Yani ölmek istediğimden değil ama insan çoğunlukla yaşamak istemiyor, yaşamamak isteğimiz yaşama isteğimizin önüne geçiyor. Buna rağmen yaşıyoruz. Sayfayı koparıp atamıyoruz, sürekli yeni yapraklar önümüzde duruyor ama o yeni sayfalar ya hiç yazılmamış ya da üzeri karalanmış oluyor. Bilemedim yani hayatın neresini sevmemiz gerekiyor ve tam olarak neresinde ölmemiz gerekiyor. Yani hangisi daha etik? Ölümü beklemek mi, ölüme karar vermek mi?
Gününüz aydın olsun sevgili arkadaşlar. Bu benim yazmakta olduğum kitabımdan bir paragraftı, buraya bırakmak istedim.
Çünkü insan diğer hayvanlardan ayrı olarak bir gün öleceğini idrak eden bir canlıdır. Ve kendini ölümden uzakta tutmak için kendini dinle, öteki sonsuz hayatı düşünmekle meşgul ediyor. Dinler de insana hayatın anlamsızlığını anlatır durur çaresizce. Yaşamın tadını çıkarmayı unutup yaşamamaya mecbur kalıyor.
Karsidaki insan senin gibi insan. Abartmaya gerek yok. Bazi insanlar gucsuz bunu kabul etmek gerekiyor. Kusuru da hep baskasinda ararlar, kendilerini sorumlu tutacak güçleri yoktur cunku. Kendi hayatlarina bile hakim olamayacak kadar silikler.
O insanları tespit edip değiştirmemiz gerekiyor, çünkü bunun sorumlusu onlar değil. Bazı çocuklar doğuştan mutsuzdur, iyi bir aile önemli. Benim dokunduğum birçok kişi oldu umarım daha fazlasını da değiştirebilirim. Birine sadece yanındayım demek bile ne kadar önemli bi bilsen.
E olalim olalim da insanin yapisi gucsuzse ne yapacaksin? Yerine yasayacak halin yok, birini atlatir digerine gecer. Bunun cozumu gucunun farkına varip ona gore yasamak yoksa bir problem gider digeri gelir, kısır döngü.
Eh yani ama yok ya. Biz hep karsidakine bağlıyoruz ama bu bizimle alakali. Zor şeyler yasamayi birileri kaldırabiliyor digerleri kaldiramiyorsa mesele zor seyler yasamak degil insanin yapisidir o zaman. İki insan düşün biri mental olarak güçlü diğeri gucsuz. Zorluk yasadiklarinda guclu olan dayanir ve bir şekilde devam eder, zayif olan ise yikilir ve sucu tabii ki kendinde değil hayatta bulur. Herkesin fiziksel gücü, kaşı gözü vs aynı mı da mental gücü aynı olsun? Pehh.
Güç iceriden gelir anlasilip anlasilmamayla degil. Anlasilmadigini dusundugunde yikiliyorsan bu güçsüz olduğuna dalalettir. Güçlü ya da güçsüz olmak sonuç değil sebeptir. Yani anlasilmadigin icin gucsuz olmazsın gucsuz olduğun icin anlasilmadigini dusunur ve yikilirsin.