Sezai Karakoç ve Mona Roza üzerine Bir Deneme...

Mülkiye zamanında 1950 yılları civarı 19 yaşında daha yeni yeni şiire başlayan Sezai isimli bir delikanlı kendince güzel bulduğu sınıfındaki zengin bir kıza aşık olur. Kız ise kalburüstü ve havalı kesime meraklı olduğu için Sezai'ye bir türlü yanaşmaz. Öyle ki avam tayfasından görür onu. İşte bu genç delikanlı Sezai, bir gün şiirin her kıtasının başındaki harfleri yan yana getirdiğinizde "Muazzez Akkaya'm" olacak şekilde tek gül anlamına gelen "Mona Roza" isimli, uzunca hece ölçüsüyle yazdığı gizli bir akrostiş şiir yazar.

Muazzez Akkaya
Muazzez Akkaya

Mamafih hece ölçülü olmasına ayrıca dikkat etmiştir. Zira o dönemde serbest şiir yazanlar çoğalmış hatta divan ölçüsü ve hececilerle dalga geçer hala gelmişlerdi. Karakoç'ta bu duruma hayıflanıp hem dönemin modası olan akrostişi hem de şiirlere yabancı isim verme modasını seçmişti.

Yine bir gün arkadaşlarıyla pikniğe giden delikanlı Sezai şiirden haberi olanlar tarafından sıkıştırılır ve bu şiirini zorla ona okuttururlar. Arkadaşlarının kılları diken diken olur ve hayretler içinde şiire hayran kalırlar. Ardından Hisar Dergisi bu şiirden haberdar olur ve Sezai'den izin alarak bu şiiri yayımlar. Büyük ilgi gören bu şiirin içerisindeki akrostiş kısmı o zamanlarda bile fark edilmez. Şiir zamanla da popülerliğini korumaya devam eder. Ancak otuz yılın ardından Hisar Dergisi kapanır.

Dergide şiirleri yayımlanan ve dergiyi seven kişiler bir araya gelir ve Sezai Karakoç'un arkadaşı da oradadır. Ve birkaç hafta önce Sezai'nin ağzından kaçırarak söylediği akrostiş olayını duyar ve bu birliktelikte de herkese bunu anlatır. Kimse buna olanak vermezken bu konuşma şimdilik sadece burada kalmakla yetinir. Ancak orada bulunan Hisar Dergisi'nin yöneticisi bunu öğrenmiştir. Ve gidip birkaç hafta sonra bunu radyoda "Mona Roza şiirinde akrostiş var ve buradaki akrostiş ise Muazzez Akkayam'dır" şeklinde herkese söyler.

Sezai Karakoç ve Mona Roza üzerine Bir Deneme...

Ardından bunu duyan insanlar kendi aralarında bu ismin Sezai'nin sevdiği kız şeklinde dilden dile dolanır ve çeşitli aşk dolu uydurma hikayeler ortaya atılır. (Kimilerine göre Sezai mezuniyet töreninde şiirini okur, bunu duyan Muaazzez bayılır. Kimilerine göreyse Sezai aşkını saklar ama Muazzez bunu bilmektedir.) Lakin bu durum gerçek mi diye Sezai'ye hiç sorulmaz. Ve bu yanlışın önüne geçmek için şair, şiirin kıta düzenini baştan sona değiştirir. Ancak durum değişmez. Çünkü herkes şiiri bu şekilde öğrenmiş, anlam yüklemiş ve sevmiştir. Ve yine aynı dönemde herkese gönül veren meşhur şair Cemal Süreya'da Muazzez'e aşıktır. (Ki Cemal'in aşık olduğu kadınlar listesini bir başka bencem de paylaşacağım...)

Sonrasında da bir gün bir röportajında Karakoç'a bu durum sorulma zahmetine girilince o da "sınıfımda bu isimde bir kız vardı. O aklıma geldi ve onun adında yazdım" dedikten sonra "arada aşk var mı" meselesine gelince de "bir daha bu konu üzerinde asla konuşmayacağım" diyerek röportajını bitirir.

Sezai Karakoç ve Mona Roza üzerine Bir Deneme...

Ve bizlerse hala bugün bile bu şiirin gerçek hikayesini bilmiyoruz. Haddim değil ama bana soracak olursanız eğer Sezai çıkmaz bir aşka düştü ve karşılığını alamayınca bu şiiri yazma gereği duydu. Aksi halde ya kendisi delirecekti ya da beyninden dizelerine dökülen sözleri bir başkalarını deli edecekti. İşte o da ikincisini seçti. "Bütün şiirlerde söylediğim sensin, boşunaydı saklamaya çalışmam öylesine aşikarsın, sen bellisin." diyerek... Ve hiç evlenmeden sadece dizelerinde aşka yer veren Karakoç, 16 Kasım 2021 tarihinde - 88 yaşında kalp krizi sebebiyle hayata gözlerini yumdu.

Sezai Karakoç ve Mona Roza üzerine Bir Deneme...

İşte bu yegane şair o zamanın diğer şairlerine göre değildi. Çünkü halka halk için şiirlerini yazar, beğenilme güdüsünü istemezdi. Öyle ki ona onlarca ödül verilmesine rağmen birisini bile almaya gitmemişti. Bir nevi halk adamıydı. Dindardı. Ki sayısız şiirlerinde de bunu görmek fazlaca mümkündü. Ayrıca bir sigaraya bir de şiirlerine bağımlılığı ile de bilinmekteydi Karakoç... Ve bense sizleri bu güzel adamın, bu güzel bahsi geçen şiiriyle baş başa bırakmak isterim son sözlerimde...

- Mona Roza -

Mona Roza, siyah güller, ak güller
Geyvenin gülleri ve beyaz yatak
Kanadı kırık kuş merhamet ister
Ah, senin yüzünden kana batacak
Mona Roza siyah güller, ak güller

Ulur aya karşı kirli çakallar
Ürkek ürkek bakar tavşanlar dağa
Mona Roza, bugün bende bir hal var
Yağmur iğri iğri düşer toprağa
Ulur aya karşı kirli çakallar

Açma pencereni perdeleri çek
Mona Roza seni görmemeliyim
Bir bakışın ölmem için yetecek
Anla Mona Roza, ben bir deliyim
Açma pencereni perdeleri çek…

Zeytin ağaçları söğüt gölgesi
Bende çıkar güneş aydınlığa
Bir nişan yüzüğü, bir kapı sesi
Seni hatırlatıyor her zaman bana
Zeytin ağaçları, söğüt gölgesi

Zambaklar en ıssız yerlerde açar
Ve vardır her vahşi çiçekte gurur
Bir mumun ardında bekleyen rüzgar
Işıksız ruhumu sallar da durur
Zambaklar en ıssız yerlerde açar

Ellerin, ellerin ve parmakların
Bir nar çiçeğini eziyor gibi
Ellerinden belli oluyor bir kadın
Denizin dibinde geziyor gibi
Ellerin, ellerin ve parmakların

Zaman ne de çabuk geçiyor Mona
Saat onikidir söndü lambalar
Uyu da turnalar girsin rüyana
Bakma tuhaf tuhaf göğe bu kadar
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona

Akşamları gelir incir kuşları
Konar bahçenin incirlerine
Kiminin rengi ak, kimisi sarı
Ahh! beni vursalar bir kuş yerine
Akşamları gelir incir kuşları

Ki ben Mona Roza bulurum seni
İncir kuşlarının bakışlarında
Hayatla doldurur bu boş yelkeni
O masum bakışlar su kenarında
Ki ben Mona Roza bulurum seni

Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza
Henüz dinlemedin benden türküler
Benim aşkım uymaz öyle her saza
En güzel şarkıyı bir kurşun söyler
Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza

Artık inan bana muhacir kızı
Dinle ve kabul et itirafımı
Bir soğuk, bir garip, bir mavi sızı
Alev alev sardı her tarafımı
Artık inan bana muhacir kızı

Yağmurlardan sonra büyürmüş başak
Meyvalar sabırla olgunlaşırmış
Bir gün gözlerimin ta içine bak
Anlarsın ölüler niçin yaşarmış
Yağmurlardan sonra büyürmüş başak

Altın bilezikler o kokulu ten
Cevap versin bu kanlı kuş tüyüne
Bir tüy ki can verir bir gülümsesen
Bir tüy ki kapalı gece ve güne
Altın bilezikler o kokulu ten

Mona Roza siyah güller, ak güller
Geyve’nin gülleri ve beyaz yatak
Kanadı kırık kuş merhamet ister
Aaahhh! senin yüzünden kana batacak!
Mona Roza siyah güller, ak güller

Sezai Karakoç ve Mona Roza üzerine Bir Deneme...
Cevapla