Kediyi kendine mal etmişti. Bir kedi stili, bir kedi topluluğu, koca bir kedi dünyası icat etti. Louis Wain’in kedileri gibi görünmeyen ve onlar gibi yaşamayan İngiliz kedileri, kendilerinden utanırdı. / HG Wells
Kedilerin ressamı Louis Wain’in trajedisini ele alacağız bu bencede. Şizofreni tanısı ile çizimleri bambaşka bir boyuta ulaşan buruk bir aşk hikayesini de içinde barındırıyor.

Trajedinin başlangıç noktası nasıl gerçekleşti?
Büyük tutkuyla aşık olduğu Emily Richardson ile hayatını birleştirmeye karar vermişlerdir. Birbirini delicesine seven bu çift evlendikten 3 yıl sonra Emily kanser olur. Wain ise eşini mutlu etmek için sahip oldukları kedileri olan Peter’i resmetmeye başlar. Eşinin üzerindeki etkisininin olumlu yönde etkilendiğini görünce ise kedileri insan formuna bürünmüş komik hallerde resmeder.

Bir süre sonra 20. yy da kedi algısını çoğunlukla değiştirdi. O dönemde yalnızca köpekler evcil hayvan olarak beslenmekteydi. Kediler ise yabani yaratıklar olarak görüldüğünden, eve alınmıyordu.
Tarih boyunca kedilere hem tanrısal varlıklar gibi tapıldı hemde günahkar ve kara büyüyle özdeşleştirdiler. Bana kalırsa sen kedilerin aslında gülünç varlıklar olduğunu fark eden ilk kişisin. Şaşkın ve sevecenler. Ama yalnızlar da. Bizim gibi.
Bir süre sonra eşi vefat eden Louis yoksullukla ve acısıyla kabuğuna çekilir. Aynı zamanda ailesel problemlerle de baş etmeye çalışan ressam içine çekildiği psikozlardan kurtulamaz. Aylarca tek başına kalır ve korkunç bir depresyonun ardından şizofreni tanısı konulur.
Şizofreninin getirileri, götürüleri neler oldu?
57 yaşından sonra gelen bu hastalıkla farklı ama yaratıcı bir döneme girer. Victoria dönemi İngiltere’sinde çizimlerine olan ilgi sansasyon yarattı. Louis genellikle dışarıda oturduğu zaman etrafındaki insanları gizlice çizer ve onları kedilere dönüştürürdü. Çizimlerinde çay içen, bisiklete binen, kriket oynayan kediler vardı. Adeta kedilerden oluşan rengarenk bir toplum yaratmış ve resimlerinde teşhis sanatını kullanmıştır.

İnsanlar onun kedi resimlerini sevdi çünkü onlar sadece kedi değildi, insanların yaptığı işleri yapıyorlardı. / Gale
Her zaman farklı olarak kabul edilen Louis’in ruh sağlığı yaşlandıkça bozulmuş ve ruhsal tedaviler görmüştür. Bu durumun içerisinde Louis kendi yarattığı dünyaya giderek daha fazla dahil olmuş ve sanrılarla gerçeklik arasındaki çizgi gittikçe belirsizleşmiştir.
Ruhsal bozukluğun eserlere etkisi nasıl olmuştur?
Nasıl ki delilik derin anlamıyla bilgeliğin başlangıcıysa, şizofreni de tüm sanatın, tüm düşlerin başlangıcıdır. /Hermann Hesse
Sanatının başından sonuna kadar kedi resimleri çizmiş olsa da, son zamanlardaki çizimlerine baktığımızda kedileri görmek zorlaşır. Çünkü sağlıklı birinin gözüyle bir şizofreni hastalığına sahip insanın gözüyle her şey farklı algılanabilir. Louis’in kendi dünyasında da kendini kaybettiği bir noktada resmin resmini yapma fikri oldukça ilginç. Böyle bir durumda, sanatçının sanrılarına ve tablosunda uyarladığı kedilerin algısına nasıl bir şekilde yansıyacağı belirsiz bir hal almıştır. Belki de bu resimlerin resmi, var olan sanrıların karmaşıklığını ve belirsizliğini yansıtmak adına kestirilemeyen bir biçimde, renkler ve desenlerle dolu olabilir.
İlk çizimlerinde kalabalık ve neşeli kedi toplulukları varken şizofreni ertesi sanatında yalnızca tek bir kedi bulunur ve sonralarda var olan kedi de zamanla silikleşir artık fark edilmeyen bir desenin içerisinde gömülür. . Daha çok hindu tanrılarını andıran çok renkli ve figürlü çizimlere kendini bırakır. Kendisini sanki empati fırçasıyla kedilere transfer etmiş. Desenlerin çizim yönleri içe bakan kısımları onun içine kapanırken nasıl fırtınalar atlattığını özetler nitelikte. Tüm çizimler genel hatlarıyla bakıldığında kutsal mabet havasında gösteriyor kendisini. Belki de karısının cennetten ona gülümsediğini düşünerek çizdi bir çoğunu. Onu radikal kılan kesinlikle beslediği aşktır.

Eserleri uzmanlarca incelenir ve çizimlerde barınan en net öğenin ‘öfke’ olduğu söylenir. Öfkesine rağmen kedilerden vazgeçmemesine ise eşinin kedilere olan sevgisi olduğu düşünülür.
Hep hatırla; her şey ne kadar zorlaşırsa zorlaşsın, ne kadar boşa çabalıyormuş gibi hissetsen de dünya hala güzelliklerle dolu. Bu güzelliği resmetmek de senin elinde Louis.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer