Hao Asakura; tüm zamanların en güçlü büyücüsü ve şamanı. İnsanlığı yok edip dünyayı yani doğayı kurtarmaya yemin etmiş bir savaşçı. Kimileri onun dünyayı kurtaracak yegane kişi olduğunu düşünürken kimileri sadece kötülükle dolu bir şeytan olduğunu söylüyor. Iron Maiden Jeanne ikinci gruptan hatta o grubun lideri bile denilebilir. Kalbi Tanrı ve İsa aşkı ile dolu bu kızın tek amacı Hao Asakura'yı yok edip iyiliğin hakim olduğu bir dünya yaratmak. Hao'dan nefret eden herkesi takımına çağırıyor ve amacı uğrunda canını bile vermeye hazır. Peki, acaba hangisi daha iyi? Hao mu? Jeanne mi? Birazdan göreceğiz.
Tecrübe konuşuyor.
Hao, günümüzden bin sene önce doğmuş ve beş yüz yıl arayla iki kez reankarne olarak dünyaya gelmiş. Şu an üçüncü hayatını yaşıyor. Sayısız insanla tanışıp, onlarca olay atlatmış. Iron Maiden Jeanne ise on bir yaşında bir kız çocuğu. Siz olsanız hangisinin tecrübelerine güvenirdiniz?
Kim daha merhametli ve affedici?
Hao kötülük timsali acımasız bir şeytan, Jeanne ise melek. Acaba gerçekten öyle mi?
Hao kendisine ne kadar küfür ve hakaret edilse de karşılık vermeyen ve alttan alan biri. Jeanne ise yolda yürürken kendisine alaycı bakışlar attığı için bir insanı öldürebilecek kadar tahammülsüz. Hao, savaş sırasında teslim olan birini kolaylıkla affedebilir ama Jeanne ne olursa olsun kimseyi affetmez. Hao uzun yıllar Jeanne için çalışmış ve onu desteklemiş birisini eğer fikirleri değiştiyse kendi takımına alabilir. Hatta yaptı bile. Luchist adında bir şaman uzun yıllar Jeanne için çalışmıştı ama sonunda pişman oldu ve Hao'nun kapısını çaldı, şu anda çok iyi arkadaşlar. Jeanne ise açık açık şöyle diyor: "Eğer bir kez bile Hao'nun safında yer aldıysanız sizi asla affetmem. Pişman olup bana gelmeniz hiç önemli değil, sizi öldürürüm." (Evet, bunu gerçekten dedi.)
Kibirli olma konusu

Hao: eğer çok çalışırsanız benim sahip olduğum yetenekleri öğrenebilir ve çok güçlü bir şaman olabilirsiniz.
Jeanne: Ben Tanrıya en yakın kişiyim ve gücümü Ondan alıyorum. Ben sizlerden farklı ve özelim.
Başka soru?
Farklı inançlara karşı hoşgörülü olmak
Hao, dinlerin hiçbirine inanmıyor, Jeanne ise Hristiyan. Hao'nun takımında her inançtan ve mezhepten insanlar var, malum kişi ise takımına sadece Tanrıya inanan Hristiyanları kabul ediyor. Ne kadar hoşgörülü bir kız, değil mi?
Doğayı sevmek ve korumak
Hao dünyamızı korumak için elinden gelen her şeyi yapıyor ve doğaya büyük bir saygı/sevgi duyuyor. Jeanne'nin ise bu konu hakkında en ufak bir adım attığı bile görülmemiştir.
Bir şey yapıyorsan arkasında dur, saçma yalanlarla insanları kandırma.
Hao: Falanca kişiyi öldürdüm çünkü bana saldırdı ve planlarıma engel olmaya çalıştı. İnsanları öldürüyorum çünkü onlardan nefret ediyorum. Ben geleceğin şaman kralıyım.
Jeanne: Falanca kişiyi öldürdüm çünkü çok günahkardı, Hao için çalışabilecek biriydi (külliyen yalan), ben aslında kimseden nefret etmiyorum herkesi seviyorum. Biliyor musunuz ben birini öldürdükten sonra çok üzülüyorum bakın gözümden yaş geliyor. (Madem üzülüyorsun o zaman öldürme!) Güç umurumda bile değil, şaman kraliçesi olmak da istemiyorum. (Yav he he)
Takımlarındaki insanlara nasıl davranıyorlar?

İkisi de oldukça seveni ve takipçisi olan insanlar. Takımları da hayli büyük. Fakat önemli nokta şu: onlar takım arkadaşlarına nasıl davranıyor?
Hao, takım arkadaşlarına gayet samimi ve dostça davranıyor. Hiçbiri ondan çekinmiyor ve onu ailelerinden biri gibi görüyorlar. Bir şeyi yapmak istemezlerse Hao onları zorlamıyor. Kimseye emir vermiyor yalnızca rica ediyor. Ekip arkadaşlarının sayısız kez hayatını kurtardı ve onlara daha çok güçlenmeleri için daima destek oldu.
Jeanne ise kendi takımına her zaman "tepeden bakan birisi" oldu. Müttefikleri onun önünde secde ediyor (!) ve yüce efendimiz/leydimiz diye hitap ediyor. Eğer arkadaşlarından biri istediği şeyi yapmazsa o kişiyi dövüyor. (Evet, bunu yaptı üstelik dövdüğü kişi henüz çocuktu.)
Biri onları reddettiğinde ne tepki veriyorlar?
Hao: benim takımıma katıl.
X: Hayır, istemiyorum.
Hao: Zaten hemen kabul etmek zorunda değilsin, düşün ve kararını ver. İstediğin her zaman seni takımıma alabilirim.
Şimdi aynı diyaloğu tekrar edelim.
Jeanne: benim takımıma katıl.
X: Hayır, istemiyorum.
Jeanne: Ne demek "istemiyorum"? Yoksa sen o şeytanın yandaşlarından biri misin? Bir insan bana katılmıyorsa kesinlikle Hao'yu seviyor demektir. Üzgünüm, seni öldürmek zorundayım.
Hatta buna benzer başka bir konuşma yapalım.
X: Ben Jeanne'nin fikirlerini çok takdir ediyorum ve ona katılmak istiyorum.
Hao: Sen bilirsin.
X: Ben Hao'nun fikirlerini doğru buluyorum ve ona katılmak istiyorum.
Jeanne:................ (Bir şey demedi sadece adamı öldürdü.)
Ve son olarak...
Jeanne, Hao'dan nefret ediyor ancak Hao onu umursamıyor bile. Jeanne eğer gücü yetseydi Hao'yu mutlaka öldürürdü. Hao'nun ise değil onu feriştahını bile öldürebilecek gücü var ama bunu yapmıyor, Jeanne'nin fikirlerine saygı duyuyor ve ona karışmıyor.

Resim açıklaması
Hao: karanlık.
Jeanne: aydınlık.
Peki, size soruyorum. Gerçekten öyle mi?
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar