Haksız bir hükme boyun eğmek o haksızlığı onaylamak mıdır yoksa o hukuki düzene duyulan saygının bir göstergesi mi?

Haksız bir hükme boyun eğmek o haksızlığı onaylamak mıdır yoksa o hukuki düzene duyulan saygının bir göstergesi mi?

Atina mahkemesi Sokrates’i "gençlerin aklını çelmek ve tanrılara karşı gelmek" suçuyla ölüme mahkûm ettiğinde, arkadaşı Crito hücresine gelerek kaçması için her şeyin hazır olduğunu söyler. Ancak Sokrates, hayatı boyunca yasalara ve kendi ilkelerine sadık kalmış biri olarak, yanlış bir kararla da olsa verilen bu hükme uymayı seçer. "Kaçarsam hayatım boyunca savunduğum tüm felsefi ilkelerin bir yalan olduğunu itiraf etmiş olurum." der.

​Sizce Sokrates kendi doğrularını korumak için ölümü seçerek bir ahlaki zafer mi kazandı yoksa sadece kendi ilkelerine aşırı bağlı bir tutum mu sergiledi?

Sokrates'in yaptığı aslında pasif bir direniştir. O, kaçarak yasadan kurtulmak yerine yasayı uygulayanların karşısına kendi dürüstlüğüyle çıkarak onları ahlaki olarak mağlup etmiştir.

Peki sizce bir bireyin kendi içsel doğruları mı yoksa toplumun koyduğu yasalar mı daha belirleyicidir?

Haksız bir hükme boyun eğmek o haksızlığı onaylamak mıdır yoksa o hukuki düzene duyulan saygının bir göstergesi mi?
Cevapla