Kimsenin Hiçbir Zaman Sahip Olamayacağı Gökyüzüne Aşık Olmuştu

Yazar olmak isteyen biri olarak aşağıdaki yazı çıktı geçenlerde kalemimden. Sizce bu yolda ilerlemeye devam etmeli miyim?

Gökyüzü, siyahın en karanlık tonuna bürünmüştü

Ay, gecenin karanlığına tezat olan kuvvetli beyaz ışığıyla parlıyordu. Ay ışığının önünden su buharı dolu gri bulut toplulukları ilerliyordu. Ayın ışığı bulutların arasından sızarak yağmurun yağacağından haberdar ediyordu insanları.

Şiirin yaşamını sıkıca sardığı bir insana, karanlık olan bu gökyüzü göğüs kafesinin içine sıkıştırdığı acılarını hatırlatmıştı. Bu acılardan kurtulması için gerekli olan ilhami karanlığa inat parıldayan aydan alacağına inanıyordu.

Kimsenin Hiçbir Zaman Sahip Olamayacağı Gökyüzüne Aşık Olmuştu

Sırtının üstte olan kısmını deri yatak başlığına yaslamış, dizlerini kendine çekerek atmış dereceye yakın bir açıyla kırmıştı. Çok yazmanın etkisiyle oluşan kaslı ve biçimsiz parmakları, karalamaktan ve yazmaktan ucu körelen kalemi tutuyordu. Sol bacağının üstüne yerleştirdiği defterin üzerinde hareket eden kalem, sol göğüs kafesinin içinden gelen duyguları dolduruyordu her bir satıra.

Beklenmedik bir anda pencerenin camından içeri sızan beyaz bir ışık; odanın pencereye yakın her köşesine, yazmakta olan ruhun her bir hücresine işledi

Şimşek çakmıştı birbirine sarılan yağmur bulutlarının arasında. Fotoğrafı çok kez çekilen bu doğa olayını kendi gözleriyle birkaç kez daha görmek, acımakta olan ruhunu hafifletmişti.

"Hâlâ doğal olan bir şeyler var," diye mırıldandı dudaklarını hafifçe oynatarak...

Bu mırıldanışın ardından derim bir şekilde iç çekti. Üst bacağında duran deftere birkaç saniye baktığında yazdığı cümlelerin doğanın büyüleyiciliği altında ezildiğini hissetmişti. Bir Nâzım Hikmet, bir Cemal Süreya anlatabilirdi ancak, bu hep baktığımız ama asla göremediğimiz manzarayı.

Düşüncelerini daha da derinleştirecek şekilde hızlı düşmeye başlamıştı yere, yağmur damlaları. Düşen her bir yağmur damlasının kalbine dokunduğunu hissediyor, kalbindeki acının sönmeye başladığını fark ediyordu. O yaralı ruh, hava durumu spikerlerinin "yağmurlu" diyerek sıradanlaştıracağı böylesine bir gecede büyülenmişti. Kimsenin hiçbir zaman sahip olamayacağı gökyüzüne aşık olmuştu...

Kimsenin Hiçbir Zaman Sahip Olamayacağı Gökyüzüne Aşık Olmuştu
Cevapla