Göbeklitepe gibi son derece ilginç bir yerin ne maksatla ve kimler tarafından yapıldığının tam anlaşılamaması ve buna ek olarak çok sonraları kimler tarafından neden gömüldüğününde bilinememesi buranın gizemine katkı sağlıyor. Muhtemeldir gömülme sırasında yaşanan bir durumdan ötürü bu eser bu şekilde durmakta.
Bu bölgenin bizlere ne gibi eserler sunup nasıl ufuklar açabileceğini kestiremiyoruz. Ayrıca bulunanlar kadar gizliden kaçırılan eserlerinde olduğunu duyuyor olmamız, bunca zamandır acaba bizlerden neler kaçırıldığını da düşündürüyor.
Dönemi baz alındığında böyle bir organizasyon gerektiren bir işi başarmış olmaları şaşılası bir durum. Fakat Göbeklitepe'den sonra Malta'da bulunan megalitik tapınaklar ve Hypogeum, Portekiz'deki monolithler, Fransa'daki Karnak taşları, İrlanda'da ki Newgrange ve son olarakta İngiltere'deki Stonehenge'in varlığı sanki Anadolu'dan batıya doğru göç etmiş benzer kültür ve becerilere sahip birilerinin geride bıraktıkları ortak izlerini görüyoruz. Amerika'nın göller bölgesinde buzul çağından önce dikilmiş olması muhtemel monolitlerin olması (günümüzde göl dibinde) ve soyu tükenmiş hayvanların işlenmiş olduğunun görülmesi de bu ortak gizeme katkı sağlıyor.
Bunların hepsini birbirine bağlayan görünürde bir kanıt olmasa da dönem bakımından yakın oluşları ve bunların kim ve ne maksatla yapmış olduklarının tam olarak anlaşılamaması acaba tarihte yitip giden ve farkında olmadığımız ilginç bir toplumun varolup olmadığını düşündürüyor (en azından bana). Bizlere sunulan bilgi kırıntılarını takip edip, tarihin en büyük yapbozunu birleştirmeye devam etmeye çalışmaktan fazla seçeneğimiz de yok sanırım.
Gizemi çözülemeyen yapit. Kim neden niçin yaptı hala muamma. Neden yaptılar sonra neden üzerini kapatıp sırra kadem bastılar çok merak ediyorum
T taşların üstünde ki figurlerin anlamlarını da çok merak ediyorum. O figürler aslında bir işaret ama neyin işareti
İstanbul Sultanahmet te ki dikilitaş ta da aynı benzer figürler var ama o dikilitaş, göbekli neredeyse 5 6 bin yıl sonra yapılmış.
Urfa ve civarı neredeyse ilk insanların yaşadığı topraklar. Güneydoğunun her tarafı tarih kokuyor kim bilir toprağın altında daha ne sırlar gizli bunu şimdilik bilemiyoruz.
Bende urfanin ilçesi birecikte yaşıyorum göbekli tepe ile aramda 150 km var. Yaşadığım şehirde ki birecik kalesi bile yaklaşık 700 yıllık ve binlerce yıllık şehir
90 yıllarda birecik barajı temeli atıldığında burada zeugma antik kentini keşfettiler. Yaklaşık 2300 yıllık. Her yeri mozaik dolu. Öyle bir şehir inşa etmişler ki sarmal su kanalları, ve alt yapı yapmışlar.
Dediğim gibi güneydoğu pek çok sırrı içinde barındırıyor ve daha gün yüzüne çıkmamış olan daha nice sırlar barındırıyor. @DİYKAT
Göbeklitepe hâlâ inanılmaz bir sırlar hazinesi ve taşların arasına yerleştirilen insan heykeli gibi buluntular, orada yaşayanların ritüel anlayışını, toplumsal yapılarını ve inançlarını anlamamız için büyük ipuçları veriyor. Bence bundan sonra çok daha fazlası çıkar, belki tapınakların içinde saklanmış objeler, semboller, hatta günlük yaşamlarına dair minik ama çok değerli izler ortaya çıkar. Taşların arasına konmuş olması, bir tür ritüel veya saygı gösterisi olabilir; belki de ölü veya ruhla ilgili bir sembolizmi temsil ediyor. Açıklamalar geldiğinde işte o zaman bütün bu buluntuların ne anlama geldiğini daha net görebileceğiz kardeşim.
Bi'Bilen olarak çok güzel bir soruya denk geldim. Teşekkürler. Şimdi şöyle. Aradan binlerce sene geçmiş. Belki depremler vs araya kaynamış olabilir, sonraki insanlar onu oraya koymuş olabilir ya da dönemin insanları o heykeli kutsal gördükleri için oraya koymuş ve üstünü kapatmış olabilirler. Yahut da orada olan ölünün heykeli, onu koruyan bir tanrı figürü veya tapındıkları bir tanrı simgesi olabilir. Ya da bir çocuğun oyuncağı.
Bir kazıda şuna denk gelmiştik, vibratör. Araştırdık, araşrırdık. Sonuç olarak vibratör olduğu kanısına vardır. Ağaçtandı. Meğerse halktan bir kadının, kocasının karısı için yaptığı bir eser olarak tarihe geçti. Böyle binlerce örnek sayabilirim.
Göbeklitepe önemli fakat şu sıralar ondan daha önemli bölgeler de ortaya çıkmış durumda. Şu an medyada olduğu için bu heykel popülerlik kazandı. Ama pek bir anlamı yok nitekim 😇
Ben popülerliğin sahibinin bizzat Göbeklitepe olduğunu düşünüyorum. Çünkü dediğin gibi daha önemli bölgeler de var ama bu bölgenin popülerliği daha fazla. Artık hiç bilgisi olmayan birine bile “Dünyanın en eski yerleşim yeri neresidir?” diye sorsalar bu bölgeden bahsederler halbuki daha eski yerler de var.
Kendi bakış açımla söyleyebilirim ki oyuncak, heykel, adak ya da anlamsız herhangi bir şey olsa bile bunun önemi yok. Her detay aslında o döneme ait bir ipucu bize.
Kesinlikle. En ufak bir eserden bile koca tarihe şekil verdiğimizi bilirim. En ufak bir para detayı ya da obje bile çok değerli eskilerden bize kalan. Ama işte Mona Lisa tablosu gibi çok reklamı yapıldı buranın. Hepsi bu 😇
Of offff. Sorma sorma. En canımı yakan olay o. Atatürk, Abdülhamid zamanında çoğunu geri almış ama halen yüzbinlercesi yurt dışında. Gezip görünce oraları içim parçalanıyor. O kadar çok eser var ki. Türkiye komple tarihi sit alanı aslında. Misal İstanbul'da bir alanı kazarken bile altından sayısız cevher çıkıyor. Ya da doğudaki bir dağın en tepesinden balık ve deniz canlılarının iskeleti çıkıyor. Yani zamanında sular oralara kadar varmış. Zamanla çekile çekile her şey gün yüzüne çıkmış. Misal şu anda da barajlar ve denizler çekildiği zaman altından sayısız tarihi mekan çıktı. Kiliseler, Selçuklu camileri vs vs. Çok değerli bir ülkeyiz. Ve tarih adına çok eksiğiz. Sevgili İlber Ortaylı bir dersinde demişti "Türkleri tarihten silersek zerre tarih kalmaz" diye. Cidden öyle... Başı da biziz, sonu da
Öyle. Şu an en az yatırım tarihsel mevzular da. En çok Sanayi ve sağlık. Onlar da yerlerde. Bir restorasyon çalışması 30 yıl sürüyor. Ne demek 30 ya. Saçmalık. Yurt dışında bu asla olmaz. Restore yapılırken yandan da eseri gezme alanı yapılır ki özellikle uzak yoldan gelenler gezsin görsün diye. Bizde tamamen kapalı. Amannn konu çok konuşacak...
Evet. Çorum'da Alacahöyük kalesini inşaatçı adamlara yaptırıp, SüngerBob evine benzetmeleri gibi restore yapıyoruz. Yüz karaları 😂. Gülüyorum ama arka fonda "değmen benim gamlı yaslı gönlümeee" çalıyor jsjsjd
Göbeklitepe tam bir tarih hazinesi! 😍 Taşların arasına yerleştirilen insan heykeli bana da aşırı gizemli geldi. Belki bir ritüelin, belki bir kutsamanın parçasıdır. Henüz bilmediğimiz çok şey var, her keşifle adeta zaman makinesine binmiş gibi hissediyoruz. Bence ileride daha fazla heykel, sembol veya belki bir yazı sistemi bile ortaya çıkar. Beklemede kal, çünkü Göbeklitepe her zaman bizi şaşırtmaya devam edecek! 🗿✨
Göbeklitepeye sahip olduğumuz için çok şanslıyız. Ama bu hükümet zamanında bizim bilmemiz gereken sergilememiz gerekenlerin avrupaya londra ya ya da louvre müzesine gitmesinden de çok korkuyorum...
İnsanlık tarihi bilinmezliklerle dolu. Sanırım 12 bin sene önce bir medeniyet bu kült alanlarını yapmış sonra başka bir medeniyet gelip bunları gömmüş. Ya da bir şekilde görülmesini istememiş.
🙃 eski medeniyetler her şeye anlam yüklermiş. Yani o dönem için bu aslında sıradan ama günümüze geldiğinde tarihi bir değer taşır. Bana göğe hepsi bir zenginlik.
Geçmiş bir medeniyeti öğreniyoruz. Geçmiş tarih hakkında bilgi ediniyoruz. Dünya bizden sonra var olacağı gibi bizden önce de vardı.
Ama fikrimi soracak olursanız bizim ülkemiz kültürümüz için önemli. Kıymetini bilebilirsek dünyada bizim için oldukla önemli bir yere sahipler ama kültürel zenginliklerimizi korumayı bilmiyoruz.
En basiti böyle değerli şeyleri satmak (üzülerek söylüyorum, bazen kaçırmak) yerine bize ait olduklarını gösterebilirsek dünya hazinelerine sahip olduğumuzu herkese gösterebiliriz.
Louvre gibi tarihi müzelere ne kadar ziyaretçi geldiğini görüyorsunuz, bizde de aynı şey olabilirdi ama bizim ülkemizin eserlere saygısı yok.
İlginiz olduğu için bilgi edinmek istiyorum. Tarihin başlangıcı MÖ 12500 olsa ne olur, MÖ 20000 Olsa ne olur. Turistik olarak bakmak istemiyorum olaya.
Şöyle anlatabilirim, 12.500-20.000 arasındaki o zaman farkı eski döneme göre size basit geliyor olabilir ancak bu tarz yerler için önemli.
Mesela yerleşik hayatın başlangıcına MÖ 12.500 dersek günümüze daha yakın bit tarihten bahsetmiş oluruz. Ama MÖ 20.000 destek bu günümüze göre daha eski bir tarih.
Yerleşik hayat demek ritüel demek, barınmak demek, kurulu düzen demek. Beslenmesi, barınması, yerleşimi, düzeni hepsi ayrı birer tarih.
MÖ 20.000 ve MÖ. 12.500 arasında neredeyse 8.000 yıl var. Bu 8.000 hiç de azımsanacak bir zaman değil. Bu 8.000 yıl yerleşim yerleri, tapınaklar gibi sayısız tarihi yerin yapımı ya da yapımına başlamak demek.
2000’den itibaren geçirdiğimiz 25 yıl bir sürü yenilipe kapı açtık öyle değil mi? Biz teknoloji çağındayız artık, 1-2 sene bile bir sürü yenilipe adım atmak demek. 2050’de neler göreceğiz diye düşünürsek hep teknolojik gelişmelerden bahsederiz çünkü en hızlı gelişmeleri bu alanda görüyoruz. Eski dönem için 8.000 yıl öyle ciddi bir sayı değildi, bazı şeyler 500-1000 yıllar geçse de net ve hızlı gelişmeler göstermezdi ancak hafife de alınmamalı. Sonuçlar gibi ‘atılmış’ adımları öğrenmek de bizim için değerli.
Bunlara diyeceğim bir şey yok. İnsanlık tarihini değiştiren bir buluş gibi lanse edildi. O kadar önem arz eden şey ney? Dinlerde insanlık tarihinin 6500-7000 yıl öncesi başladığına inanılması mı?
İnsanlık tarihi dediğim gibi sadece gelecekten ibaret değil. Bizim için bilinmeyen her şey değişkenlik gösterebilir.
Mesela insanlık tarihini değiştirmekten kasıt, geçmiş hakkında bir değişiklik demek.
Her arkeolojik buluş geçmişin kapılarını aralar. Bu heykel bir ritüel de olabilir bir oyuncak da, bunun önemi sonuca bağlı. Eğer bir ritüelin parçası ise bu bize o medeniyet hakkında yeni bir bilgi verir ve geçmişi tarihinde bir şeyi değiştirme kapısı aralar. Bildiklerimize eklenen bir bilgi de olabilir, yepyeni bir bilginin anahtarı da olabilir.
Benim gözümde öyle, daha eski yerler var mı? Var. Ama biz yerleşik hayatın başlangıcını 12.500 olarak kabul ediyoruz ve bu da önemli. Göbeklitepe bir ara geçiş de olabilir, başlangıç da olabilir.