13 Reasons Why isimli dizide Hannah Baker onu ölüme götüren 13 nedeni anlatıyor biliyorsunuz ki. Bir de, Hannah Baker'ın yaşamak için 13 sebebi neydi onlara bakalım!
Bu hayata sadece bir kez geldi, onu doya doya yaşamalıydı.

Başkalarının yaptığı kötülükler uğruna kendi hayatını feda etmek son derece yanlış bir davranış. Üstelik, bu hayata bir daha gelme şansımız da yok. Hannah da bunu düşünmeli ve kendi için yaşamalıydı.
Sağlığı yerindeydi ve hiçbir engeli yoktu.

Buna sahip olmayan onlarca hasta insan varken bu tutunulacak bir dal ve asla yabana atılmaması gereken bir şeydi.
Çok gençti ve daha deneyimleyeceği çok fazla şey vardı.

Evet, çok kötü şeyler deneyimledi. Ama bu hayata dair deneyimleyebileceği çok güzel şeyler vardı; üniversiteye gitmek gibi, işe girmek gibi, evlenmek gibi, anne olmak gibi. Yaşadığı şeyler ve karşılaştığı insanlar ne kadar kötü olursa olsun, bunları yabana atmamalıydı. Sadece iki sene sonra, içinde bulunduğu tüm o kötü durumlardan ve kişilerden kurtulacaktı.
Kendi geleceğini planlama şansı vardı.

Her şey ne kadar kötü olursa olsun kendini üzen şeylerden uzak durabilir ve geleceğini kendi planlayabilirdi. Böylece, istediği her şey olabilirdi. Bunu içten içe kendi de biliyordu ve sadece buna bile tutunsa hayatı bambaşka olabilirdi.
Özünde yaşamayı seviyordu.

Yaşamayı seviyordu, hayalleri de vardı, sadece içinde olduğu zamanı ve durumu sevmiyordu. Geleceğe dair kurduğu tüm hayalleri ve yaşam enerjisini aşağı çekip hayatını bitirmek yerine inatla sevdiği hayat için yaşamalıydı.
Onu çok seven ve onun için her şeyi yapmaya hazır bir ailesi vardı.

Hannah etraftaki kişileri o kadar önemsedi ki, esas önemli olanları yani onu çok seven ailesini unuttu. Ölmek yerine başına gelenleri ailesiyle paylaşmayı ve birlikte çözmeyi deneseydi her şey çok farklı olurdu. Çünkü, ailesinin biricik kızıydı, gidişi sadece kendini değil, ailesini de bitirdi.
Sosyalleşmek için yazmaya devam edebilirdi ve bu konuda çok yetenekliydi.

Tamam orada kötü bir olay yaşadı, ama yazmak onun en sevdiği aktivitelerden biriydi ve modunu yükseltiyordu. Sırf kötü niyetli biri onun şiirini paylaştı diye yazmayı ve şiir kulübünü bırakması gerekmezdi. Eğer yazmaya devam edip kendini ifade etmeyi sürdürseydi kendini bu kadar kötü hissetmezdi ve şiirlerinin beğenilmesi de onu motive ederdi. Bu şekilde, bir topluluğun bir parçası olacak ve yalnızlık hissine kapılmayacaktı.
Hiçbir seçeneği olmadığını düşünse de, istediği zaman okul değiştirme şansı vardı.

Eğer yaşadıklarından bahsetse, ailesi okul değiştirmesine destek olurdu ve yeni okulunda yeni bir başlangıç yapabilirdi.
Hiç arkadaşının olmadığını söylese de, onu düşünen Tony vardı.

Hannah için gerçek bir dosttu ve her daim onun iyiliğini isteyen biriydi. Ölümünden sonra bile Hannah için sadık bir dost olmaya devam etti. Yani, Hannah sandığı kadar yalnız değildi. Bir insan ölümünün kimseyi üzmeyeceğini düşünse de, ölmeyi seçtiğinde onun için üzülecek kişiler mutlaka vardır.
Çevresinde ona kötü davranan kişiler dışında arkadaşlık edebileceği kişiler vardı.

Tony'nin dışında okulunda hiç konuşmadığı ama konuşsa anlaşabileceği kişiler vardı. Sorun yaşadığı kişiler aynı arkadaş ortamındaydı ve Hannah inatla o çevreye dahil olmaya çalıştı. Bunun yerine başka insanlarla arkadaşlık etmeyi deneyebilirdi.
Ona aşık olan bir Clay ve ondan gerçekten hoşlanan Zach vardı.

Dizi boyunca Hannah'ın ölümü ile hayatı altı üst olmuş bir Clay gördük. Clay ona gerçekten aşıktı ve Hannah'da Clay'i seviyordu. Eğer ölmek yerine Clay ile olmayı seçse çok mutlu olabilirdi. Ayrıca, Hannah her ne kadar Zach'in kendini incitmek istediğini ve duygularını önemsemediğini düşünse de olay sandığı gibi değildi ve Zach onu asla kasten incitmedi. Üstelik Hannah'ın ona yazdığı mektubu asla atmadı. Aslına bakarsak, Zach'e karşı kaba davranan Hannah olmuştu. Hannah her ne kadar aksini düşünse de, Zach ve Clay'e bakarak söyleyebiliriz ki her erkek ona kötü gözle bakmıyordu.
Onu yargısız infaz eden insanlarla ve ona iftira atanlarla mücadele etmek için yaşamalıydı.

İnsanların her dediğini içselleştirmek yerine onlarla mücadele etmeliydi ve kendi hakkında yalan söyleyen kişilerin gerçek yüzünü ortaya çıkarmak için yaşamalıydı. Gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkacağını asla unutmamalıydı.
Hepsinden önemlisi, adaleti sağlamak için yaşamalıydı.

Bryce gibi bir tecavüzcü varken ölmek Hannah'a yakışmadı. Sadece adaletini sağlamak için bile yaşaması ve Bryce'ın cezasını çektiğini görmesi gerekiyordu.
Unutmayın, yaşamak için her zaman nedenleriniz vardır ve ölüm asla bir seçenek değildir.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar