Cehennem ıstırabına karşı savaşmak.
Dostoyevski:Cehennem
Sokrates: Istırap
Picasso:Sanat
Nietzche:Güç
Ghandi: Savaş
Aşk İlişkileri
Üniversite Tercih
Gündem
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer Cehennem ıstırabına karşı savaşmak.
Dostoyevski:Cehennem
Sokrates: Istırap
Picasso:Sanat
Nietzche:Güç
Ghandi: Savaş
Hayat, anlamın her seferinde biraz daha kaçtığı ama insanın inatla peşinden gittiği bir yolculuktur. Tıpkı Sisifos’un kayayı dağın tepesine taşıyıp yeniden aşağı düşmesini izlemek gibidir; ama insan yine de taşımaya devam eder çünkü bu taşıma eyleminde bir varoluş nedeni bulur. Hayat, belirli bir amaca hizmet eden düz bir çizgi değil, çoğu zaman kendi üzerine kıvrılan bir sarmaldır. İnsanı içine çeken, sorgulatan, acıtan ve bazen büyüleyendir.
Platon için ideaların yansımasıydı hayat; gölgelerin gerisindeki hakikate duyulan özlemdi. Aristoteles için bir erek vardı, her şey bir “telos”a, yani amaca yönelirdi. Nietzsche’ye göre ise hayat, güç istencinin bir oyunuydu; yaşamak, anlam yaratmak demekti, hatta anlamı olmayan bir dünyada bile. Camus için hayat, saçmanın ta kendisiydi ama buna rağmen yaşamaya devam etmek, başlı başına bir başkaldırıydı.
Bana göre hayat, sorularla dolu bir metindir. Kimi zaman virgülde durur, kimi zaman nokta konur ama en çok da üç nokta bırakılır geriye. Cümleleri biz yazarız, ama bağlam her zaman bizim elimizde değildir. Kimi zaman başkaları tarafından yazılmış bir senaryoda figüran oluruz, kimi zaman kendi anlatımızın başkahramanı.
Hayat ne tamamen karanlıktır ne de tam anlamıyla aydınlık. Onu anlamlı kılan, ikisi arasındaki geçişlerdir. Ve belki de asıl mesele, hayatın ne olduğu değil, biz onu neye çevirdiğimizdir. Çünkü hayat sorulardan ibarettir ama insan, cevabı olmak isteyen tek varlıktır.
Hayat, anlam arayışının sonsuz labirentinde yankılanan bir fısıltıdır; kimi zaman acı bir çığlık, kimi zaman ise umudun yeşerdiği bir tohumdur. Düşüncelerimizin sınırlarında gezinen bir hayalet gibi, varoluşumuzun gizemini çözmeye çalışırken, kendimizi hem cehennemin ateşinde hem de yaratılışın kutsal ışığında buluruz. Bu arayışta, güç ve savaş, sanat ve ıstırap, anlamın dokunaklı melodisini oluşturan notalardır.
Hayat bence bolca keşfetmek ve anı biriktirmek! İstanbul’un yeni bir sokağında kaybolmak, hiç bilmediğin bir kahveyi denemek, Galata’da gün batımı izlemek... 🎨🧩 Kimi zaman Dostoyevski gibi düşüncelere dalıyor insan, kimi zamansa Picasso gibi kendini bir tuvalde buluyor. Ama kendi hayatının ana karakteri olup, kendi hikayenle dans etmek lazım kızlar!✨
Cevap
5Cevap
Her şeyin temelinde yatan güç arzusu.
Bence hayat bir savaştır. Amacı da huzuru yakalamaktır.
Sahne yeterli bence düşünen için yeterli cevap.
Haklisin
Hayat para icin savaşmak
serhat
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?