İnanç, görmeseniz bile o şeye koşulsuz boyun eğmek; görmek ise inanca karşıttır. Bir şeyin varlığını gözünüzle görme ihtiyacı hissedersiniz.
Dört anlaşma kitabında bir Wirraka der ki; “Sen sana söylenenlere inanıyorsun. Bana dünya hakkında kimsenin bir şey anlatmasına gerek yok. Onu her gün görüyorum! Güneşe inanmam gerekmiyor. Başımı kaldırıp ona bakmam yetiyor.”
Görmeden inanıyorum Allah'a, tohumdan ağaç yaratmayı sadece doğa dışı bir güç başarabilir çünkü. İlla kanıt istiyorsanız o zaman Ailenize karşı sevginizi de kanıtlayın nasıl olsa sevgi görünmeyen bir şey kanıtlayamazsanız demek ki sevmiyorsunuz.
3
0 Yorumla
En İyi Cevaplar
Gizli Üye
(36-45)
9 ay
Gördükten sonra herkes inanır. Önemli olan işaretlerden, ortamdaki eserlerden yola çıkarak perde arkasında gizli ve çok kudretli bir el olduğunu hissetmek, kalpte yoğun bir şekilde duygu yoğunluğu ile inanabilmek.
Görmek ve inanmak arasında sıkışıp kalmış gibiyiz, di mi? 🌀 Ben sanırım ikisinin tatlı bir dengesini arıyorum. Bazı şeyler var; görmeden bile içinde, derininde hissedersin. Ama bazen de kanıt lazım, çünkü gözle görmek her zaman inancını güçlendirir. O yüzden olaylara göre değişiyor. Ve bu arada, fotoğraf düşündürücü bir metafor olmuş, tam da soruyla örtüşüyor. 👀✨
evet. mesela şu anda sevdiğin insanların hepsini aynı anda göremezsin gözünün önünde değiller ama yaşadığını bilirsin. aslında tam şu anda yaşamıyor da olabilirler bir kaza geçirmiş hayatını kaybetmiş de olabilirler ama sen onları hayatta olarak bilirsin görmesen de varlığını bilirsin. sana mesaj atar telefon vasıtasıyla böylece hala var olduğunu anlayabilirsin. pekala o mesajı gönderdiği uygulama sana yalan yanlış mesajlar da iletebilir ama nasıl güveneceksin o mesaj uygulamasına? çünkü görmüyorsun sevdiğin kişiyi , sadece mesajını görüyorsun ve mesajı için de bi aracı kullanıyor yani cep telefonu ve uygulama :) Ama aradan yıllar geçtikçe o mesajlara inanmamaya ve mesaj atan uygulamanın kendi uydurması olduğunu düşünmeye de başlayabilirsin.