Kasvetli bir pazar gününe yeni yazmış olduğum kasvetli küçük iç döküş ve şiir sizce nasıl olmuş?

Kasvetli bir pazar gününe yeni yazmış olduğum kasvetli küçük iç döküş ve şiir sizce nasıl olmuş?

Günlerden hangi gün bilmem açıkçası. Senin beni terk edip bırakıp gittiğin günden beri günleri, ayları ve yılları saymayı bıraktım. Ben senin beni bıraktığın o yerde kaldım. Aklım, düşüncem, hayallerim; aklına gelebilecek her şeyim seni düşünüyor. Özlüyorum değil bu, bu özlemin de ötesinde bir şey. Anlıyor musun beni Zümrüd-ü Ankam? İçimde sıkışıp kalmış şu yalnızlık senfonisi, kimsesizlik korosuna bir bak. Ne yediğim yemekten zevk alır oldum ne de içtiğim sudan. İçime çektiğim şu nefes bile nefessiz bırakıyor beni sanki. Saçlarım karadan beyaza döndü. Kendimi sigara ve kahveye verdim, içtim içtim durdum. Sanki sigaradan çıkan dumanlar içimdeki o bütün yalnızlığı alıyormuş gibi hissettim, ahmakça. Ben senden önce vardım, senin ile daha da vardım ama şu an yokum. Kayıbım. Bir labirent içinde dolanıp duruyorum. Çaresizim, acizim. Bütün bunlar sana değil, lütfen beni yanlış anlama. Sana olan aşka ihtiyacım var benim. Zira ben bugün onu da son yolculuğuna uğurladım. Farklı duygular içinde kalarak, farklı farklı tarif ettim seni ve sonunda onu da bugün son kez uğurladım. Ne sen kaldı artık içimde ne de bende ki sen. Sadece hiçlik kaldı. Artık ben ne birisiyim ne de sen birisi. Ben No one’ım, sen ise hiç kimse. Son kez şöyle bir şiir ile veda etmek istiyorum sana.

Çok seven kayıp edermiş, öğrendim
Az seven için çekip gitmek kolay
Çok seven için kalmak zormuş, anladım
Sen gittin, ben kaldım

Yalnız bir şekilde kimsesiz kaldım
Yalnızlık içinde sen olmak varken
Sen beni ben olmaktan bile alı koydun
Ne eski benim artık ne de sen

#KültürveSanat #NoNexco #BendekiSen

Kasvetli bir pazar gününe yeni yazmış olduğum kasvetli küçük iç döküş ve şiir sizce nasıl olmuş?
Cevapla