Sizin için doğru olan şeyi okuduğunuzdan emin olmanız yeterli.
Bu dergiyi takip etmeye başladığımdan bu yana değiştim diyebilirim. Yazarlara, şairlere bakış açım değişti. 2 ayda bir yayımlanıyor ve kendini bu sürede epey özletiyor. Her sayısında bir başka kişiliği anlatıyor, yaşatırcasına... Elinizde olmadan hayran kalıyorsunuz. Hem anlatılan yaşantılara, hem onları böylesine güzel anlatıp bir güzel derleyenlere...
Hislerinizi yansıtacak şeyi bulmalısınız.
Roman mı seviyorsunuz, yoksa deneme mi? Konusu aşk olan bir yazı mı okumayı seversiniz yoksa dostluğu barındıran mı? Önce bunun cevabını kendinize verin ve okuyacağınız şeye yönelin. :)
Ufak tefek şiir kitapları edinin.
Ezberlemek zorunda değilsiniz. Ya da piyasadaki tüm şiir kitaplarını toplamak...
Sadece bir tane ilginizi çeken bir şiir kitabı edinin ve onu yavaş yavaş, sindire sindire okuyun.
Bakın bakalım devamı gelecek mi. :)
Bende olaylar tam olarak böyle gelişti. Şimdi içim daraldığında oturup yazarken buluyorum kendimi. Mükemmel olmak zorunda değil hiçbir yaptığımız, bize keyif versin yeter. Anladım ki edebiyatın içinde oldukça daha da derinlere inesin geliyor. Bir sonu yok. Müzikten sonra ikinci sevgilim diyebilirim edebiyat için.
Okuduğunuz için teşekkür ederim. Birilerine dokunabildiysem ne mutlu bana. :)
Bir insanı edebiyata en iyi hislerini yansıtan şeyler bağlar. Kesinlikle bir kaç şiir kitabı aldığın da devamı her zaman geliyor. Kaliteli yazarların kaliteli romanları ve yazdıklarını gerçekten yaşayan şairlerin eserlerini okumak gerçekten çok zevkli oluyor. Bir günde aynı şiir kitabını defalarca bitirip okuduğumu hatırlıyorum.
Nazım Hikmet, Cemal Süreyya, Orhan Veli, Atilla İlhan gibi Türk şairlerin şiirleri insanı gerçekten derinden etkiliyor.
Müzik, edebiyat ve sanat. Bu 3 yaratıcılık eseri ortaya çıkan olgularda, "touch your heart" yani "Kalbine dokun" kavramını yaşamak gerekiyor.
Kalbine dokunmadığı müddet hiçbir şarkıyı, kitabı ve resimi beğenemiyorsun. Kendinden bir şeyler bulman gerekiyor. Sana duygusal hazzı yaşatması gerekiyor.
Faydalı olmuş. Ancak ne yazık ki bu zevk tahlilinden sonraki süreçte bize uyan kitabı bulmak daha büyük sorun. Mesela ben deneme severim ama içerisinde felsefeye çalan sözler yoksa içi boş gelir. Bu tarzda şimdiye kadar elime geçen kitap sayısı 10'u geçmedi. Belki de çok araştırmadığımdandır, bilemiyorum.
2 ayda bir yayımlanıyor her yeni sayısında başka bir yazarı, şairi anlatıyor. Hikayelestiriyor kimi zaman ondan bir solukta kendini okutmayı başarıyor. Genç yazarlara adını duyurma şansı da veriyor farklı isimler tanıdım sayelerinde. :) En son Tomris Uyar'ın olduğu bir sayısını okumuştum nasıl hayran kaldım yaşantısına ve Didem Madak... :)
En İyi Cevaplar