4 Ekim 2019'da Türkiye'de vizyona giren Joker, Uluslararası Venedik film festivalinde büyük ödül Altın Aslan'nın sahibi oldu ki DC'nin Venedik'ten ilk ödülle döndüğü film oldu.

Gelelim filme. Film ilk Joker'in (Arthur Fleck) bildiğimiz kahkahası ile başlıyor. Bu kahkahanın aslında bir rahatsızlık olduğunu öğrenmeniz çok da zaman almıyor. Hatta bu kahkahası yüzünden annesi ona 'Happy' lakabını takmıştır. Yaşlı annesi (Penny Fleck) ve hayatını geçindirmek için palyaçoluk yapan Arthur küçüklüğünden beri komedyen olmak istiyordur ama bu konuda bir türlü başarılı olamıyordur. (spolier içerir aman dikkat!)

İnsanlar tarafından hor görülüp aşağılanan Arthur, işinde yaşadığı bir olay yüzünden arkadaşının ona kendisini korumak için ödünç verdiği silahla çocukları eğlendirmek için gittiği yerde yakalanır ve bunun yüzünden işten kovulur. Bu haberle sarsılıp evine gitmek için bindiği trende yine üç kendini bilmez insan ile tartışır ve kendine hakim olamayıp üçünü de gözünü kırpmadan öldürür.
Daha sonra aslında bundan zevk duyduğunun farkına varır.

Bunun verdiği hazla öz güveni yerine gelen Arthur beğendiği komşusu olan kadına bir komedisini dinlemesi için randevu verir. Komedi yaparken diğer komedyenlerin esprilerinden aldığı notlardan yardım alır ki yaptığı stand-up gösterisinin Murray Franklin'in komedi show programında yayınlanacağından habersizdir.

Eve döndüğünde annesinden Thomas Wayne'nin (Gotham kentinin belediye başkan adayı aynı zamanda Batman'in babası) öz babası olduğunu öğrenen Arthur, deliye döner.

Bunu öğrenmek için Thomas'ın evine gider. Maalesef istediği bilgiyi alamaz ve bir kez de olsun babasına sarılmak için onu takip eder. Sonunda Thomas'la yüzü yüze gelen Arthur karşısındaki söylemlerle yıkılır ve annesinin bir zaman yatırıldığı ruh ve sinir hastalıkları hastanesine gerçekleri öğrenmek için giderek aslında evlat edinildiğini ve anne dediği insanın bile öz annesi olmadığını ve küçükken istismara uğradığını öğrenir. Bu öfkeyle -peşinde olan polislerin annesine söyledikleri bazı söylemler yüzünden fenalaşıp kaldırıldığı hastaneye- annesinin yanına gider.
Odadaki TV'de Murray Franklin'in geçenlerde sergilemiş olduğu komedi gösterisiyle dalga geçmesiyle daha da deliye dönen Arthur, annesini öldürür.

Eve dönen Arthur, Murray'in Show'u için hazırlanır.
Katıldığı TV programında canlı yayında işlediği tüm suçları itiraf eder ve Murray'i öldürür. Yakalanıp, polisler tarafından tutuklanır.

Fakat dönüş yolunda çılgına dönmüş yoksul halk tarafından kurtarılır ve Joker küllerinden doğar.
Şöyle söyleyebilirim ki; Todd Phillips bile çekimler bittiğinde yılın en iyi filmini hazırladığına şaşırmıştır öyle ki Joaquin Phoenix'i Joker'e değil, Joker'i Joaquin Phoenix'e uyarlamıştır. Kaldı ki filmde Gotham şehrini gerçekten yaşıyorsunuz yoksulla zenginlerin apaçık farkını görüyorsunuz. Hiçbir masal, hikaye, roman vs. de Joker'in bu kadar güzel anlatıldığını görmedim. Tabi bunu Joaquin Phoenix'e borçluyuz. Joker'e her kamera yaklaştığında tek bir kusur göremedim. Kahkahasının altında yatan acıyı, öfkeyi, ızdırabı ve gözlerinin içindeki öfkeyi her zerreniz de yaşatıyor. O yorumsal danslar ki beni benden alan diğer ince detaylardan biriydi. Öyle itinalı ve muntazam oyunculuk ki oyunculuk demek az kalır. Sadece gözüme batan tek şey alt yazı da Joker'in ''I hope my death makes more cents than my life'' lafını ''Umarım hayatım ölümümden daha 'mantılı' olur.'' diye çevirmeleriydi. Onun dışında kesinlikle ama kesinlikle gitmenizi öneririm.
İyi geceler güzel insanlar...
#cærmen
#JOKER

Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar