
Kitapları kapaklarına göre yargılamayın ama filmlerde serbestsiniz. Müzikleri neye göre yargılıyorsunuz. Sanatçıya göre mi? Çok haklısınız. Ama insanları yargılamayın. Posteriniz çıkar, kitabınız yazılır, şarkınız bestelenir.

Kitapları kapaklarına göre yargılamayın ama filmlerde serbestsiniz. Müzikleri neye göre yargılıyorsunuz. Sanatçıya göre mi? Çok haklısınız. Ama insanları yargılamayın. Posteriniz çıkar, kitabınız yazılır, şarkınız bestelenir.
Duygulara göre
Bir Türküyü sürekli dinlerim
Bir ayrılık Bir yoksulluk
Neşet Ertaş tan
Yokluk yüzünden benim gibi nicesi çok değer kaybetti
Kimi sevdiğini
Kimi hayallerini
Otomotik portakal filmini eşcinseller ile alakalı bir film sanmıştım ve uzak durmuştum. Aynı şekilde Hannibal filmini cinli bir film sanmıştım. Eski yıllarda hep bir korku, bilinmezlik, cahillik, egoist tavır, toplumsal normalar ideolojiler, travmaların yarattığı ve eksiklerimi kapattığım kalıp yargılar ile insanları, dış dünyayı ve kendimi ağır yargılamıştım. Bu durum yüzde yüz geçti dersem yalan söylemiş olurum. İnsan yargılamaya meğilli bir varlık. Yargılardan kaçmak ve yargılamamak zor. Fren yapıp anlamayı unutuyoruz ya da atlıyoruz belki aklın olmadığı yerde ürüyor da olabilir ve daha kolay bir yol olduğu için yargılamak fazla kullanılan bir yol anlamaktan çok. Bir de insanlar aynı hislere ve düşünceler sahip olmayınca işler daha da karmaşık bir hal alıyor.
Albert Einstein'ın "önyargıları parçalamak, atomu parçalamaktan zordur.." demesi. Savaşlar bile sayko bir yargı ile çıkıyor. Naziler ve günümüze kadar yaşananlar hatta şeytan bile kibri ile insanı yargılaması. Dünya alemi ya da bu gerçekliğin bir tık çözümleyici gibi görünen temel bir sorunu yargılamak. Keşke olmasa.
Cevap
1Cevap
Yargılarım, çok saçma geliyorsa özetine bile bakmadığım olmuştur.
Bazen oluyor
Evet
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?