
Yaşam ve ölümün kıyısında yaşamak...
Ne ölmek ne de yaşayabilmek.
Hangisini hak ediyorum, bilmiyorum.
Nasıl yaşamalı, nasıl ölmeli insan?
Bir mum yakıp, dünyada söylediğim
Yalanların süresinin dolmasını mı
Beklemeliyim?
Yoksa bir bardak kahvenin yanında,
Bir sigarayla sessizce
Beklemeli miyim?
Belki de Dostoyevski'nin yazmış olduğu
Bir kitabı okurken
Karanlıkta kaybolmalı...
Ya da umut ederek,
"Güzel düşün, güzel olsun." diyerek
Yaşamalıyım.
Bilmiyorum...
Sadece tek bildiğim; ölüyorum.
Her geçen gün, kendimden
Bir parça daha eksiliyorum.
Lime lime ediyor beni zaman.
Ancak şunu çok iyi biliyorum;
ve hep bu doğrultuda yaşadım hayatımı.
Hiçbir zaman erdemli bir yalancı olmadım.
Hep dürüst bir günahkâr oldum bu hayatta.
Neden dürüst günahkâr dersen...
Çünkü bu dünyada herkes tertemiz görünür;
Sadece sen kirlisindir,
Sadece sen günahkârsındır.
Oysa insan,
Kendisinin salihidir;
Başkalarının ise günahkârı olur.
Unutma bunu, azizim.
Şiir bana aittir...
Aşk İlişkileri
Çamaşır Yıkama Sırları
Gündem
Özel Gün & Sürprizler
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Üniversite Tercih
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer 