Kültürel emperyalizm: Bir milletin diğer bit millete kendi kültürel değerlerini çıkar elde etmek için o milleti kandırarak, sömürerek aktarmak istediklerini özentiyle kazandırma dürecidir.
Kültürel emperyalizmde önce milletin kendine olan güveni kırılır.
Alın size eğitimin önemi...
Ülkemizde kültürel emperyalizmi hissettiğiniz oluyor mu?
Türk toplumu kültürel emperyalizmin yozlaştırıcı etkisine Y. S. Selim'in doğu seferlerinden bu yanadır maruz kalmış haldedir. Cumhuriyet dönemi aydınlanması ile bu yozlaşmanın önüne geçmek için büyük bir fırsat da edinmiştir. Fakat çıkar odaklarının işine gelmesinden ötürü bu yozlaşmadan kurtulmamız istenmiyor hala. Bu nedenle günümüze değin süregelen bu sürecin etkisine maruz kalmamış bir birey doğmadı bu topraklarda, ister farkında olsun ister olmasın.
Dikkat çekilen cümlede Arap kültürü kötü diyorken karşısında Batı kültürü idealdir savını ortaya atmıyorum. Her ikiside kültürel yozlaşmadır. Batı ve Arap kültürü arasında ki dönem de gözden kaçırılan bir Türk kültürüne dönüş süreci vardır.
Tarihe baktığımızda İlke ve İnkilaplarla Ümmetcilik anlayışından Ulus olma bilincine geçiş yapıldığı görülebilinir. Yine bu dönemde Türk kimliğinin ve geleneklerinin araştırılması için birçok atılım yapılmıştır. Bunların neticesinde öze dönüşte kimlik bunalımından kurtarılan Anadolu halkı Atatürk'ün ölümünden sonra çoklu parti denemeleriyle ikinci dünya savaşı sonrası yine bu kazanımların altını dinamitleyecek girişimlere maruz bırakıldı.
Bu dönemde aydınlanmanın özünü algılayamamış ya da kasıtlı olarak çarpıtanlar aydınlanmayı batılılaşma (aydınlanma=batılılaşma) gibi lanse edip kültürel yozlaşmanın karşısında duruyormuşcasına görünüp, çare olarak Araplaşmaya geri dönüşü sundular. Hala bu kıskacın arasında gelgitler de olan halk buradan kalan fikirlerle aydınlanmayı batılılaşma olarak algılıyor.
Nasıl ki "İlim Çin'de de olsa gidip alınız" cümlesinden kasıt aydınlanmayı kastediyor, çin kültürünü alın ya da doğululaşın kastedilmiyorsa, "Türkiye'yi muasır medeniyetler seviseyisine çıkarma" düşüncesi öz kültürüyle varolan bir milleti aydınlanma dinamiğiyle yükseltmeyi kastediyor, burada batılılaşın kasıtı aranmamalı.
Cumhuriyetten sonrasını okumadım bile. Ülkenin anayasası bile komple copy-paste edilmiş diğer ülkelerden ne diyorsun abi :D Sen hiç kitap da okumuyorsun sanırım.
Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Sodom & Gomore'sini oku. İstanbul'daki ahlaki çküntüyü anlatır. Yaprak Dökümü'nü oku, yanlış batılılaşmayı anlatır. Aşk-ı Memnu'yu oku. Bunların hepsi aslında yanlış batılılaşma ve kültürel emperyalizmi ele alır.
Türklerin, kültürlerini en çok koruduğu dönem İslam'ı kabul etmeden önceki dönemdi. İslam'dan sonra kültürel emperyalizm olduğu gibi bunun en derin yaşandığı dönem ise Cumhuriyet dönemi oldu. Şeri kanunlarla birlikte eski Türk kanunları da kullanılıyordu. Cumhuriyet'ten sonra tüm anayasa farklı ülkelerden copy-paste yapıldı. Bunun adı aydınlanma bile değil, taklitçiliktir.
Bu sitede bile hissediyorum. Moda denilen şeyde, ismi süslenilen cumalar da, kadınlar, anneler günlerinde. Bunların hiç birisini lendi kültürümüzle kutlamıyoruz, düşündüğümüzü sandığımız şeylerin çoğu düşündürtçe. "Düşündürtçe" bir kişinin, topluluğun, toplumun başka bir kişiye, topluma, hiç bir iey söylemeden, tamamen ğaradigmalar ile, ağzın dan istediği kelimeleri çıkartabilmesi dir. Kıyagetin bel yapısını, pantolonun düşük beline, pantolonların yırtığına bile başlası karar veriyor. Şeytan boş durmuyor açıkcası.
Hissetmez olurmuyum,özellikle son zamanlarda fazlasıyla benim jenerasyonumda bu kadar fazla değildi ama maalesef ki batiya özenme durumu hat safhada ve bunun adına da özgürlük diyorlar. Özbenliğimizi yitiyoruz yavaş yavaş ama kimse bunun farkında değil.
Tarihte kültür emperyalizmini asırlarca başarıyla uygulayan Araplar olmuştur. Bunu din ögesini alet ederek yapmışlardır. Maalesef Y:S Selim'in Mısır seferinden sonra Türkler Arap kültür emperyalizminin etkisi altına girmişlerdir. Daha sonra Fars. Osmanlının gerileme döneminde Jön Türkler üzerinden Fransız kültür emperyalizmi. Dilimize binlerce Fransızca kelime sokuşturulmuştur. Kamyon, şoför, kilot, pantalon, gardrop, gibi binlerce kelimenin aslen Fransızca olduğunu bile bilmeyiz. Ülkede Fransız katolik mektepleri açılmıştır. İngiliz mektepleri, Amerikan mektepleri anadoluda onlarca açılmıştır. Cumhuriyet kurulunca buna bir dur denilmiş, Tevhid-i tedrisat kanunu çıkarılmış, Milli Eğitime geçilmiştir. Türk Dil Kurumu kurulmuş ve dilimize sokulan yabancı kelimeler ayıklanılmaya çalışılmıştır. Tabi bu tür mücadeleler zor ve meşakkatlidir. Milli bilinç gerektirir.
İspanyollar ve Portekizliler din ögesini ve askeri şiddeti kullanarak bilhassa güney amerikada uygulamışlardır. Güney amerikada resmi diller İspanyolca ve Portekizcedir. Fransızlar da bilhassa Afrikada aynı şeyi yapmışlardır. Ama kültür emperyalizminin kitabını yazan İngilizlerdir. Az bir nüfusla dünyayı yönetmenin en akıllı yolunu böyle bulmuşlardır. "Kişi kendini Hintli, Türk, Koreli, budist ya da müslüman sanabilir. Ama biz onu İngiliz gibi düşünmesini sağlarsak farkında bile olmadan aslında bize hizmet eder" şeklinde özetlenebilecek bir stratejidir. İngilizler ateşi maşayla Tutarlar. Balkanlarda Rusları gaza getirip Türklere saldırtırlar. Çanakkalede Anzakları, Hintlileri üzerimize salarlar. Kurtuluş savaşında Yunanlıları üstümüze salarlar. Egeyi işgal eden Rum ordusunun başındaki çoluk çocuğu doğrayan "Yunan Kasabı" lakaplı kişi İngiliz Kraliçesinin kocasıdır. Yarın tahta geçecek olan Prens Philip de onun torunudur.
İngilizler hiç öne çıkmazlar. Hep başkalarını öne sürerler. Irakta İngiliz askeri üssü var. Sesi çıkıyor mu? Kıbrısta hem kuzayde hem güneyde ingiliz üssü var. Sesi çıkıyor mu? Seslerinin çıkmaması uslu uslu oturdukları anlamına gelmez. İngiliz Emperyalizmi kendini öyle geliştirmiştir ki, Arap kültür emperyalizmini de kendine uşak etmiştir. Arapların Türkleri sırtından vuran kuvvetlerin başında İngiliz subayı Lawrence vardır mesela.
ABD emperyalizmi de aslen İngiliz emperyalizminin maşasıdır. ABD denince gözünü İngiltereye çevir. Bu gün Rusya'nın sinir uçlarına basıp, Putin'i çıldırma noktasına getirip Ukrayna savaşını başlatan ve hala körükleyen akıl da aynı akıldır. Arap kültür emperyalizmine karşı çıkmak da aslen İngiliz emperyalizmine karşı çıkmaktır. Cumhuriyete ve onun kuruluş ilkelerine sahip çıkmak tek anti-emperyalist tutumdur.
Cumhuriyet dönemi de pek ak kaşık değil yalnız. Gerek yazı inklapları olsun, gerek giyim kuşam inklapları olsun, gerek hukuk inklapları olsun her şey batıdan alındı.
Eğer Yavuz Sultan Selim dönemini emperyalizm olarak kabul edeceksek bunu da etmemiz gerekiyor.
Kore gibi kendimize ait bir alfabemiz de olabilirdi. Hatta Orhun alfabesini bile yeniden tasarlayıp kullanabilirdik fakat latin alfabesi seçildi örneğin.
Tarihte Latin Alfabesini kullanmayı düşünen ilk kimdi acaba? Fatih Sultan Mehmet. Üstü Latin alfabesiyle yazılı para bile bastırdı. Ama o günkü konjonktürde uygun olmayacağına karar vermiş olmalı. Yüzünü batıya dönmek bir Osmanlı projesidir ve Cumhuriyet'e Osmanlı'dan miras kalmıştır. Ayrıca unutmayalım ki, Cumhuriyet'i kuranlar da Osmanlı Subaylarıdır.
Benzeri tartışma Rus tarihinde de vardır. Bizim deli Pedro dediğimiz, Rusların ise Büyük Pedro dediği Çar Pedro da yüzünü batıya dönmüştür. Çünkü muasır medeniyet oradaydı.
"İlim Çin'de de olsa alıp geliniz" denirken, gidin Çin'in güdümüne girin demek değildir. Olayları kendi tarihi içinde analiz etmez isek hataya düşeriz.
İlim batıdaydı ve oradan alınmalıydı. Çar Pedro da Rus halkı için büyük vatansever idi. Cumhuriyet'i kuranlar da büyük vatanseverler. Sanıyor musun ki bu şahsiyetler körü körüne batıya yöneldiler. O gün için doğru olanı yaptılar.
Bizim üzerimize düşen ise bu gün doğruyu yapmak...
Bu, o zaman da emperyalizme yenik düştüğümüz gerçeğini değiştirmiyor. Eğer sizin de bahsettiğiniz gibi "tüm farklı kültürlerden etkilenmeler" emperyalizm ise...
Benim anlatmak istediğim şeyi anlamadınız. İnsanlar eğer bir kültürden etkileniyorsa buna "kültürlenme" denir. Eğer iki kültür etkileşim içerisindeyse buna "kültürleşme" denir. Fakat ortada detayda verdiğim tanım, yani "Bir milletin diğer bit millete kendi kültürel değerlerini çıkar elde etmek için o milleti kandırarak, sömürerek aktarmak istediklerini özentiyle kazandırma dürecidir." gibi bir durum varsa bu da kültürel emperyalizmdir.
Fakat siz her türlü dini etkileşimi "kültürel emperyalizm" olarak ele alır da, diğerlerini bu kategoriye dahil etmezseniz, işte ben burada size katılmam.
Büyük savaş üstadı Sun Tzu der ki: "Düşmanına sıkı sıkı sarıl. Böylece kolları bağlı kalır sana yumruk atamaz. O batılıları savaşarak yurdumuzdan attık ama onların düşmanlığının bittiğini sanacak kadar saf değildir hiç bir Türk subayı. Hiç endişen olmasın.
Sadece batı medeniyetine yönelme meselesine değil, Nato meselesine bir de bu perspektiften bak. Meselelere 5 bin yıllık Türk kadim devlet aklıyla bakmaya çalış.
Ha bir de geçmişe bu günün gözlüğü ile bakma. Hataya düşersin. Tam tersi geleceğe geçmişten gelen tecrübelerle bakmalısın. Geçmişi değiştiremezsin ama geleceği kurabilirsin.
Geçmişe bu günün gözüyle elbette bakmıyorum. Geleceği bizim kuracağımızı ise bir öğretmen olarak çok iyi biliyorum. Zaten sorularımın bir çoğunu da bu yüzden soruyorum (bu soru da dahil) ve bu yüzden bu sitedeyim. Çünkü geleceğin anne ve babalarına biraz da olsa çocuklarla ilgili bir şeyler kazandırırsam gelecekte daha iyi çocuklar yetiştirebiliriz ümidim var.