1- A Beautiful Mind (2001) - Akıl Oyunları
John Forbes Nash Jr., genç yaşında geliştirdiği kuramlarla matematik dünyasının bir numaralı ismi haline gelir. Fakat kısa süre içerisinde bencilliği ve kendine olan aşırı güveni sonucunda oluşan kişisel problemleri ile baş edemez duruma düşer. Dahilik ile delilik arasındaki ince çizgide, delilik tarafına doğru sürüklenir.
Başrolde Russell Crowe ve Jennifer Connelly var; dedektif rolündeki kişiye çok dikkat edin derim, hakikaten muhteşem oyunculuklar barındıran eşsiz bir eserdir. Russell Crowe, sanıyorum bu filmle zihinlere kazıdığı ''karakter oyunculuğunu'' bir daha silemedi ki, benzeri rollerde de izledik sonrasında. Filmin gidişatı; ilk çeyreğinden sonra bambaşka bir hal alıyor, ve son çeyrekte bildiğiniz tüm gerçekleri tek tek unutuyorsunuz. Kesinlikle önerdiğim bir külttür Akıl Oyunları. Ve listemde ilk sıradadır.
2- Shutter Island (2000) - Zindan Adası
“Departed-Köstebek” ile Oscar ödülü kazanan yönetmen Martin Scorsese’in yönettiği “Shutter Island-Zindan Adası”nda, Massachussets sahili açıklarındaki bir adada suç işlemiş akıl hastalarının tedavi edildiği hastanedeki bir katilin esrarengiz şekilde kayboluşunu soruşturmakla görevlendirilen Teddy Daniels (Leonardo DiCaprio) ve Chuck Aule (Mark Ruffalo: Filmde bugünkü şöhretinde değildi kesinlikle :))) Şimdilerde Avengers'ın Hulk'unu canlandırıyor kendileri. ) adlı iki polisin baş döndüren hikayesi konu ediliyor.
Filmin çok farklı bir havası var. ''Zindan'' havasını ne derecede hissedersiniz bilemiyorum ama şundan emin olabilirsiniz ki; umutsuzluk, arayış, kaçış arzusu ve umutların bitişi nedir hepsi tek tek ustalıkla işlenmiş. Böyle bir filmde sevgili Leo oscar alamamış ama şunu temin ediyorum ki; bir kişi bu filmde Leonardo DiCaprio'yu izlediğinde büyük merak olacaktır içinde diğer performanslarına karşı. Filmin gidişatı çok gizemli, oyunculuklar muhteşem; hepsi karakter oyunculuğunu konuşturuyor, en önemlisi filmde neredeyse 20 senedir konuşulan efsanevi bir final var. Kesinlikle izlemenizi öneririm; spoiler vermeyi asla sevmem ama bu finali hiç unutamayacaksınız emin olun...
Dipnot: Film bittikten sonra, o finali görüp; izlediğiniz filmi tekrar hayal edin en baştan sona ^^
3- Oldeuboi/Old Boy (2004) - İhtiyar Delikanlı
Karısı ve bebeğiyle mutlu bir hayat süren iş adamı Oh Dae-su bir gün evinin önünden kaçırılır. Uyandığında kendini özel yapılmış bir hücrede bulur. Tam 15 yıl hapis edilen adam sonra serbest bırakılır.
Ölümler vardır, öğrenir tek tek. Ve tüm hikaye oracıkta başlar. Gözlerinden intikam ateşini hissedeceksiniz o anlara tanıklık edince; sevgili Min-sik Choi'nun performansını izlemeye başlıyorsunuz... Önüne geçilemez bir güç, iflah olmaz bir inat ve asla bir şeyden korkmayan bir adam izleyeceksiniz. Min-sik Choi'ın gerçekten tam bir karakter oyuncusu olduğuna filmi izlerken idrak etmiş, sonrasında tüm filmlerini izlemiştim; inanın pişman etmiyor. Bambaşka bir aktör.
Filmin gidişatı yer yer inanılmaz aksiyonla bezeli, yer yer tam bir dram içeriyor ve duygu yoğunluğu var. Ama filmin sonunda parmaklarınızı ısıracağınız bir final var. Ben karakter olarak; taciz, tecavüz yahut benzeri absürt mahremlere dair şeyleri filmde sevmem. Bu filmin bende bambaşka bir izlenim bırakması; olan bitenden sonra İhtiyar Delikanlı'nın aldığı tavırdır. Tüm olana karşı onun tavrına dikkat ederseniz, filmin tüm maksadını, ve derinliğini hissedeceksiniz.
4- Seven (1996) - Yedi
Cinayet masasından iki dedektif bir seri katilin peşine düşer. Bu katil, cinayetleri dünyayı yedi ölümcül günahtan temizlemek için işlemektedir. Bu günahları işleyenlerden bir liste yapan katil, kendini tanrının görevlisi sayar ve kurbanlarını acımasızca öldürür.
Başrolde Brad Pitt, filmde henüz 33 yaşında. Morgan Freeman ile inanılmaz bir polisiye ve dram filmi yapıyorlar. Aslında filmin bana göre dram kategorisinde de değerlendirilmesine sebep olan şey; başroldeki dedektifin eşinin de olaya dahil olmasıdır.
Filmin gidişatı; aslında dönemine göre normal olsa da çoğuna ağır gelecektir. İlerleyişteki esrarengizlik sizi filmde tutar, ama o final; ''tekrar izlenilesi bir başyapıtmış'' dedirtir.
5- Memento (2001) - Akıl Defteri
Film; yapım yılını baz alırsak aslında işleniş anlamında çok farklı bir yapıya sahip. Başroldeki Guy Pearce çok farklı bir aktör. Yıllar önce ilk kez bu filmde izledim ben onu. Ruhsuz, makine gibi hareket eden bir adam. Filmde başroldeki karakterimiz Leonard'ın nadir görülen, tedavisi olmayan bir hafıza kaybı hastalığı vardır. "Kaza" öncesi olayları tüm ayrıntılarına kadar hatırlayabilen Leonard, 15 dakika önce ne olduğunu, ne yaptığını, nereye gittiğini ve neden gittiğini bilememektedir. Ve film bunun üzerine devam eder. Unutmamak için ise enteresan yöntemleri vardır.
Film gidişat olarak neredeyse 20 yıllık bir eser olmasına rağmen çok sıkmayan, garip hisler uyandıran ve ''yine'' şok eden bir finali vardır. Christopher Nolan, filmin yönetmeni, sinema tarihinde yapıtlarıyla farklı kilometre taşlarına imza atmış biridir. Momento da; sonraki dönem yapılacak filmlere elbette esin kaynağı olmuştur. Benzeri ise yakın geçmişte bambaşka bir havayla çekilmiş ve benim de başka bir Bence'mde yer vereceğim; Ghajini'dir.
Dipnot: Guy Pearce 2016'da Brimstone isminde bir filmde oynamıştır. Momento'daki aciz adam; nasıl dünyanın en farklı rolüne yön verebiliyor izlemek isterseniz ve mideniz kaldırırsa öneririm :)

Bu güne değin; izlemediğim bir filmi ne önerdim, ne de bahsettim aslında. Filmler ve kitaplar hep ilgimi çektiğinden ötürü bir Bence silsilesi başlatmak istedim kendi kanadımdan. IMDb puanı belli bir skalanın üzerinde olan filmlerin büyük bölümünü izlemiş biri olarak bu ilk Bence'mden başlayarak, kategorilere ayırıp farklı dallarda farklı Bence'ler paylaşmayı ve izlediklerimi aktarmayı planlıyorum. Film adedi gerçekten çok fazla olduğu için de, ''kült'' film paylaşmak istedim ki sayıyı yarıya düşürebileyim en azından. Kült film ise; zamanında çok büyük bütçeler harcanmadan yapılmış, bazı kitlelerce gerçekten beğenilmiş, sinemaya farklı katkılar sağladığı otoritelerce kesinlikle kabul görmüş, değerleri zamanla gerçekten anlaşılmış (En temiz örneği Zindan Adası'dır) ve tabiri caizse zamanla ''değerlenerek'' sinemanın başyapıtlarından olmayı başarmış eserlerdir.
Kaliteli şeyleri okumak ve izlemek her daim edinim getirir bizlere, iyi seyirler; hayırlı geceler.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar