Merhabalar,
Adalet, hukuk, yönetim biçimleri, dolayısıyla da yasama, yürütme ve yargının olmadığı dönemlerdeki toplumlarda (pek de diyemeyiz ama) haklı ve haksız olan nasıl sağlanıyordu? Tabii o zamanlar, "haklı ile haksız" diye bir kavram yoktu. Çünkü; güçlünün zayıfı yendiği bir insan topluluğu vardı. Ancak felsefenin gelişmesi, göçebe yaşamdan yerleşik yaşama geçen insanların sayısının artması, "yasa" diyebileceğimiz insanlar arasındaki "kuralların" ortaya çıkması ve günümüzde "gelişen" olmayıp o dönemlerde "gelişen" kavramına bağlı olarak toplumların gelişmesi; beraberinde gelişen toplumlarda yasaların, yönetim biçimlerinin, toplumsal ahlakın, toplumsal değerlerin ortaya çıkması ve gelişmesi ile birlikte, toplumun yasalarının belirlenip bu "yasaları" toplumsal düzene uygun bir şekilde "yöneticiler" tarafından "yürütülüp" ardından da adil ile adil olmayanın ayırt edileceği "yargı" ile adaletin sağlanması amaçlanmıştır.
Rousseau, Montesquieu gibi düşünürlerin, "yasama, yürütme yargı" ile "haklarımızı toplum tarafından belirlenen yöneticiye devretmek" gibi önemli düşünceleri, günümüzde çok açık bir şekilde görülüyor.
Ancak MÖ 6. yy. da Antik Yunan düşünürleri ve üç büyükler diye adlandırılan; Sokrates, Platon ve Aristoteles gibi önemli filozofların, Antik Yunanistan'ın yönetim biçimi olan demokrasiyi ne denli tanımladıkları önemli. Önemli, çünkü felsefenin çıktığı coğrafya, bu coğrafyadır.
Sokrates'in idamındaki mevcut yönetim şekli demokrasiydi (ancak tabi ki farklı çeşitleri de bulunuyordu).
Sokrates, demokrasiyi, denizcilikte usta olmayan mürettebat tarafından "seçilen" bir "kaptan"a benzetir. Gemi mürettebatı da sürekli kaptanın kim olması gerektiğini tartışırlar.
"Kısa" bir anlatımdan sonra, SİZCE, toplumlardaki yönetim biçimlerine bağlı olarak;
Adalet nedir? nasıl olmalıdır?
(Not: Antik Yunanistan'ın yönetim biçimleri dönem dönem farklılık göstermektedir. )
(Not2: kaynak paylaşamıyorum çünkü Xper puanı nedeniyle.)
Adalet, hukuk, yönetim biçimleri, dolayısıyla da yasama, yürütme ve yargının olmadığı dönemlerdeki toplumlarda (pek de diyemeyiz ama) haklı ve haksız olan nasıl sağlanıyordu? Tabii o zamanlar, "haklı ile haksız" diye bir kavram yoktu. Çünkü; güçlünün zayıfı yendiği bir insan topluluğu vardı. Ancak felsefenin gelişmesi, göçebe yaşamdan yerleşik yaşama geçen insanların sayısının artması, "yasa" diyebileceğimiz insanlar arasındaki "kuralların" ortaya çıkması ve günümüzde "gelişen" olmayıp o dönemlerde "gelişen" kavramına bağlı olarak toplumların gelişmesi; beraberinde gelişen toplumlarda yasaların, yönetim biçimlerinin, toplumsal ahlakın, toplumsal değerlerin ortaya çıkması ve gelişmesi ile birlikte, toplumun yasalarının belirlenip bu "yasaları" toplumsal düzene uygun bir şekilde "yöneticiler" tarafından "yürütülüp" ardından da adil ile adil olmayanın ayırt edileceği "yargı" ile adaletin sağlanması amaçlanmıştır.
Rousseau, Montesquieu gibi düşünürlerin, "yasama, yürütme yargı" ile "haklarımızı toplum tarafından belirlenen yöneticiye devretmek" gibi önemli düşünceleri, günümüzde çok açık bir şekilde görülüyor.
Ancak MÖ 6. yy. da Antik Yunan düşünürleri ve üç büyükler diye adlandırılan; Sokrates, Platon ve Aristoteles gibi önemli filozofların, Antik Yunanistan'ın yönetim biçimi olan demokrasiyi ne denli tanımladıkları önemli. Önemli, çünkü felsefenin çıktığı coğrafya, bu coğrafyadır.
Sokrates'in idamındaki mevcut yönetim şekli demokrasiydi (ancak tabi ki farklı çeşitleri de bulunuyordu).
Sokrates, demokrasiyi, denizcilikte usta olmayan mürettebat tarafından "seçilen" bir "kaptan"a benzetir. Gemi mürettebatı da sürekli kaptanın kim olması gerektiğini tartışırlar.
"Kısa" bir anlatımdan sonra, SİZCE, toplumlardaki yönetim biçimlerine bağlı olarak;
Adalet nedir? nasıl olmalıdır?
(Not: Antik Yunanistan'ın yönetim biçimleri dönem dönem farklılık göstermektedir. )
(Not2: kaynak paylaşamıyorum çünkü Xper puanı nedeniyle.)
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
2Cevap
Adaletin en kısa ve klasik tanımı herkese hak ettiğini vermektir ki adalet diye bir kavram olmasa da bu kural zaten olması gereken bir şey.
Peki, adil veya adaletli bir kişiyi düşünelim. Bu kişiye, yaşadığı toplumdaki yasalara aykırı gelebilecek haklar tanınsın. Örneğin hırsızlık yapmak, yüz kızartıcı suç vb. Sizce bu adil ve adaletli olan kişi, kendisine bu denli haklar verildiği zaman, adil ve adaletli olmaya devam eder mi?
Not: Platon'un Devlet kitabından, Sokrates'in karşı argümanını çürütmeye yönelik ortaya atılan sorunun, harmanlanmış bir şeklidir. Kısaca net bir şekilde soru bana ait değildir
Bu sorunun cevabı çok tartışmalı olur. Adaletli olmaya devam eden de çıkar adaleti terk eden de. Net bir cevap verebilir miyiz sence?
İşte net bir cevap vermek mümkün değil. Bu nedenle kişinin vicdanına kalan bir karar olur. Bunda hemfikiriz.
Sonda bir cümle kullandınız: "Adalet diye bir kavram olmasa da bu kural zaten olması gereken bir şey." Dediniz. Peki düşünelim ki bir toplumda adalet yok. Peki bu kural zaten olması gereken bir şey derken, bu kural kendiliğinden mi oldu? Kendiliğinden olduysa biz buna ne deriz? Adalet mi deriz?
(şey, birnevi felsefik tartışma yapıyoruz. Gayet zevkli olduğu için uzatıyor ve bir sonuca varmak için sorular soruyorum.)
Adaletin kendiliğinden oluştuğunu düşünüyorum ve hep vardı. Adalet ise sadece ismi, hep o şekilde söylendiği için ismi adalet olarak kaldı. Anlatabiliyor muyum bilmiyorum. Mesela ağaca önceden beri ağaç demek gibi. Ağaca ağaç demesek de ağaç var aslında. Ağaç sadece ismi.
İşte benim de sormak istediğim "Adalet" isminin nereden geldiğini öğrenmek değil; insanlık tarihinden beri adalet varsa, bu adalet nasıl kendiliğinden oluşmuştur? Adaleti teolojik anlamda Tanrı mı hükmetti yoksa insanlar mı çıkardı? Tanrı hukmettiyse nasıl; insanlar hukmettiyse nasıl ortaya çıktı?
Adalet Allah tarafından yaratıldı ve insanlarda ortaya çıkışı kendiliğinden oldu. Düşüncem bu yönde pek de düşünmedim açıkçası.
Tamam, peki. Uzatmak istemiyorum. Teşekkür ederim.
Ben teşekkür ederim uzatmadığın için.
Ne demek.
Hukukta sanılanın aksine hiçbir zaman olmayan ve dünyada eksik olan en önemli şey olabilir. Varlığına da inanmıyorum xd
Gayet yerinde bir cevap. Maalesef ki adalet, sadece "adalet" ismiyle kullanılıyor. Yorumunuz için teşekkür ederim.
Rica ederim
duvarda yazan bişey sadece ha ahahaha hakimin 6. hisleriyle karar vermesine adalet denir
O halde adalet, hakimlerin vicdan meselesidir.
yanlış kararlar vebal yataklarda süründürüyor zaten ben bunların lokalinde çok iş yaptım evlerinde bile onun için huzur bulamıyorlar ya
O halde adalet, toplumlar için değil bireysel "çıkarlar" içindir.
ln zaten oldu bittiye getirip hemen sonuca bağlıyorlar sqrim bu muhafazakarların adaletini adalet it bıyığı bırakıp ibadetini yapıyormu muhabbeti çok önemli ha kimliğin
zıt kimliği vampir gibi görüyorlar adalet yok var diyeni yatırır sweriim
Evet, anlıyorum. Yorumunuz için teşekkür ederim.
rica ederim bilmediğim bir şey hakkında konuşmam yaşadım başıma geldi paylaştım aslında insanlar bilgi tecrübe paylaşımında bulundukça gelişiyor ama gel görki cahilin yobazın avradını sqyim laf söz işlemiyor
Böyle bir olay yaşamış olduğunuz için bayağı sinirlenmiş ve öfkelenmişsiniz. Yaşayarak tecrübe edinip sundunuz. Tekrar teşekkür ederim.