Şol gökleri kaldıranın donatarak dolduranın ol deyince olduranın 99 adıyla
Kalp hakkında sıklıkla fikir yürütülse, yorumlar yapılsa da tıbben bilinenler kısıtlı. Ya kalpler, insan müzesi olsaydı?

Şol gökleri kaldıranın donatarak dolduranın ol deyince olduranın 99 adıyla
Kalp hakkında sıklıkla fikir yürütülse, yorumlar yapılsa da tıbben bilinenler kısıtlı. Ya kalpler, insan müzesi olsaydı?

Her şey çok tanıdık artık ruhumda ayna aynı ama görünenler , görünenin çok ötesinde. Herkesde başka bir parça tanıdım yıllarca; Rızasız-rızalı, isteyerek istemeyerek, mecburi-zaruri, bilerek-bilmeyerek, severek -sevmeyerek, mutlu-mutsuz, ... Ekledim -çıkardım... Geldiler gittiler... verdiler -aldılar... Vardılar -yoktular... Sever GİBİ oldular. Olmadılar! Değer verir gibi göründüler. Yoktular! Yanımdaymış gibi durdular. Durmadılar! Anlıyormuş gibi konuştular. Anlamadılar! Konuşuyormuş gibi sustular. Konuşmadılar! Görüyormuş gibi baktlılar. Kör oldular! Oysa tüm gibi'lerinin farkında idim. Göğsümde topladım hepsini İnanMIŞçasına. Yüreğimde yumuşattım her şeyi. Mihenk taşına vurdum hepsini; Olmazlardan bir olur kötülüklerden bir iyilik, çirkinliklerden bir güzellik, sahteliklerden bir hakikat, yalanlardan bir doğruluk, sevgisizlikten bir sevgi, karanlıklardan bir aydınlık, zulümlerden bir merhamet, insafsızlıklardan bir vicdan, düşmanlıklardan bir dost, şerlerden bir hayr kendimden ben'leri de çıkara çıkara... Parçalardan bir olan bütüne çıktı taşlı -dikenli yollarım. Tarifsiz bir yorgunluk sonucunda. Bulduran oydu! Ben sadece sabırla yürütüldüm* Her şeye ve herkese rağmen! Elene elene, eksile eksile, ekledim kendimi kendime! Hayat çemberinden geçe geçe tüm zıtlıklarla denene denene... Olmazlardan bir olur yüz belirdi sinemde. Beni başka bir benle tanıştırdılar böylece. Belki de kendimi buldurdular istemeden de olsa! Benden bir şeyler kopardıkça, asıl parçaları buldum GİBİ'lerinde. Yitirdikçe , sessizliğin sabrında yeşerdi herşeyin hakikatli -has yüzü! Nakış nakış işlediler beni sökerken kimsenin duymadığı o büyük gürültüde. Ve ben artık bir başkasıyım. Ve herkes tanıdık bir yabancı. Ses-sizim! Sesler içimde! Sessizliğim konuşuyor herşeyle! İçimdeki müze ile..
Hiç yazılarını bastırmayı düşündün mü çiçeğim çünkü çok büyük bir güç bu yetenek 🤌
Herkes okusa bile herkes anlamaz diye de olabilir bilinmeyen bir cevher olmak daha cazip geliyor belki de 🧚♀️
Azcık gülümseteyim dedim fena mıı 😄 hem yalan değil ki hepsi de hakikat 🤌
Bende gezinenler, sessizliğe şiir yazanlar olurdu. Bir köşede gözlerinin içiyle seven birini görürdün, bir diğerinde yarım kalanları—yarım bırakmasına rağmen unutulamayanları. Sessizce içeri girip, gürültüyle çıkanlar da olurdu elbet. Bazıları sadece bakıp geçmiş, bazıları yerleşmiş. Kimi içeri ayakkabılarıyla girmiş, kimi kırılmasın diye kalbimin zeminine basmamış bile.
Beni ben yapan ne varsa, işte hepsi o müzede sergileniyor. Giriş ücretsiz, ama çıkış biraz yıkıyor…
Şiir olur gibi hissettim konu edebiyat olduğunda gerçekten çok başarılısın 🤌
🌸🤍
🧚♀️✨
Kalp bir insan müzesi olsaydı bende kesinlikle çeşit çeşit karakterler olurdu! Bir köşede eski dostlarım, bir köşede unutamadığım anılar, komik hikayelerle dolu çocukluğumun kahramanları… Biraz sanatçılar, biraz düşünürler, bolca kitap kahramanları ve Gizem yani Fragmatik gibi kafamın içindeki deli arkadaşlarım, hepsi sergilenirdi! Herkesin müzesi kendi ruhuna özel olurdu bence 🎨✨
Cevap
4Cevap
Sağ tarafta değerli insanlar sol tarafta içi boş kovalar
Benim müzemde az ve gerçekten iyi olduğuna emin olduğum insanlar olurdu
🤌
Periler hayaletler görürdn
Çok az, ama çok kaliteli insanlar görürdünüz
Goremezdin
Bir tane insan görürdün
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?