Hangi veri veya fizik, doğuştanlığı ya da tam tersine, dilin toplumun bir yaratımı olduğu fikrini destekler? Tarihsel olarak, Herder'den David Hume'a, Jespersen, Sapir, Whorf, Zipf'e kadar, dilin toplumlar tarafından yaratıldığı düşünülüyordu. 1960'lardan başlayarak, genetik olarak doğuştan gelen bir insan kapasitesi olarak dil fikri etkili olmaya başladı. Kim haklı?
Doğuştan olduğunu asla düşünmüyorum. Dil, kültürel bir oluşumdur. En başta şunu düşünmek gerekir. Dil bir illüzyondan ibarettir. Dilin ortaya koyduğu şeyler hiçbir zaman tam anlamıyla eylemleri, olguları ifade edemez. Kendinize dil yoluyla teşekkür etmek veya kendinizi affetmek isterseniz mesela, bunu nasıl yaparsanız? İşte tam burada, söylem asla yeterli değildir. Dil, doğuştan olsaydı bir illüzyon olmaktan çıkıp tamamen kendimize bir kelimeyle rahatça teşekkür edebilir ve yetinebilirdik. Öte yandan, evrimsel olarak baktığımızda dil bir istenç olarak doğmuş bir şey sadece. Aynı şekilde bu istencin farklı sonuçları da olmuştur. Mağaralar, deriler, kemikler üzerine yapılan çizimler, semboller de dille aynı istençten doğan şeylerdir. Yani dil, sadece bu istencin sonuçlarından biridir. Dili diğer sonuçlardan, ürünlerden ayıran şey ise kalıtımsal olarak da aktarılabilen bir şey olmasıdır. Burada bahsettiğim tabii ki, ingiliz bir ailenin yeni doğanlarının kalıtım yoluyla ingilizce bilmesi değildir. Kalıtımın burada daha temel ve güdüsel bir görevi var. Olgularımız bunun başlıca örneğidir mesela. Olgularsa en başta dediğim gibi dilden daha büyük ve kökenlidir. Nihayetinde dilin, amacı itibariyle olgularımızı karşılayamadığını biliyoruz...
Çok güzel bir soru böyle bir platformda böyle cevaplayım;
chomksy, evrensel dil bilgisi teoreminde çocukların nasıl olup da iki yıl gibi bir zaman içinde dili öğrenebildiklerine değinmiştir. dünyada yüzlerce dil vardır; fakat bunların her birinin ortak noktası vardır. ona göre insan dili öğrenmeye zaten doğuştan meyillidir. işte language acquisition device dediğimiz alan dili öğrenmeden sorumlu, ve tüm insanlarda biyolojik olarak kodlanmış bir birimdir. 'bu alan olmasa dil denen oldukça sofistike ve özünde diğer dillerle ortaklığı olan bir dil nasıl kazanılabilir?' der chomsky.
Dün bugün ve yarın ve sen ne bugünkü sende dün var nede yarınki sende bugün illaki bir dna yapısına sahibiz ve kapasitemizin dışına çıkamayız fakat kendimizi geliştirebilir kendimize birşeyler katabiliriz dilimizi dinimizi çevremizdekiler etkiler idinler ırklar anlayışlar düşünceler bir hamur olursun o hamuru yoğurmak sana kalmış nasıl yoğurursan öyle gider tabiki hamurun tadı farklıdır o tadı bozamazsın o da alışkanlıklarındır istemsizce senle gelir
Tabii ki insanın biyolojik ve genlerle aktarılan dil yeteneği olmasa insanlar konuşamazdı. Hayvanlarda bizdeki harf ve sesleri çıkartmak için uygun ses telleri gırtlak vs yok. Ama kültürün elbette dili geliştirdiği açık. Bence ikisi de.
İnsan yaratılış olarak konuşmaya, paylaşmaya, sevmeye muhtaçtır. Hiç konuşmadan bir gün geçirebilir misin? Hayır, çünkü dil bizim varoluş amacımızdır.
Bir kitap okudum hiç unutmam o sözü: "Kelimeler, en güçlü silahtır. Nasıl kullanacağına sen karar ver. İster güzelleştirerek kalp kazan, ister sadeleştirerek kalp kır." alakasız oldu ama aynı kitaptan bir tane daha konuyla alakalı minnak bir kesit yazayım:
~"o bebekleri sessizliğe hapsetmiş. Bakıcıların ağzında bant var, tek bir kelime kurmasın diye! Onların dilini elinden alıyor. Konuşamayan, düşünemeyen robotlara çeviriyor" 🌷
Çocuğun afgan aksanıyla konuşmasının sebebi fiziksel ve biyolojik sebeplerden ötürüdür. Ağız, gırtlak yapısı; dilin kullanımı etkindir. Bunlarsa coğrafyalara göre değişir.
Afgan aksanını da taşır. Türk aksanına rastlayamazsın. Biyolojik ve fiziksel durumları buna el vermez. İlk adımlarda kalıtımsal etki söz konusudur çünkü. Bu çok sonradan, ergenlik dönemlerinden itibaren değişmeye, Türk aksanına eğilim gösterir. Öyle "konuşursa" dediğini anlıyorum ama sonunda elde edeceğimiz bulgular bizi bir yere götürmüyor.
Ohoo bu konu çok derin ama genel kabul chomsky nin psikolinguistik kuramidir. Dil evet doğuştan hazır bulunusluktur. Cevre kültür bunu şekillendirir. Vygotsky tamamen çevreye bağlar olayı. Piagete göre çevrenin etkisi yok. Yani çocuğun icsel konuşmaları onu geliştirir. Monolog diyoruz buna.
Ben soruyu şöyle de anladım, genel olarak dil mi kültüre etki eder kültür mü dile.. Yani hangisi daha eskidir. Bunun cevabı ise yokk. Dil din kültür de öncelik hangisinde belirsizdir
Aslaaa öyle düşünme. İlkel toplumlarda animizm totemizm vardır. Ölen kişinin Ruhuna ya da Yıldırım şimşek gibi doğa olaylarına tapınma vardır. Hattaa ne zaman yapıldığı bilinemeyen tapinaklar da var. Bunun özü ilk insan ademe dayanıyor. Kutsal metinlerde holly adam olarak geçer. Bizde peygamber işte. Eee o zaman ilk insan peygamberse zaten?
biz yarattık ama genetik bi yatkınlık da var chomskynin language acqusition device teorisine vs bakabilrsiniz özellikle çocuklarda grammer yaratma konusunda ekstra bi yatkınlık var ama doğuştan olsa hepimiz aynı dil yüklü gelirdik