Her insan mantıklı mantıksız pek çok rüya görür. Kimi rüyaların bizim yaşantımıza ayna tuttuğu düşünürüz ve bazılarının öyle veya böyle gerçekleştiğini hissederiz. Rüyalar aslında sandığımızdan daha çok yer kaplıyor hayatımızda. Hatta öyle ki bazen rüyalar ve gerçekler arasında sıkışıp kalabiliyoruz. İşte tamda bu konuya dikkat çekecek bir filmi anlatmak istiyorum size: 8 Saniye!

Dizi izlemeyi sevmeyen bir insanım ama filmleri izlemeyi severim. Bir programda bu filmin varlığından haberdar oldum ve merak edip izledim. Gerçekten enteresan bir filmi. Şimdi de size bu film ile ilgili izlenimlerimi aktarmak istiyorum.
Vizyon tarihi : 27 Şubat 2015
Yönetmen: Ömer Faruk Sorak
Oyuncular: Esra İnal, Fahri Yardım, Fırat Çelik, Yılmaz Erdoğan, Sahil Kalyon vs..
Tür: Dram, Biyografik, Romantik
Ülke: Türkiye, Almanya
Film yaşanmış bir olaydan esinlenerek hazırlanıyor. Beni heyecanlandıran ilk sebep bu oldu.

Ömer Faruk Sorak, filmde Esra İnal'ın yaşamından esinlenerek bu hikayeyi filme işliyor. Filmde rüya meselelerine biraz uhrevi biraz da tasavvufi yönden yaklaşıyor. Rüyalar gerçek hayata indirgendiğinde neler olur bu filmde onu görebilirsiniz.
Film Esra isimli küçük bir kızın hikayesiyle başlıyor.

Esra çocukluğundan beri sıra dışı rüyalar gören ve bunu ailesine anlatırken, bunun gayet normal bir durum olduğunu ve rüyaların gerçek olmadığını ve bu sebeple de korkmaması gerektiği konusunda telkinler alıyor.
Esra, çocukluktan yetişkin olma sürecine kadar hep rüyalar görür ve rüyasında ona eşlik eden gizemli adamı arar durur.

Bazen bazı şeyleri yaşarsınız ve çevrenize bunları anlatamazsınız. Siz hiç sıra dışı şeyler yaşayıp bunu çevrenizdekilere anlatmayı denediniz mi?
Rüya görmenin ötesinde Esra, rüyalarında kendini oturup seyrediyor ve rüyalarını kontrol edebiliyor. Size de şaşırtıcı geldi değil mi?

Düşünsenize! Hemen hemen her gün enteresan rüyalar görüyorsunuz ve bu gördüğünüz rüyaları kendinizi yatakta görürken izleyebiliyorsunuz ve rüyanızı kontrol edebiliyorsunuz. Çok korkutucu değil mi?
Ve Esra, duvarların arkasında olan insanları görmeye başlıyor ve bu durum onu oldukça korkutuyor.

Düşünsenize, ailenizle otururken evinizin duvarın öteki tarafında olan biteni görebiliyorsunuz ama buna inanamıyorsunuz çünkü böyle bir şey mümkün gelmez size. Ama yanınızda olan insanlara sorduğunuz zaman bunun doğruluğunu duyduğunuzda, işte o an kendi içinizde delirmeniz içten bile değil.
Esra'nın bu esrarengiz durumu onun evlilik ve özel ilişkilerini ciddi anlamda olumsuz etkiliyor ve anlaşılmıyor.

Esra aşık olur evlenir ama evlilik ona iyi gelmez. Boşanır ve tekrardan hayatına bir erkek girer ve onunla da bazı problemler yaşar. Peki ya sonrası mı? İzleyin... :)
Hatta ve hatta Esra 'deli' olarak görülüp akıl hastanesine yatırılıyor.

Esra'ya doktorlar bir çeşit şizofreni teşhisi koyarak onu akıl hastanesine yatırıyorlar ama en sonunda ne kadar akıllı bir kadın olduğunu çok güzel ispatlıyor. Nasıl ispatladığını filmde izleyebilirsiniz.
Akıl hastanesinden çıktıktan sonra Esra'nın hayatında çok farklı gelişmeler oluyor ve aradığı o gizemli adamı buluyor mu dersiniz?

Film çok farklı tadı bir arada bulunduruyor. En azından ben o tadı aldım. Esra hastaneden çıktıktan sonra hayatına çok olumlu yönler vermeye başlıyor. Bunun için çabalıyor.
Bazen hayatımızda hiç istemeyeceğimiz şeyler yaşarız. Bazen bu yaşananlar bizim dışımızda gelişir. Kimi zaman da bizi korkutur. Ama her gecenin sonunda bu güneş doğar. Bu filmde de güneşin tekrar doğuşuna şahit olabilirsiniz.
Fragmanı;
Sürç-i Lisan Ettiysek Affola.
Emeğe saygı.
İyi seyirler..

Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar