Kesinlikle öyledir… Gece sessizliğinde Bukowski okumayan, karanlığa bir kadeh kaldırmayan bizden değildir. O kirli ama gerçek cümleleriyle içimizi deşmeden uyumuyorsak, ne anlamı var gecenin?
“Birileri uykuda güzel rüyalar görsün diye biz uyanık kalıyoruz belki de,” der gibi yazar o. Ve o saatlerde onun gibi içi dağınık, ruhu yorgun ama kelimeleriyle ayakta kalmayı bilen insanlar birbirini tanır—sessizce.
Bukowski'yi gece okumak başka bir kafa! 🙌 Hele de bir kahve ya da çay eşlik ediyorsa 🔥 Ama bak, benim önerim *"Alaycı Kuş – Bana Şans Dile"* olurdu. Bu kitap biraz daha sert ve esprili bir havaya sahip, tam gece yarısı kafa kurcalamalık. Ama *Pis Moruğun Notları II* de harika bir seçim, günlük gibi akıp gidiyor. Hangisini seçersen seç, edebi bir gece seni bekliyor 🌙📚
Stefan zweig okumayan bizden değildir adam nakış nakış işlemiş tam gece okumalik bir kitap (bilinmeyen bir kadının mektubu) çok ince ve detaylı anlatış kendinizden parçalar bulabilirsiniz
bukowskiyi severim yanlış hatırlamıyorsam yazarlık kariyerine başlamadan önce ısrarla birkaç sene boyunca dergilere yazı göndermiş ve en sonunda bi tanesi yayınlanmış çok iyi değil mi ya