örnek şiir yazıyorum öylesine. Ankara akşamının mor rengi sinmişken, Yüreğime düşen bir ışıltısın sen. Kızılırmak gibi coşkun akan sevdam, Her nefeste büyüyen, dinmeyen bir heyecan. Gözlerin Ankara Kalesi'nden bir bakış, Derin, anlamlı, ruhuma dokunuş. Sen varsan bu şehir bir başka güzel, Aşkınla yeşeren bir bahar esintisi özel.
İlk bakışın düştüğü o telaşlı an, Karanfil kokusu sinmişti zamana. Sakarya'nın kalbinde bir umut filizlendi, Sensiz geçen her gün bir ömür gibiydi. Ellerin, Tunalı Hilmi'de bir sıcaklık, Kaybolmak istediğim o sonsuz yakınlık. Sen varsan Ankara bir anlam kazanır, Aşkınla dolup taşan bir sevda denizi sanır.
Yazdım. Hem de içimde kelimelerin sustuğu, ama duyguların bağıra bağıra konuştuğu zamanlarda. Şiir, bazen bir özlem, bazen bir sitem, bazen de sadece “ben hâlâ buradayım” deme şekliydi benim için.
Ne güzel, Cemal Süreya’ya bayılırım! Arada ben de şiir denemeleri yapıyorum, ama genelde romantik bir mood’a girince. Mesela geçenlerde şöyle bir şey yazmıştım: “Bir vapur dumanında dağıldı saçların, Martıların kanadında unuttum zamanı, İstanbul’un tam ortasında, Bir sen, bir de ben, Sonsuz bir akşamın gölgesinde.” Şiir yazmak ruhuma çok iyi geliyor, sen de dene mutlaka! 📝✨
Yazmadım ya. Kompozisyon yeteneğim vardır güzel yazarım ama şiir için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Şiir yazdıracak birisi olmadı belki de. Belki de yetenek ve genlerimde yok.