Dini sitelerede girdim, hocalarada sordum fakat bir kısmı yapar bir kısmı yapmaz dedi. Bıktım a*k
Kafir yapmaz
Kafir yapar
Yaşını ve cinsiyetini belirt, oyunu kullan:
Lütfen yaşını seç
Neden kafir yapsın ki. Onu da öğren, islamı, hıristiyanlığı, museviliği, paganizmi, hinduizmi, ateizmi, agnostizmi de öğren. Öğrenmekten kimseye zarar gelmez
Cevap
5Cevap
evet küfre rıza küfürdür günaha rıza günahtır.
“Allah kullarının küfre girmesine razı olmaz.”(Zümer, 39/7)
Ama şöyle bir ayette var. Nisa 140:"O size kitapta şunu indirmiştir: Allah’ın âyetlerinin inkâr edildiğini yahut onların alaya alındığını işittiğiniz zaman, onlar başka bir söze geçmedikçe kendileriyle beraber oturmayın; aksi takdirde şüphesiz siz de onlar gibi olursunuz. Allah elbette münafıkların ve kâfirlerin tamamını cehennemde bir araya getirecektir"
Ayette "başka bir söze geçmedikçe" diyor.
Ayetlerin hepsini bir bütün olarak almak lazım tek tek bakarak olmaz. Kaide belli dine düşman olanla dostluk edilmez sevgi beslenmez. “Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse, kalbiyle düzeltme cihetine gitsin ki, bu imanın en zayıf derecesidir.”
(Müslim, İman 78)
@Perillay
Evet küfür demek kafir olmak demek hem dil ile hem de fiil ile küfür vardır. Dil ile küfür Allaha ve dine sövmek alaya almak ya da kafir eden sözler dinlemek. Şarkılardaki kadere söven dini değerlere söven aşağılayan her şey elfaz-ı küfürdür dinleyeni de seveni de söyleyeni de kafir eder. Dinlediğin şarkılara dikkat et kadere söven kadere lanet eden şeyler de küfürdür.
Sezen Aksu'nun olayını biliyorsundur. Ben onu severek dinlerdim. Şu anda da dinlemek istiyorum ama dinden çıkarır mı bilmiyorum dinlemem. Ha bir de Sezen'e destek olan şarkıcılar var onlarıda dinlemiyorum dinden çıkarır mı diye düşündüğüm için. Bunları dinlemem de dinden çıkarır o zaman?
@Perillay
İslam bizene bana ne sana ne dini falan değil.
Ayet hadis dolu kim bir kötülüğü görürse düzeltmeye kalksın diye.
► Sizin içinizden (insanları) hayra çağıran, iyiliği emreden, kötülükten alıkoyan bir topluluk olsun. Bunlar, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. (3/Âl-i İmran 104)
► Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyar ve Allah’a iman edersiniz. Şayet Ehl-i Kitap iman etmiş olsaydı, onlar için daha hayırlı olurdu. Onlardan müminler olmakla birlikte, çoğunluğu fasıklardır. (3/Âl-i İmran 110)
► Allah’a ve Ahiret Günü'ne iman ederler, iyiliği emredip, kötülükten alıkoyar ve hayırlarda yarışırlar. Bunlar, salih olanlardandır. (3/Âl-i İmran 114)
► Münafık erkekler ve münafık kadınlar birbirlerindendir. Kötülüğü emreder, iyilikten alıkoyar ve ellerini sıkar (cimrilik ederler). Allah’ı unuttular, Allah da (onları yardımsız ve nefisleriyle başbaşa bırakarak) unuttu. Şüphesiz ki münafıklar, fasıkların ta kendileridir. (9/Tevbe 67)
► “Yavrucuğum! Namazı dosdoğru kıl, iyiliği emret, kötülükten alıkoy ve başına gelene sabret. Şüphesiz ki bunlar, azmedilmesi gereken işlerdendir.” (31/Lokmân 17)
► (O Allah’ın yardım ettiği kimseler) kendilerine yeryüzünde iktidar verildiğinde namazı dosdoğru kılar, zekâtı verir, iyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar. İşlerin akıbeti (onlar hakkında nihai karar) Allah’a aittir. (22/Hac 41)
Tekfir meselesinde ikinci kural olarak bu kaideyi şerh ve izah etmeye çalışacağız.
Ehl-i Sünnet küfre rızayı küfür, zulme rızayı zulüm, günaha rızayı da günah olarak kabul etmiştir. Kim -şer‘î bir gerekçesi olmaksızın- küfre rıza gösterir, onu güzel görür veya onun meşruiyetini kabul ederse kesinlikle Allah’ın dini ile olan tüm bağlarını koparmış ve küfre girmiş olur. Bunun delillerine gelince;
1-) Rabbimiz şöyle buyurur:
“O, size Kitapta: “Allah'ın ayetlerine küfredildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğinizde, onlar bir başka söze dalıp geçinceye kadar, onlarla oturmayın, yoksa siz de onlar gibi olursunuz” diye indirdi. Doğrusu Allah, münafıkların da, kâfirlerin de tümünü cehennemde toplayacak olandır.” (Nisa, 140)
Bu ayet küfre rızanın küfür olacağını ispat etme noktasında son derece açıktır. İkrah altında olmayan bir insan Allah’ın ayetlerinin alaya alındığı, onlarla istihza edildiği veya onların inkâr edildiği bir mecliste hiçbir tepki vermeksizin oturuyorsa kesinlikle o ortamda söylenenlere rıza gösteriyor demektir. Eğer o işe rızası olmasaydı o meclisi terk eder ve tepkisini ortaya koyardı. Olaya tepki göstermemesi bu işe razı olduğunu gösterir. Şeyh Süleyman b. Abdillah der ki:
“Ayetin manası zahiri üzeredir. Kişi Allah’ın ayetlerinin inkâr edildiğini veya onlarla alay edildiğini işitir de hiçbir ikrah olmaksızın onları kınamadan ve onlardan uzaklaşmadan o alay eden kâfirlerle oturmaya devam ederse -her ne kadar onların yaptığını yapmasa da- o da onlar gibi kâfir olur. Çünkü bu, küfre razı olma manasına gelir; küfre rıza da küfürdür.
Âlimler bu ve benzeri ayetlerden “günaha rıza gösterenin günahı işleyenle aynı hükme tabi olacağını” istidlal etmişlerdir. İslam’da hükümler zahire göre verileceği için böylesi bir kimsenin onların yaptığını kalbi ile kerih gördüğünü iddia etmesi kendisinden kabul edilmez. Bu kimse zahiren küfrü izhar etmiş ve kâfir olmuştur.”[1]
İmam Kurtubî der ki:
“Çünkü o zaman siz de onlar gibi olursunuz…” Allah’ın bu buyruğu, kendilerinden bir münker sadır olduğu zaman masiyet işleyenlerden uzak durmanın vacip olduğuna delalet etmektedir. Çünkü onlardan uzak durmayan bir kimse, onların fiillerine razı olmuş demektir. Küfre rıza ise küfürdür. Nitekim yüce Allah: “Çünkü o zaman siz de onlar gibi olursunuz” diye buyurmaktadır. Buna göre masiyetin işlendiği bir mecliste oturup da onlara karşı tepki göstermeyen herkes, günahta onlarla eşit olur. Kişinin, masiyeti gerektiren bir söz söyleyip bunun gereğince de amel ettiklerinde onlara tepki göstermesi icap eder. Eğer onlara tepki gösterme gücü yetmiyorsa, bu ayetin tehdit ettiği kimselerden olmamak için yanlarından kalkıp gitmesi gerekir.”[2]
İmam Taberî der ki:
“Ayetin manası şu şekildedir: Sizler Allah’ın ayetlerinin inkâr edilip alaya alındığını işitip dururken hâlâ o inkâr edip alaya sapanlarla oturmaya devam ederseniz, onlar Allah’ın ayetlerini alaya almaları neticesinde nasıl günaha girmişse sizde aynı onların işlediği bu günahı işlemiş ve Allah’a isyan etme hususunda onlarla eşit olmuş olursunuz.”[3]
Şevkânî şöyle der:
“Çünkü o zaman siz de onlar gibi olursunuz…” Bu, yasaklamanın gerekçesidir. Yani, onlarla oturur ve bu oturmadan vazgeçmezseniz, o zaman sizde küfürde onlarla eşit olursunuz.”[4]
Abdulmun‘im Mustafa der ki:
“Eğer mecliste küfür icra ediliyorsa orada bulunan kimse onlar gibi kâfir olur. Ancak o yerde küfrün altında kalan günahlar cari ise o zaman orada bulunan kimse kâfir değil, bilakis günahkâr olur. Buradaki hükmün medarı o mecliste meydana gelen şeye göredir. Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurur:
“Allah’a ve ahiret gününe iman eden bir kul sakın ha içki içilen bir sofraya oturmasın!”[5] Malumdur ki, içki içilen bir sofraya oturan kimse küfre düşmez; sadece içki içen kimsenin hükmünü alır.
Malum olduğu üzere rızanın yeri kalptir. Bir kimsenin bir işe razı olup-olmadığını bilmemiz aslen mümkün değildir. Çünkü razı olup-olmamak kalbin amellerindendir. Ancak İslam bunun için birtakım alamet ve karineler ortaya koymuştur. Bu karineler, kişinin bâtınına delalet eden lafzî ve amelî karinelerdir. Bizler bunlar sayesinde kişinin kalbinde yer eden şeylerin hakikatlerine muttali oluruz.
Şimdi bunları bir bir izah etmeye çalışalım.
A-) Lafzî Karineler
Söz, kişinin kalbindeki inancın hakikatini yansıtan en güçlü organdır. Kalpte yer eden iyi veya kötü düşünceler dil vasıtası ile açığa vurulur. Bu nedenle söz, hakikate delalet yönünden amellerden daha kuvvetli kabul edilmiştir. Abdulmun‘im der ki:
“Lafzî karineler kişinin kalbinde yer eden hakikati gösteren en güçlü alametlerdir. Örneğin, kişinin -ikrah olmaksızın- küfre rıza gösterdiğine ve onu helal gördüğüne işaret eden sarih bir söz söylemesi, Allah’ın şeraitine alternatif olan beşerî kanunları güzel görerek ilerlemenin ancak bu kanunlar sayesinde gerçekleşebileceğini ifade etmesi veya buna benzer kalbinde yer eden gerçeği yansıtan ibareler kullanması gibi… Böylesi birisinin kâfir olacağı ve dinden çıkarıcı bir şey yaptığı hususunda ümmetin âlimleri arasında hiçbir ihtilaf yoktur.”[16]
Lafzî karineler ikiye ayrılır.
1) Küfre delaleti sarih/açık olanlar. Bunları söyleyen bir kimsenin niyet ve kastını araştırmaya gerek yoktur. Böylesi bir kimse sırf bu sözler nedeniyle dinden çıkar. Eğer hâkimin önüne çıkarılsa hâkim ona “Bu sözü ne niyetle söyledin” diye sormaz. Aksine bu sözü söyleyip söylemediğini sorar. Şayet adamın söylediği şer‘î ispat yollarından birisi ile ispat edilirse o zaman ona gerekli ceza uygulanır.
2) Küfre delaleti ihtimalli olanlar. Bunların küfür sözü olup-olmadığı ihtimallidir. Yani bunların bir yönden küfür sözü olma ihtimali varken, diğer yönden böyle bir ihtimali yoktur. Böylesi bir durumda kişinin kastını araştırmak ve bununla ne kastettiğini öğrenmek zorunludur. Bu netlik kazanmadığı sürece kişinin küfrüne hüküm verilmez. Mesela birisi “Hain Muhammed” dese biz böylesi birisine hemen “Bu, Rasûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem’e hakaret etmiştir” hükmünü veremeyiz; çünkü adamın bu sözü ile adı Muhammed olan bir arkadaşını kastetme olasılığı vardır. Bu olasılıktan dolayı adama öncelikle “Sen bu sözünle kimi kastettin” diye sorarız. Adam eğer “Peygamberi kastettim” derse o zaman kâfir olduğuna hüküm veririz. Ama adam “Ben falanca arkadaşımı kastettim” dese o zaman zaten problem yoktur.
Dolayısıyla, kişi herhangi bir ikraha maruz kalmadan net, açık ve hiçbir ihtimali olmayan bir küfür sözü söylediğinde, bununla kalbinde yer eden inancı açığa vurmuş ve küfrünü dışarı kusmuş olur. Bu, küfre razı olduğunu ortaya koyan en güçlü karinedir.
Olsun İslama saldıran birini sevip destekleyemezsin. Hud﴾113﴿ Zalimlerin yanında olmayın; sonra ateş sizi de yakar. Allah’tan başka dostlarınız olmadığına göre bir yerden yardım da göremezsiniz! burada anladığın zalim insanlara işkence eden zalim değil sadece dine zulmeden kişi de zalim hükmündedir.
bak kardeşim din olayını çok hafife alıyoruz da aynı kişiler bizim anamıza babamıza sövseler yine de dinler miydik onları? niye dinleyelim dinlemeyiz eğer ailemizi seviyorsak. Peki konu neden din olunca nefsimize söz geçiremiyoruz? Allaha kim düşmansa ona düşmanlık etmezsek biz müminlerden olamayız. Kusura bakma bu herkes için geçerli kim İslama düşmanlık ederse veya edenlere destek verirse onlar bizim de düşmanımızdır
Günah içermiyor demek te doğru değil. İslami usullere göre şarkı da helal değil ve küfür olmasa bile günah kardeşim. Şarkılar insanı bağımlı yapıyor başka şey dinle çok istiyorsan. Bak biz böyle pısırık ve korkak olduğumuz için bunlar güç buluyor. Müslümanlar nefsine tabii olmuş Allah yerine. biz böyleysek bu insanlar istedikleri gibi İslama söver de sayar da.
faydası var ama bir faydası varsa atıyorum on zararı var. Müzik yerine kalbimizi zikirle kuranla doldursak keşke. Bak sana diyorum ama bende aynı durumdayım kendimi üstün tutma gibi bir durumum yok genel olarak hepimiz aynı durumdayız. Ama bari en azından küfür işlemeyelim diyorum. Yani dinleyeceksen bile küfre rıza göstermemiş kişilerden dinle o şarkıyı en azından bunu yap kardeşim. Zor geliyor farkındayım sevdiğin birinden vazgeçmek ama din bizim için her şeyden önce gelmeli.
sorun olursa bu hocaya sorabilirsin instadan ve sohbetlerini de tavsiye ederim hiç sıkmaz ve eğlenceli geçiyor https://www.instagram.com/kerem_onder/?hl=tr
arzusucennetolanlar.com/.../kufre-riza-kufurdur~447
bir de dinlediğim sohbetlerden aklıma kalan şeyler işte
Yapar diyen hocalar var, yapmaz diyenlerde varsa, bu yapabilir manasına gelir'ki çok tehlikeli bir durumdur.
Uzak durmanız gerekir.
Dedimya çok tehlikeli bir durum.
Daha saglam ve net bilgi için Diyanetin Fetva hattını arayın.
Sorularla İslamiyete soracaksın, en doğru cevabı orası veriyor
İnternette her yazana inanmam benim için önemli olan verilen bilginin doğru olup olmadığı
Bir matematik öğretmeni cinayet işledi diyelim, cinayet işlediği gün geldi ders anlattı ve dedi ki : 2*2=4 eder. Şimdi bu öğretmen cinayet işledi diye 2*2=4 değil abi ben bu öğretmene inanmıyorum, iki kere iki bence 4 etmez demem ben. Çünkü doğru birdir. Eğer bir öğretmene inanmazsam gider başka öğretmene sorarım ve genel çoğunluk ne derse ona inanırım.
Sen bilirsin başka hocalara sor o zaman
Düşünce yapını değiştirebilir, o yüzden uzak durmak en iyisi olabilir.
Sen inkar etmedikçe kafir olmazsın. Ama bu şeylerle ilgilenirsen vesveseye düşme ihtimalin var. Dediğim gibi uzak durmanı tavsiye ediyorum
İzlemesen yararına seni manipüle etme ihtimali var
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?