Geceye bir şeyler armağan eder misiniz, şiir, şarkı... ?

Baktım rüzgârsın sen

Baktım çamaşır ipini zorluyorsun

Hepimizin derdi güzel yaşlanmak sevgilim

Baktım bir kitabın sayfalarını çeviriyorsun

Ayağına terlik giy

Bildiğimiz şeylerin taşında yalınayak geziyorsun.

Biz satranç oyuncusuyuz sevgilim

Üzerimizde kara bir leke biz satranç oyuncusuyuz inanmıyoruz ceketlere düğmelere

İnanmıyoruz takvimleri savurarak gelen geleceğe

İşte yitirdik bütün taşlarımızı darmadağınık oyun tahtası

Bir tek şahımız duruyor sevgilim, o da evli, iki çocuk babası.

Kelimeler önümüze çıkıyor sevgilim

Uykumuzu bölüyor buradan çocukluğumuza kadar buradan çocukluğumuza kadar bir telaş

İçi boş kuşları kovalıyoruz ve bir sebep arıyoruz

Herkese küsmek için hemen o cumartesi buluyoruz, hemen o pazar

Yaşamak çukur yerlere doluyor diyorlar

Bu yüzden yıkıntıya dönüşse de yaşıyormuş insan

Ama hep yıkıldığımız yeter sevgilim, biraz da kekik toplayalım

Kıymetini bilmediğimiz şeyler var.

Yaşamak bir at gibi huysuzlanıyor kapımızda sevgilim

Geçen günlere üzüldük tamam yola düşelim

Düşünelim: başka günlerin duvarı daha sağlam

Düşünelim: başka günlerin sokağı daha neşeli

Başka evlerin kadınları erkekleri tam bir kahraman

Tül perdeler uçuşurken başka evlerin pencerelerinde

Bizi bir kitabın sayfaları arasında kurutuyor zaman.

Ama baktım sen rüzgârsın sevgilim

Kitapları bir başından bir sonundan okuyorsun

Başucumda bir bardak su

Beni başucumda bir bardak su gibi avutuyorsun.

Geceye bir şeyler armağan eder misiniz, şiir, şarkı... ?
Cevapla