Merhaba,
O aramızdan ayrılalı tam 14 yıl oldu. Hiç tanınmadan yaşadığı ve gittiği dünya; şimdi onun şarkılarıyla üzülüyor, onun şarkılarıyla mutlu oluyor. Yıllarca duyuramadığı ve pek de duyurmak çabasında olmadığı sesi, o gittikten sonra her geçen gün daha çok biliniyor, değerleniyor.

Müziğini yapmaya ve hayatta kalmaya çalıştığı 11 yıl, pek çok gitarist için idol olmaya ve 'Altın Çocuk' lakabını kazanmaya yetti.
Oyuncak dünya! Bu oyun çok kolay, sen de oyna! -Yavuz Çetin
Bu benceyi de onu anmak adına, bilmeyenlerle de paylaşmak adına yazma ihtiyacı duydum.
Çocukluk ve gençlik yılları;
1970 yılının sonbaharında Samsun'da dünyaya geldi. Babası Erdal Çetin gazeteci olduğu için küçük yaşlarda il il gezmek zorunda kaldı. İlk enstrümanı olan cura ile 10 yaşında tanıştı. Daha sonra bağlama çalmaya başladı. 14 yaşında ise onu efsane yapacak enstrüman olan elektro gitarla tanıştı.
Etkilendikleri;
60'lı ve 70'li yılların blues rock soundları onu hep etkilemişti. Müziğine de bunu hep yansıttı. Jimi Hendrix'in eserlerini çalıp seslendirmekten hep zevk aldı. Steve Ray Vaughan, Chuck Berry gibi isimleri dinlemekten zevk aldı.
Öğrenim hayatı;
Ortaöğretimini Haydarpaşa Lisesi'nde tamamladı. İlk müzik deneyimlerini de lise yıllarında tadmaya başlamıştı. Okul arkadaşı Ercan Saatçi ile birlikte yaptıkları 'I Will Cry Again' adlı şarkıları onlara 'Hey' dergisinin müzik yarışmasında birincilik getirdi. Ardından Marmara Üniversitesi Müzik bölümüne girdi. Üniversitedeki grubu 'Labirent' ile Yıldız Üniversitesi müzik yarışmasında birincilik aldı. Ancak geçim sıkıntılar, hayat şartları ve çalışmalarından dolayı üniversiteyi tamamlayamadı.
'İlk' Profesyonel kariyeri;
94 yılında Fuat Güner ile tanışması sonrası sahne müzisyenliğinden stüdyo müzisyenliğine geçiş yaptı. 90lı yılların pop müzisyenlerinin parçalarına gitarıyla eşlik etti. 96 yılında MFÖ ile çalışmaya, konserlere ve turnelere gitmeye başladı. Artık MFÖ'nün 4. elemanıydı ancak bir yandan solo albüm çalışmalarına başlamıştı bile. 97 yılında 'İlk' isimli albümü Stop Müzik'ten çıktı.
Müzik hayatı gibi özel hayatı da bir o kadar çalkantılıydı. 94 yılında oğlu Yavuzcan dünyaya gelmişti ve 98 yılında eşi Didem Çetin ile boşanma kararı aldılar. Onun için zorlu günler bundan sonra başlayacaktı.
2000'li yılların sonlarında TMC müzik ile yeni bir albüm projesine başladı. İkinci albümü olan 'Satılık' albümünde son gitar tellerine dokunuşları duyuldu. Yeni albümü 2001'in eylülünde çıkacaktı. Ancak 'Satılık'ın müzikseverleriyle buluşmasını göremeden, 15 Ağustos akşamı hayata veda etti.
Yoğun depresyon teşhisi konulduğu için 1 haftadır hastanede tedavi gören Yavuz, iyileştiği gerekçesiyle tavurcu edilmişti. Psikoloğu Yavuz'a iyi olduğunu ve ilaçlarını düzenli almasını söylemişti. O ise en iyi ilacın müzik olduğunu söylüyordu. O gece Shaft Bar'da sahneye çıkacaktı. Gecikince grup elemanları telaşa kapıldılar. Telaşlanmakta hiç de haksız olmadıklarını çok geçmeden de anladılar.
Benden sizden biri yaratmayı nasıl başardınız? -Yavuz Çetin
19.00 sularında Boğaziçi Köprüsünden atlayarak yaşamına son vermişti. 1977 model Peugeot marka otomobili, Boğaziçi Köprüsü üzerinde, Ortaköy ayağına yakın bir noktada bulundu. 34 KBP 09 plakalı otomobilde, Yavuz Çetin’in ruhsatı, ehliyeti, 500 dolar ve 190 milyon lira, çeşitli ilaçlar ve 7 tane anahtar bulundu.
Ardından onlarca şarkı, 2 albüm bırakıp gitmişti. Şimdi ise adını bilen az kişiye rağmen adına festivaller düzenlenip belgeseller çekilmeye devam ediyor.
Sağlıcakla...
-nükleerpirasa
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar