William Shakespeare gizemli bir karakterdir. Gerçekte hakkında çok az şey bildiğimiz bu adamla ilgili sayfalarca yazı yazılmıştır. Bazen hakkında onunki kadar çok şey yazılıp da aynı şekilde hiçbir sonuca varılamayan bir kişi nasıl olur diye düşünüyorum. Bu yüzden Shakespeare'i karakterize etmeye karşıyım. Ancak her şeyi göze alıp şu kadarını söyleyebilirim; Shakespeare oyunlarını, bir kütüphanede oturup onları sessizce okuyalım diye yazmadı. Çünkü oyun yazarları roman yazarlarından farklıdır. Onların eserlerini sahnede yorumlamak gerekir. Yıllar içerisinde eserlerine farklı yorumlar getirilmelidir.

Bir oyunu daha ilk okuyuşunuzda canlandırmak istediğiniz karakteri belirlersiniz. Çünkü zaten taklit ettiğiniz insanlar aslında içinizde var olanlardır. Taklit için onları seçmemizin asıl sebebi budur. O karakterde kendinizden bir parça bulduğunuz için onu seçersiniz.
Şimdi Romeo Ve Juliet, Hamlet veya Macbeth'i sorsam en az bir tanesini neredeyse herkes bilecektir.
Peki Shakespeare bunu nasıl başardı?
Shakespeare, dehası sayesinde bizlere yıllarca ayakta kalacak, yaptığımız onca yeni yorumlamaya direnecek kadar güçlü bir malzeme bıraktı. Ancak onun değerini anlamak, nasıl olup da bunca zaman unutulmadığınü kavramak için eserlerini yüksek sesle dinlemeniz, hatta daha iyisi oyuncuların o döneme ait kostümler giydiği performansları izlemeniz gerekir. Ama tabii ki beyaz perdede gösterime giren filmleri de izleyebilirsiniz.
Romeo ve Juliet'in bile şu ana kadar 3 farklı versiyonu çekildi. Ama benim favorim 1999 senesinde çekilen Leonardo di Caprio'nun oynadığı. Tabii bu fikrimde o iki oyuncuya olan ufak hayranlığımın da etkisi olabilir.
Edebiyatımızda yazılan ilk Tiyatro eseri Şinasi'nin yazmış olduğu "Şair Evlenmesi" dir. Sahnelenen ilk eser ise; Namık Kemal'in yazdığı "Vatan Yahut Silistre" dir. Bu iki eser incelendiğinde, Vatan Yahut Silistre'yi bilen kişi sayısının daha çok olduğu görülür. Bu şekilde de yazılan eserlerin sahnelenmesinin ne kadar önemli olduğu bir kez daha anlaşılır.
Bence'mi, Romeo ve Juliet' ten kısa bir alıntı yaparak bitireceğim.
Yağmuru seviyorum diyorsun,
yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun...
Güneşi seviyorum diyorsun,
güneş açınca gölgeye kaçıyorsun...
Rüzgarı seviyorum diyorsun,
rüzgar çıkınca pencereni kapatıyorsun...
İşte, bunun için korkuyorum;
Beni de sevdiğini söylüyorsun...
Okuduğunuz için teşekkürler.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar