Herkese merhaba. Eskiden olduğu gibi sorularıma yeniden devam edeceğim. Kültür &sanat ve müzikseverleri psikolojik alt yapıyla eskisinden daha güçlü bir şekilde sayfama toplama kararı aldım. Herkese duyurulur. Şimdiden teşekkür ederim 😄
Descartes'in "Cogito argo sum" yani "Düşünüyorum öyleyse varım" sözünde ne anlatılmak istenmiştir? Düşünmenin önemi sizce nedir?
Düşünmek bizi farklı kılar. Hayatta yaptığımız tüm işler düşüncelerimizin dışa vurumudur, düşündükçe var oluruz hayatımızı daha kolay hale getirmek için çabalarız kafa yorarız. Hiç düşünmeyen gününü boş yaşayan kişiler aslında yoktur anlamını çıkarabiliriz, düşündükçe var olur var oldukça düşünürüz. Çok derin güzel anlamlar çıkardığımız bir cümledir bu, üzerine uzun süre fikir beyan edilebilir.
"Düşünüyorum o hâlde varım." sözü derin psikolojik ve felsefik manalar içeren bir vecize. Ben bu sözün daha çok felsefenin temel kavramları ile alakalı olduğunu düşünüyorum. Aristo'nun "İnsan, düşünen bir hayvandır." sözünün evrim geçirmiş hâli gibi. Şöyle ki; hayvanları ve insanları ayırt etmeye çalıştığımızda, aradaki fark düşünme, konuşma, kendini ifade edebilme şeklinde ortaya çıkar. Düşünmek felsefi açıdan o kadar derin bir kavramdır ki neredeyse dünyanın başlangıcına kadar götürür bizi. Bazen düşünmek ve bir fikir üretmek dünyayı değiştirmek demektir. Unutmayalım ki elektrik, telefon gibi insanlığın kaderini değiştiren icatlar hep düşünen ve daha fazlasını hayal eden zihinler tarafından ortaya çıkarılmıştır.
Descartes’ın mantıktaki sıradan bir sonuç-çıkarma, bir usavurma bilginin çok ilerisinde olan önermesi. Bu, araçsız, doğrudan doğruya kavrayan, yaşanan net bir bilgidir. Descartes’ın “düşünme” derken aslında "bilinç"ten bahsettiği apaçıktır. bu, bilincimizi bilmemizdir, bilincimizin en iyi bir varlık olduğu üzerine bizde bir bilinç, bir bilgi olmasıdır. Descartes'a göre varlık ile ilgili bütün güvenilir bilgilerimiz bilincin kendi üzerine eğilmesindendir. Descrates’ın rationalismi bundan kaynaklanır. İnsan sahip olduğu bilinci ile evrenin tam ortasındadır
Descsrtes kitabında dünyayı ve çevresini anlamaya çalışırken duygularının kendini ysnılyyıpını düşünmüş gördüğü şeyin aslında bir yanılsama olabileceğini dokunduklarının kendini yanıltabileveğini ve onların varlıklarına şüphe ile yaklaşılması gerektiğini savunur. Ancak bunları düşünen kendisinin bunları düşünebiliyor ise kendi varlığının varoldupunun kanıtı bu eylemi olduğunu söyler. Bu yüzden emin olabileceği tek i eyin bu düşünceleri ysratabilen şeyin var olması gerektiğidir.
Hani sorgulamak vardır ya. Körü körüne bağlanmamak bir şeye. Şüphe etmek, araştırmak öğrenmek. Her gün daha fazla. Evreni, hayatı, doğayı gözün gördüğü her şeyi sorgulamak.
Sorgulamak insanı araştırmaya dolayısıyla da öğrenmeye iter. Öğrenen insan gelişir, gerçekleşir. İşte bu yüzden düşünüyorusun o halde varsın. 😀
Düşünüyorum, öyleyse varım ve kendi varlığımın bilincindeyim ve bundan eminim. Başka her şeyin varlığından şüphe duyarım. Şüpheciliğin başlangıcı sayılabilir. Bilginin bilinmezliği.
İkinci adım olarak. Birinci adım bir bilginin var olduğu ve bunu bilmediğini kabul etmek (her şey için verilmiş bir cevabın olduğuna inanan dinden farklı olarak) Öğrenmek konusu ise Decartes'ci şüphecilikten ayrılır Bence. Şüphecilik bilginin erişilemeyeceğini savunur. Decartes'in devamda " başka her şeyin varlığından şüphe duyarım" demesindeki sebep. Evrende varlığından emin olduğum sadece Ben varım (çünkü düşünüyorum, varlığımın farkındayım) ve başka her şey görece.
İnsanoğlu bildiklerini akıl süzgecinden geçirerek önyargılarından kurtulmaya çalışır, düşünür,çünkü düşünmek insana özgü bir durumdur. Herhangi bir duruma şüphe ile yaklaşır. Aynı zamanda düşünmek, varoluşumuzun bir sonucudur.
Var olmanın özünün farkındalık ve arayış olduğunu düşündüğünü ve felsefe olmadan insanın diğer canlılardan farklı olmayacağını anlatmak istediğini anladım.
Ana Sayfa > Kültür & Sanat > Sorular > Descartes'in "Cogito argo sum" yani "Düşünüyorum öyleyse varım" sözünde ne anlatılmak istenmiştir? Düşünmenin önemi sizce nedir?