"... Keşke yaşarken tanışmış olsaydık. Yazık. Çok yazık. Gerçekten bana hitap eden bir martıydı. O martıyla arkadaş olmak isterdim. O martıyla uçmak isterdim. O martıyla vapurların peşine takılıp dans eder gibi sağa sola süzülmek isterdim. O martıyla sırf insanlar mutlu olsun diye, karnımız tok olduğu halde atılan simit parçalarını yemek isterdim. O martıyla çatılara tüneyip gün ağarırken ortalığı velveleye vermek isterdim. O martıyla gökyüzünün sessiz maviliğinde bir metronom çubuğu gibi alçalıp yükselmek isterdim. O martıyla deniz fenerlerinin üstünde döne döne uçmak isterdim. O martıyla köpüren dalgaların arasında evimizdeymiş gibi rahat ve telaşsız gezinmek isterdim. O martıyla akşamüstleri dalgakıranlara konmak ve geçip giden günleri düşünmek isterdim. O martıyla yağmura bakmak ve hayatımızdan sessiz sedasız çıkıp giden insanları özlemek isterdim. O martıyı öpmek isterdim, O martıyı öpmek isterdim dostum."
Ben atmam. Şahsen bana kötü bir davranışmış gibi geliyor. Denizi kirlettiğimi düşünürm ki yakalayamazsa suyun içine gider sonuçta o zaman da hiçbir işe yaramaz.
Ben kediye süt vermeyi severim. Çok sevimliler
5
4 Yorumla
Soran
+1 yıl
Denize giden ekmek, yemek vb. yiyecek seyler denizi kirletmez, onlarıda balıklar yer.
kadıköy sahilin de hemen hemen çokça sık yağtığım ama insanın üzerine hücum ediyorlar :) hani bunlar etçildi tek simit yiyen martılar bizim İstanbulun martıları :)
1
3 Yorumla
Soran
+1 yıl
Vapurda rüzgara karşı olduğundan hücum edemiyor gerçi. Misafir umduğunu degil bulduğunu yer :)
Üzerine vazife olmayan şeylere burnunu sokma, bu tip şeyleri hiç sevmem. Efendi gibi cevaplayaksan sorum burada, cevapla git. Yaşama hakkım olup olmadığını senden öğrenecek değilim, kizdirma beni. Hadi şimdi güle güle..
En İyi Cevaplar