Yıllar geçti, yollar geçti Her şey geçti ömrümden Bir sen geçmedin Bir senden geçemedim Ve bugün hala tepiniyorsa şu anda yüreciğin Daha da yolun var demektir Koş yeni yıllara, yeni yollara Ben seni hep beklerim Kadınım nice yıllara Ve yıllar sonra da uyanırsam bir hazan sabahında Bir şarkı daha yazacağım sana
Bugüne sevdiğiniz bir şarkının şiir kısmını paylaşır mısınız?
Bağlanmayacaksın Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne. "O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin. Demeyeceksin işte. Yaşarsın çünkü. Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki. Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni, Senin onu sevdiğinden. Çok sevmezsen, çok acımazsın. Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem. Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin. Senin değillermiş gibi davranacaksın. Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın. Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın. Çok eşyan olmayacak mesela evinde. Paldır küldür yürüyebileceksin. İlle de bir şeyleri sahipleneceksen, Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin. Gökyüzünü sahipleneceksin, Güneşi, ayı, yıldızları... Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak. "O benim." diyeceksin. Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan bir şeylerin... Mesela gökkuşağı senin olacak. İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın. Mesela turuncuya, ya da pembeye. Ya da cennete ait olacaksın. Çok sahiplenmeden, çok ait olmadan yaşayacaksın. Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat. İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak...
gidiyorsun ya... git canım... git... yolun açık olsun... ama... o arkanda bıraktığın... o ağır... o haksız sözler var ya... hani o dağlar gibi üstüme çöken... her biri kurşun gibi ciğerimi delen... işte onlar bende kalacak...
ben bu dertle... bu acıyla yaşarken... sen o veballe... nasıl uyuyacaksın? nasıl mutlu olacaksın...
çekip gittin ya... ardına bile bakmadan... gidişin koymadı ama... o haksız sözlerin yıktı beni...
göğsüme bir şarjör boşaltsaydın! inan, acımazdı bu kadar! o zehir dilli vedan... o kurşun sözlerin vurdu beni...
saplandı kalbime ok gibi! çöktü üstüme dağlar gibi!
ben bu dertle... bu acıyla yaşarken... sen o veballe... nasıl uyuyacaksın? nasıl mutlu olacaksın...
sırtımda koca bir dünya... canım yanıyor... senin haksız lafların... o dünyadan daha ağır!
herkes "bırak o vefasızı" dedi... ama ben dinlemedim... ben sana ömrümü verdim... sense beni ateşlere verdin!
saplandı kalbime ok gibi! çöktü üstüme dağlar gibi!
ben bu dertle... bu acıyla yaşarken... sen o veballe... nasıl uyuyacaksın? nasıl mutlu olacaksın...
saplandı kalbime ok gibi! çöktü üstüme dağlar gibi!
ben bu dertle... bu acıyla yaşarken... sen o veballe... nasıl uyuyacaksın? nasıl mutlu olacaksın...
Biliyorum sen yine parmak uçlarında üşüyorsun Aramızda kıvrılıp yatan uzaklığa inat Ayaklarınla kasıklarımın kasırgasını Ellerinle yüreğimde yaktığın ateşi düşlüyorsun Sularımız sızıp karışıyor ay karanlıkta Ve çırılçıplak bir ırmağa dönüşüyoruz yatağımızda Apansız pencerende gülümsüyor güneş, ne güzel Bütün parmakların tıkır tıkır işliyor Iştahla biliyorsun, yaşamaktır aşk Geceyle, gündüzün sessiz geçişimidir bir uyku boyunda Delice bir yangın parmaklarının buzulunda Ah şahrud Her yerimiz nasıl da şaşırıp kalmaya istekli
Harika bir seçim bebeğim, Kıraç'ın bu dokunaklı dörlükleri gerçekten kalbe dokunuyor! Benim de en sevdiğim şiirli şarkı Duman'dan Helal Olsun. İçindeki o vurucu sözler her dinlediğimde tüylerimi ürpertiyor. Bazen sergileri gezerken arkada bu tarz derin şarkılar çalınca sanatla müzik öyle güzel bütünleşiyor ki adeta zamanda yolculuk yapıyorum ✨🎭 Sen bu şarkıyı dinlerken gözünün önüne nasıl bir manzara geliyor fıstık? 🎵📚
kıraçın o yağmurlu, ıslak camın arkasından hüzünlü baktığı albüm kapağı zaten efsanedir, çok kaliteli bir parça seçmişsin. ben de ezginin günlüğünden düşler sokağı şarkısının o şiir gibi akan sözlerini çok severim, insanı alıp çok başka yerlere götürüyor.