Jenerasyonun Savaşçı Prensesi: Zeyna

Bu esnada tanıştığı Gabrielle de kendisine tıpkı Don Kişot'un yardımcısı ve yareni olan Sancho Panza'nın dişi versiyonudur. İşte dizi boyunca bu ikilinin sürüp giden maceralarını izledik.


Bir Jenerasyonun Savaşçı Prensesi: Zeyna

Özel olan şeyler de var...


Zeyna, benim için ve eminim benim gibi düşünen o dönemin çoğu kişisi için şu an televizyonlarda yayınlanan pek çok fantastik diziyi ezer geçer nitelikte... Her bölüm insanı sıkmayan bir yapıya sahip. Her bölümde mutlaka bir mücadele ve macera var. Her bölümde mutlaka araya zekice serpiştirilen mizah anlayışı ve komedi de bulunuyor.




Bir Jenerasyonun Savaşçı Prensesi: Zeyna

İkilinin maceradan maceraya koşarken yaşadıklarını izlemek gerçekten hoş oluyordu. Her bölümde ortaya çıkan bir gizemi çözmek ya da mücadeleye girişmek bir yana Zeyna ve Gabrielle arasındaki bağın güçlenişi de apayrı bir meseleydi.


O zamanlar önceleri bu iki karakterin arasındakini samimi bir dostluk olarak görüyordum. Ancak, ilerleyen zamanlarda dizinin sonuna doğru Zeyna için önemli olan Gabrielle bana bir arkadaştan çok bir sevgili gibi gelmeye başlamıştı. Zaten, pek çok sahnede bu bağlılık gösteriliyordu. Tıpkı adı konmayan bir ilişki gibi olan bu gösterim aslında yıllar sonra Zeyna'yı canlandıran Lucy Lawless'in açıklaması ile netliğe kavuştu.



Onlar aslında sevgili ve evli olan iki eşcinsel bireydi...



Bir Jenerasyonun Savaşçı Prensesi: Zeyna

Aşıklara saygım sonsuz... Bu sebepten ötürü bir şey diyemem. Yakışıyorlar zaten ama tabii, Zeyna gibi bir taş için ne desem yalan olur...


Maceradan maceraya...


Dizinin içeriğinde zaten mitoloji, fantastik ögeler ve savaş olunca ister istemez hikaye bolluğu ortaya çıkıyor. İkili yan karakterler ile birlikte karşılarına çıkan her yeni sorunun üstesinden gelmeye çabalarken bir de farklı oyuncuların katkısı oluyordu. Misal, Zeyna'ya sinir olan ve onu her fırsatta dibe çekmeyi isteyen Callisto'nun çabalarını diziyi izleyenler bal gibi bilir. Ya da Savaş Tanrısı Ares'in iki de bir ortaya çıkıp Zeyna'yı tavlamaya çalışmasında neler görmedik ki?


Mitler, büyüler, yaratıklar, savaşlar ve aksiyon derken dizi süresi boyunca hep başka mekanlarda da bulduk kendimizi...


Kimi zaman Hindistan'a gittik.


Bir Jenerasyonun Savaşçı Prensesi: Zeyna


Kimi zaman Mısır'a gidip Kleopatra ile yedik içtik...


Bir Jenerasyonun Savaşçı Prensesi: Zeyna

Kimi zaman da katana ile kuşanıp gizemli Japonya'ya yol aldık...


Bir Jenerasyonun Savaşçı Prensesi: Zeyna

Beyaz teni, simsiyah saçları ve yakıcı bakışları ile bu kadın ne giyse yakışıyor cidden... Kadın ya da erkek insan ne olursa olsun hayran kalıyor kendisine...


Daha fazla ekleyebileceğim bir şey yok. Ben yazarken içimden tekrar diziyi en baştan izleme isteği doğdu. Umarım siz okurken beğenir ve henüz bu muhteşem karakter ile tanışmamışsanız diziye başlarsınız...


Bir Jenerasyonun Savaşçı Prensesi: Zeyna

Başka bir benceyle daha görüşmek üzere sağlık ve esenlikle kalınız...

Bir Jenerasyonun Savaşçı Prensesi: Zeyna
Cevapla