New York'un Doğu Harlem semtinde çöp toplama görevlisi olarak çalışan Nelson Molina bir müze kurdu ama müze biraz farklı. Gelin size farkını anlatayım...
Müze, atarken üzerine düşünülmeyen anılardan oluşuyor
Nelson 30 yıl boyunca çöp toplama görevlisi olarak çalışmış ve 1980 yılında çöpte bulduğu afişleri, aile fotoğraflarını, oyuncakları, haritaları ve daha birçok nesneyi toplamaya başlamış.
Çalışma şartları gereği Molina'nın kişisel kullanım için çöpten bir şey alması yasak olduğunda bu sır olarak kalmış bir süre
Çöpte bulduklarını İl Sağlık Müdürlüğüne ait bir garajın soyunma odalarındaki boş dolaplarında saklamış ama soyunma odalarının bulunduğu garaj boşaltılınca daha geniş bir garaja taşımış her şeyi.
Molina'nın bu hayali meslektaşlarına ilham vermiş ve destekler gelmiş
Bu koleksiyonda yer alması için şehrin dört bir yanından meslektaşları çöpte buldukları nesneleri bu müzeye getirmiş.
Başlamış nesneleri boyuna, işlevine ve temalarına göre sınıflandırıp düzenlemeye
Bir arkeoloji müzesini andırsa da, 30 yıllık bir hafızanın kaydını tutuyor aslında.
Ve ortaya "Çöpten Hazineler Müzesi" çıkıyor!
İçinde anıların, hayatların ve bolca şehrin kültürünü yansıtan nesnelerden oluşan ve kurucusu bir belediye işçisi olan müzedeki her şey sergileniyor! :)
Belediyede Çalışan Çöp Toplama Görevlisinden Hayran Bırakacak Bir Müze: Çöpteki Hazineler Müzesi!
Böyle farklılıklar güzel bir manzara çıkarıyor ortaya işte. Her hazine pahalılık içerir anlamına gelmez. Bir çöp bile zamanında hazine olabiliyormuş demek ki
orada resimdeki malzemeleri burada atmıyorlar orada normal burada o atılanların cogu antika olarak satılıyor ya da ikinci elcilerde kısacası orası bizden daha fazla tüketici toplumu
En İyi Cevaplar