Severim. Gözlerine bakarken güneşli bir toprak kokusu vuruyor başıma, bir buğday tarlasında, ekinlerin içinde kayboluyorum... Yeşil pırıltılarla uçsuz bucaksız bir uçurum, durup dinlenmeden değişen ebedi madde gibi gözlerin:
sırrını her gün bir parça veren fakat hiç bir zaman büsbütün teslim olmayacak olan...
Evet, Bu seslendirme Deniz Gezmiş belgeselinde de vardı. Beni çok etkilemişti, hayat hikayesiyle şiiri çok özdeşleştirmiştim. Bu günün anısına 2 ustaya da yer vermek istedim :).
İyi bir Nazım Hikmet okuyucusuyum, Ne diyor şair; Ben ölmüş babamdan ileriDoğacak çocuğumdan geriyimve bir kavganın adsız neferiyim.. Benim şiarım olmuştur bu söz..
Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey, dünyanın en güzel sesinden en güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey... Fakat artık ümit yetmiyor bana, ben artık şarkı dinlemek değil, şarkı söylemek istiyorum...