Sizin de bildiğiniz gibi okula başlayıp okuma yazma öğrendikten sonra çoğu öğretmen öğrencilere kitap okutturmaya çalışır, bazı dersleri kitap okuma saati yapardı.
Benim hikayem de öyle başladı.

Lise 4’e gidiyordum. Dil ve Anlatım hocamız vardı. Yanlış hatırlamıyorsam haftada 5 saat dersi vardı bizimle ve bir saatini kitap okumaya ayırmıştık, onun isteği üzerine.
Sınıfımız yaklaşık 30-40 kişiydi ve sınıfın 4/3’ü sırf eksi yememek için o derse kitap getiriyordu. Çünkü hoca demişti ki bize kitap getirenlere + getirmeyenlere - vereceğim.
Ne yalan söyleyeyim ben de sırf eksi almamak için getiriyordum kitabı. Üstelik kitabı da okulun kütüphanesinden alıp getiriyordum derse.
Kitabın adı ‘Otuz Yaşındaki Kadın’ idi. Yazarı da Honore de Balzac. Ders saatlerinde 1 tek sayfasını bile okumamıştım, diğer herkes gibi. Yani okuyan birkaç kişi vardı ama genel itibariyle okumuş gibi yapanlar daha çoktu.
Ek olarak şunu söyleyeyim hoca kitap isimlerini not alıyordu ve bir kitabı da bir dönem boyunca bitirmek olmazdı. Şunu dedi hoca daha sonra baktı ki millet okumuyor, okumuş gibi yapıyor herkesin özet çıkarmasını istedi. Ben de mecburen okudum ve olan oldu…

En son 7. sınıfta annem ağlayan ben kaç yıl sonra ilk defa bir kitap için gözyaşı döktüm. Evet… Çünkü çok etkilenmiştim. Sıra özet çıkarmaya gelmişti. Düşük not almak isteyen herkes özet çıkarma mecburiyetindeydi. Bende özet çıkardım. Tam 3 sayfa. Özetleri tahtada okutturmak için hoca herkesi sırayla çağırıyordu. Ben ise sonlardaydım. Bakıyorum herkes yarım sayfa veya bir sayfa özet çıkarmış. Sonra ben çıktım, özet o kadar uzun ki hoca da tamam kısa kes deyip oturttu beni :D Demek ki içimde kitap aşkı varmış ama gün yüzüne çıkmayı bekliyormuş. Sınıfta en uzun özeti çıkaran bendim çünkü.
O kitaptan etkilendikten sonra diğer kitapların da bu kadar güzel olabileceğini düşündüm. Şanslıydım da aslında çünkü dünyaca ünlü yetenekli bir yazarı okuyarak bu yola adım atmıştım. Bir söz vardır ya hani:
“Kitap okumayı sevmeyen insan yoktur. Aradığı kitabı henüz bulamamış olan vardır.”

Bu da öyle bir şey işte. O günden sonra kitap okuma serüvenim başladı. Biraz geç olsa da başladı. Bazen keşke daha erken başlasaymışım diyorum ama zamanı geriye döndürmek mümkün değil. Keşke demek yerine geçen yılların acısını çıkarırcasına kitap okuyorum. Eskiden yani kitap okumaya ilk başladığım zamanlarda ‘Niteliksiz’ diyebileceğim bir sürü kitap okudum ama artık bilinçli bir okuyucu olma yolunda biraz daha ilerlediğimi görüyorum. Aslında her kitap bize bir şeyler kazandırır. Mesela ben o tür kitapları okumasaydım daha kaliteli kitapların farkına varmazdım. Karşılaştırma yapamazdım pek.
Ruhumun derinliklerine işleyen o kadar çok kitap var ki… Beni bir yerden alıp başka bir yere sürükleyen… Beni mutlu eden… Güldüren… Bazen üzen bazen sevindiren...

Gittikçe yaşanılmaz hale gelen dünyayı unutturan kitaplarım bana hep huzur verdi. Kitap okuyan insanlar için umarım size de hep huzur ve mutluluk verir. Okumayanlar için ise İnşallah en kısa sürede siz de bu mutluluğu tadarsınız…
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar