Samoa kültürüne göre, kız çocuk sayısının yetersiz olduğu aileler erkek çocukları arasından birini seçerek ev işlerine yardım etmesi için kız gibi yetiştiriyor. Bu kişilere de Fa'afafine deniyor. Samoalı ailelerin yüzyıllardan beri başvurduğu bir gelenek bu. Geleneğe göre erkek çocuklarından birini temizlik, çocuk bakımı, bulaşık ve yemek pişirme gibi ev işlerinde kullanmak için onları bir kadın gibi yetiştiriliyor. Samoalı aileleri buna iten ana sebep ise ailelerindeki doğan kız çocuğu sayısının erkeklerinkinden sayıca az olması. Yani Fa'afafine'ler gelişim dönemlerinde buna dair bir zorlamaya maruz kalıyorlar.
Erkek çocuklarını kız gibi yetiştiren Samoa kültürü hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bence okadar da saçma değil. Asıl saçmalık Nijerya, Mısır, Sudan gibi ortadoğu ülkelerin de sünnet edilen kadınlar, kız çocukları. Ama nedense onlar bu haber gibi büyütülmedi, "çok büyük saçmalık" diye nitelendirilmedi.. Bir erkeğin kadın gibi yetiştirilmesi kadar ayiplanmiyor.. Nevar bunda? Erkek çocuğu olunca başı gökler de dolanan gelenekçilere aşinasınız tabi, erkek çocuğunu kız gibi büyütmek çok ayıp geliyor.
Bu normal bir durum mu, hayır. Fakat gelenek diye öylesine daha acı ve şaşılacak hikayeler var ki, bu hiçbir şey.
Bence Türkiye’de uygulanan erkek sünnetinin Nijerya, Sudan gibi ülkelerde uygulanan kadın sünnetinden de farkı Yok. Ama toplum olarak o kadar benimsemişiz ki farkında değiliz. Aynı şey bu adamlar içinde mevcut demek ki.
Kesinlikle.. Müslüman kesim tarafindan erkeklere uygulanıyor olması, enaz bunun kadar hüsran.
Fakat saydığım ortadoğu ülkeleri için de, kadınlara uygulananla, Türkiye'deki erkek sünneti arasında öylesine fark var ki.. Burda erkek yüceltilerek bu işlemi görüyor. Orda bu kadınlara yönelik tamamen hakaret ve aşağılamadan ibaret..
Birazdan bir makale bırakacağım, okursanız bu anlamamız için yeteri kadar açık olacaktır..
"Üç yaşında küçük bir kız çocuğuyken bir sabah anneniz sizi apar topar uyandırıp evden çok uzakta kimsenin olmadığı bir araziye götürüyor. Nemrut suratlı yaşlıca bir kadınla buluşuluyor, kadın pis bohçasından paslı bir jilet ya da kırık cam parçası çıkarıyor..—. Anneniz bacaklarınızı ayırıyor ve sünnetçi kadın klitorisinizi kesip, sadece çişinizi yapabileceğiniz şekilde bir açıklık bırakarak vajinanızı boydan boya hasır bir iple dikiyor. —Şanslıysanız, hayatta kalıyorsunuz. Eğer değilseniz kan kaybı veya enfeksiyondan ölüyorsunuz.
Afrika’da kadın olmak için bir bedel ödemeniz gerekiyor. Hiçbir şeyden haberinizin olmadığı ve savanlarda hayvanlarla oynayarak geçirdiğiniz mutlu çocukluğunuzun ortasında sizi hiç istemeyeceğiniz bir acıya ve hayatınızın sonuna kadar taşıyacağınız bir yaraya mahkum ediyorlar. Kadın (!) olmak için kadınlığınız elinizden alınıyor.
Afrika’da ve bazı Ortadoğu ülkelerinde her yıl 3 ila 12 yaş arasında milyonlarca küçük kız çocuğu bu vahşete maruz kalıyor. Genel olarak müslüman Afrika ülkelerinde gözlemlenen bu ritüel, kızlıktan kadınlığa geçmenin ve gerçek bir kadın olmanın değişmez şartı. Erkek egemen toplumun dayattığı, fakat kadınlar arasında sessiz sedasız halledilen bir pratik. Sünnetli kadınlar, —hayatları boyunca regl dönemlerinde ve cinsel ilişki sırasında dayanılmaz ağrılar çekiyor. —Sünnetsiz kadınlar ise kabilelerine ve soyadlarına ihanet etmiş sayılıyor, dolayısıyla aile tarafından reddediliyorlar. —Hayat kadını veya fahişe statüsünde kabul edildikleri için asla evlenemiyor ve her türlü sosyal grubun dışında kalıyorlar. —-Bu duruma düşmekten ve ‘kirli’ adledilmektense yüzyıllardır anneler, kendi elleriyle küçük kızlarının çığlıklarını duymazdan gelerek onları sünnet ettiriyor. İffetli birer kadın olabilmeleri için..
Peki kadınların sünnet edilmesinin geleneksel nedenlerinin yanında sosyolojik sebepleri de yok mu? Tabii ki var. Sünnetli kadınlar, klitorisleri olmadığı için hiçbir zaman haz duyamıyor. Bu da kadını cinsel açıdan nötralize ediyor ve sadece bebek yapan bir makinaya dönüştürüyor. Ayrıca dikişi genişlememiş veya açılmamış kadının bekareti, dışarıdan bakıldığında kolayca anlaşılıyor. Dolayısıyla bu ritüelin, bir nevi ‘bekaret kontrol mekanizması’ olduğu da söylenilebilir. Yani Türkiye’deki gibi işi şansa bırakmamışlar. Belki kızlık zarı geridedir, esnektir, doğuştan yoktur gibi durumları düşünmelerine gerek bile yok. Kadın dikiliyse, tamamdır. İlk sünnet vakasının milattan önce Mısır’da bir mumya üzerinde gözlemlenmiş olması, geleneğin ne kadar uzun süredir devam ettiğini kanıtlıyor. Yüzyıllardır var olan bu geleneğin İslam’la hiçbir ilgisinin olmadığını söyleyen din adamlarına rağmen, her gün 8 bin kız çocuğu sünnet ediliyor.
Erkek demek ev işleri hakkında zırnık bilgisi ve ilgisi olmaması demek değildir. Aynı şekilde kadın demekte ev işlerinden sorumlu bakan demek değildir. Öncelikle bu geri zihniyeti yıkmak gerek , hangi kültürde olursa olsun. Erkek - kız ayrımı yapmadan ev işleri hakkında bilgi sahibi bireyler olarak yetiştirmek isterim evlatarımı ki ileride bir evin sorumluluğunu alabilsinler , eşlerine her konuda yardımcı olabilsinler , hayatın müşterek olduğunu, kadın- erkek ayırt etmeksizin bilgi sahibi olabileceklerinin bilincinde olsunlar.
İyi de ev işlerini sadece kadın mı yapıyor? Erkek olarak kalıp da yemek vs yapabilirler, erkek aşçılar vs var biliyoruzki, veya çok hamarat erkekler de oluyor ama cinsiyetlerinden vazgeçmiyorlar.
südyen giydirmelerine kendilerini kadın gibi hissettirmelerine ne gerek var ki yine erkek olsunlar ama ev işleri öğretsinler. Çocukları bozmalarına ne gerek var çok saçma
Kadın evde iş gücü olarak görülüyor. Çoğu iş kadın işi olarak biliniyor. O sebeple bunu yapıyorlardır. oysaki aile olarak iş bölümü ve yardımlaşmayı zor görmeseler erkeklerde kadınlaşmak zorunda kalmaz
Neden temizlik yapmak için illa kadın mı olmak gerekiyor. Her iki cinsiyette gayet temizliğinide yapar yemeğinide yapar. Herkes eşittir erkeği kadını yoktur.
Kısa ve net kısa ama aslında uzun aşırının ne boyutlarda olabileceğini herkes görsün.. büyüdüklerinde kadınlara kendileride bir kadınmış gibi davranırlar.. erkeklere yavşarlar. saçmalıyorlar çünkü ailelerinden böyle görmüşler yok edilmesi gereken bir kültür..
En İyi Cevaplar