Aslında çok düşündüğüm bir soru ama cevaplarken kendimle fazlaca çeliştiğim bir soru, aklımda ki şeyleri buraya yazarken umarım karışık olmaz.
Kendimce basit bir metafor oluşturdum; Bir insan olarak karıncaların bana tapmasını, bana dua etmesini, beni tek varlık görmelerini umursamam dünyada ki çoğu insan da böyle karıncaları umursayan ve besleyen 1-2 kişi dışında kimsenin umrunda değiller.
Burada da kendimce şöyle bir sonuç çıkartıyorum; Tanrı kitaplarda anlatıldığı gibi bir varlık olsaydı biz onun gözünde karıncalardan bile daha ufak varlıklar olacaktık, madem böyle bir varlık neden insanlığa kitap ve peygamber göndersin neden karıncalardan daha ufak varlıkların imanını istesin? Ayrıca o zamanlarda insanların inanması için çeşitli mucizeler gösterirken aslında mucizeye en çok ihtiyaç duyulan dönemde neden hiçbir şey göremiyoruz?
Bu düşünceyi yalanlamanın yolu tanrı bizi umursuyor çünkü bizi o yarattı şeklinde olabilir ama burada da bazı mantık hataları var, tanrının bizi yaratmasının pek bir amacını göremiyorum. Senin için karıncalardan daha küçük varlıkları yaratıp onlara kendi iradelerini verip sınamanın tam olarak amacı nedir? Eğer kendi irademizle vereceğimiz kararları görmek istiyorsa hiçbir din göndermemeliydi asıl o zaman insanların gerçek seçimlerini görebilirdik.
Bir diğer şey ise şu ; Tanrı madem Kozmos'u (evreni) yarattı. Bu yaratmış olduğu soyut kavramın içerisine ise gökadalar , gezegenler , yıldızlar ve daha bilmediğimiz pek çok şeyi koydu. O zaman insanlar niye yaratıldı? Yani tanrı neden farklı insan ırklarını yaratma ihtiyacı duydu? Eğer duymuş ise bu onu antropomorfik yani kişileştirilmiş ve insansı davranışları olan bir yaratıcı yapmaz mı? Üstüne üstlük Kur'an da Allah ile Şeytan'ın arasında ki iddia meselesi de bana oldukça mantıksız gelen bir argüman. Ya da şöyle bir şey var. Sırf eşcinsellik yaptı diye kavimleri helak eden bir yaratıcı; günümüzde yaşanan birbirinden iğrenç ve vahşi olayı gördüğü halde neden resete basmadı?
Veyahut Kuran da geçen "asarım , keserim" gibi tehdit içeren ayetler de Tanrı bana elinde kırbaç tutan bir gardiyanmış gibi geliyor. İslam'ın bazı yönlerini sevsem de beni soğutan şey radikaller , siyasal İslamcılar ve mantıksız ayetler oldu.
Şu an aklıma gelmeyen şeylerden biri de dediğin kavimleri yok etme olayı, aynı zamanda yine insansı bir davranış oluyor. Ya anlatıldığı kadar duygusuz ve güçlü değil ya da öyle bir varlık hiçbir zaman olmadı.
Aslında şöyle bir düşüncemde var, Tanrı da duygular olmasaydı insanlara da veremezdi tıpkı irade gibi ancak bu düşüncede de şöyle bir hata oluyor madem duygusal neden artık karışmıyor? Belki de bu evrenden umudu kesip yarattığı başka evrenleri mi gözlemliyor? Belki de onun gözünde deney farelerinden farklı değiliz. Milyonlarca evren yarattı ve her evrende farklı şeyler deniyor olabilir mi?
Ya da neden kader denen kavramı yarattın? Özgürlükçü bir insan bunu sorgularsa emin ol hemen dinden çıkar. İslam bizden insan olarak hüküm giymiş mahkumlar gibi bir yaşam sürmemizi mi istiyor? Bence gerçek bir tanrı eğer iyi ise asla yaratmış olduğu varlıkların böyle bir yaşam sürmesini istemez.
Aynen. Kesinlikle katılıyorum. Daha derine inince kafayı yiyecek gibi hissediyorum. Bu yüzden bu kader olayından sonra daha fazla bir şeyi sorgulamadım.
Evet bende bu sorgulama aşamasını geçtim artık, sana uyguladığım taktiği söyliyeyim; Sadece iyi bir insan olmaya çalışıp olabildiğince az kötülük yapıyorum, en azından içim rahat oluyor bir gün tanrının karşısına çıksam bile ona ben kötü biri değildim diyebilirim.
Bir de sırf cenneti garantilemek için iyilik yapanlar var ya ; onlara ayrı bir sinir oluyorum. Doğru yoldasın. Zihinsel metabolizması yavaş kişilerin fikirlerine tesir etmesine izin verme. Güzel ve keyifli bir sohbet oldu. Kendine iyi bak , iyi günler dilerim 🥰
Öncelikle bu güzel sorunuz için teşekkür ederim uzun yıllar olacak ender gordugum felsefi sorulardan birisi. Ben İslam inancına mensup birisi olarak hem içkin hem aşkın oldigunu düşünüyorum ki inancimla da ters düşen bir yani yok çünkü önce herşeyi yaratip bizlere cüzi bir irade verip ezberlerin haricinde kaderin en baştan sona kadar herşeyiyle belirli olduğu bir inançtan ziyade doğulan ve ölüm zamanlarımızın belirli olduğu aralardaki yollar sapaklar bizlerin cüzi iradesidir herşeyi yaratıp içkin oluşunu cüzi irademizle ise sonumuzun kendi kaderimizi tercihlerimizle belirlerken herseye uzaktan bakıp yani bütün yarattıklarından bağımsız olup özgürlük ve sorumluluk arasında bir denge kurmaya çalışır diye düşünüyorum bunuda aşkınlikla olarak görüyorum. Felsefi olarak bu konuya cevap vermeyisimin sebebi bu konuya daha kafa yormayisimdan kaynaklı🤗
İnsanoğlunun en kötü icadı tanrıdır, günümüz dünyasına bakınca bu apaçık ortada cennete gitmeye çalışanların cehenneme çevirdiği ve ölmek üzere olan bir dünyada yaşıyoruz.