Geçmişin hüznü mü, geleceğin umudu mu?

Hatırlıyorum, adım adım yürüdüğüm o yolların minik çiçek bezelerini. Her nefes alışımda içime dolan yarının düş kokusunu. Bir yanım eskimiş, kenarları sararmış ve biraz da yırtılmış o fotoğraf parçasında; bir yanım henüz çekilmeyen o fotoğraf karesinde. Ve ben oyum, geçmişte de gelecekte de parçası olan. O zarif, boylu boyuna uzanmış o köprü, benim.

Geçmişin hüznü mü, geleceğin umudu mu?
Cevapla